Tag Archives: önyazı

Önyazının 7 faydası

“Önyazı yazmalı mıyım?” sorusu, yıllardır adayların iş başvurusu yapmadan önce en çok sorduğu, en çok tartıştığı konuların başında geliyor. CV ile gönderilecek bir önyazının başlıca 7 faydası bulunuyor. Bunların yanı  sıra küçük ipuçlarıyla önyazınızı daha etkili hale getirmeniz de mümkün

Özgeçmişiniz, potansiyel aday olarak işverene sizin hakkınızda bilmek istediği en önemli bilgileri veriyor. Nerede okuduğunuz, çalışma hayatınız, ödülleriniz ve diğer başarılarınız… Buna rağmen potansiyel işvereninize  tüm hikayenizi aktarmak için daha fazlasına ihtiyaç var. Önyazı, beceri ve deneyimlerinizi aktarırken daha fazla bilgi vermek amacıyla yazılan oldukça önemli bir doküman görevi görüyor. Özellikle İnsan Kaynakları uzmanları, hangi adayın hangi pozisyona ne kadar uyum sağlayabileceğini, mülakata davet edilmek için uygun olup olmadığını önyazılarını inceleyerek belirliyor.

Makalenin devamı için buraya tıklayın.

Ön Yazı Yazmaktan Nefret Etmemizin 3 Sebebi (Ve Çözümü)

İş arama sürecimizde en nefret ettiğimiz şeylerden birisi özgeçmişimize bir ön yazı yazma sürecimizdir. Ön yazı hem kısa ve net olarak özgeçmişimizin önemli noktalarını yansıtabilmeli hem de hayalimizdeki işe kavuşmamız için karşı tarafı ikna edici unsurları taşımalı.

Ön yazıların hayatınızı nasıl etkilediklerini merak edebilirsiniz. Ancak o kısacık yazının özgeçmişiniz ile işveren arasında köprü görevi taşıdığını ve ilk iletişim kaynağı olduğunu unutmayın.

Ön Yazı Yazmaktan Neden Nefret Ederiz?

Ön Yazı Yazmaktan Neden Nefret Ederiz?

Bu yazımızda ön yazı yazmaktan neden nefret ettiğimizi açıklarken bu süreci, yani özgeçmişimize ön yazı yazma sürecini, daha az acı çekerek atlatmanızı sağlamak için vereceğimiz önerilerimizi 3 başlık altında toplayacağız.

Öz Yazı Yazmanın Sıkıcı Olduğunu Düşünmek

Eski aynı şeyleri tekrar tekrar yazdığınızı düşünmek, ön yazı yazmanın basmakalıp, bir formüle dayalı bir şey olduğunu düşünmek elbette ön yazı yazmaktan nefret etmenize yol açar. Çoğunlukla kendinizi bir robot gibi hissedersiniz. Özellikle bir şablon kullanarak ön yazı hazırlıyorsanız, bu şekilde hissetmeniz çok normal.

Çözüm:

Yaratıcı olun. Unutmayın, bu ön yazı sizi diğer yüzlerce adaydan ayıracak, bir adım öne çıkmanıza olanak sağlayacak şeydir. Bu ön yazı sayesinde işveren sizin hakkınızda daha fazla şey öğrenmek isteyerek öz geçmişinizi eline alacaktır. Bu yüzden ön yazınızda bir şablon kullanmak yerine, daha kişisel, daha yaratıcı ve yazarken sıkılmayacağınız derecede bir ön yazı hazırlamalısınız.

Belki harcamanız gereken zaman daha fazla olacaktır ancak sonucunu düşündüğünüzde harcanan zamanın değdiğini göreceksiniz. Ön yazınıza başvurduğunuz işi ve şirketi ne kadar çok istediğinizi, orada çalışmaktan zevk alacağınızı belirterek başlayın. Sonuçta bu onlarla iletişime geçtiğiniz ilk sefer.

Gerginliğiniz Sizi Ele Geçirmiş İse

Bir ön yazı yazacağınızı düşündüğünüzde geriliyor musunuz? O kısa yazının sizin iş hayatınızda oynadığı önem aklınıza geliyor ve geriliyor musunuz? Bir türlü o sihirli sözcükleri kağıda dökemiyor musunuz? Ya yanlış bir ön yazı yazarsanız? Örneğin içinde bir sürü yazım ve noktalama hatası varsa… Çok fazla stres ile yazamayacağınız kesin. Bu yüzden ön yazınızı yazmadan önce, ön yazı hakkında düşündüğünüz, bildiğiniz her şeyi unutun.

Çözüm:

Özgeçmişinize yazacağınız ön yazının öneminden yukarıda bahsetmiştik. Bunları bilmek ama fazla büyütmemek gerekir. Ön yazınızı yazmak için masa başına geçtiğinizde hayatınızı değiştirecek bir şey gibi değil de, bir e-mail yazıyormuş gibi düşünün. Sonuçta bir beyin ameliyatı gerçekleştirmiyorsunuz. Sadece bir ön yazı. Ön yazınızın ilk örneğini bu şekilde yazdıktan sonra artık onu düzenleme ve geliştirme aşamalarına geçebilirsiniz.

Kendiniz Hakkında Yazmak Zor Geliyor

Ön yazıların en kötü kısımlarından biri ise sizi anlatacak kelimeleri bulabilme kısmıdır. Başarılı yönleriniz, güçlü yanlarınız ve nitelikleriniz. Belki de utangaç birisiniz ve bunlar hakkında arkadaşlarınız ile dahi konuşmuyorsunuz. Belki de kendinizi yeteri kadar tanımıyorsunuz. Ya da en kötüsü, kendinizi anlatmak size saçma geliyor.

Çözüm:

Resmi bir yazıya kişisel özelliklerinizi yazma fikri, samimi olamayacağınızı düşündürebilir. Bu yüzden kişisel özelliklerinizi önce farklı bir kağıda, kendinizi rahat ve samimi hissedebileceğiniz bir kağıda yazarak başlayın.

Başarılı olmanızda hangi kişisel özelliklerinizin etkisi oldu? Sanki birine mektup yazıyormuş gibi beyaz bir kağıda kendiniz hakkında düşündüklerinizi yazın. Aslında kulağa ne kadar zor bir şeymiş gibi geliyor değil mi? Çünkü aslında bu şekilde yazarak, kendimizle yüzleşiyoruz. Belki de bu yüzden zorlanıyoruz bu kısımda. Ancak en doğru ve en sihirli kelimeleri bulabilmenin başka bir yolu yok.

Korkuyorsunuz. Ön yazı yazamıyorsunuz. Yazmaktan nefret ediyorsunuz. Her başvuru için tekrar tekrar ön yazı yazmak sizi çok yoruyor. Nedeni ne olursa olsun, kendinizi rahat hissedin ve her şeyi akışına bırakarak ön yazınızı yazın. Umarız bu ön yazınız, istediğiniz işe kavuşmanızda size yardımcı olur.

Özgeçmişinizi ön yazısız bırakmayın!

İş başvurularında en çok ihmal edilen konulardan biri iyi hazırlanmış bir ön yazı. Oysa Eğitmen Nilay Karagülmez’e göre doğru bir ön yazı, özgeçmişinizin en vurucu noktası.

Ön yazı, adayın karakterini ve yapmak istediklerini işverene anlatan, aslında özgeçmişi tamamlayan, kısa yazı olarak tanımlanabilir. Yurtdışında oldukça popüler olan ön yazı, ülkemizde de birçok firmanın da çok önemsediği bir alan, adayın öne geçmesini sağlayacak büyük bir avantaj. Eğer ön yazı yazma konusuna önem vermiyorsanız bir kere daha düşünmelisiniz. Genelde İnsan Kaynakları yöneticilerinin ön yazıları bir kenara koyarak yalnızca özgeçmişler üzerine yoğunlaşacağı düşünülse de, yapılan birçok araştırmanın sonucu, potansiyel işverenlerin adaylar hakkında ilk izlenimlerini ön yazılarını okuyarak edindiklerini ortaya koyuyor. Eğitmen Nilay Karagülmez, özgeçmişiniz ön yazı hazırlama

İşe başvurma nedenlerinizi anlatın

Ön yazı hazırlarken ilk dikkat edilmesi gereken nokta, konuyu dağıtmamak. Çünkü okuyanın ilgisi çok çabuk azalabilir. Eğitmen Nilay Karagülmez, “Bu bölümü özgeçmişin kısa bir özeti değil; sahip olduğunuz niteliklerin, okuyucu için neden önemli olduğunu anlattığınız bir alan olarak görmeniz gerekiyor.  Olumlu etki yaratabilmek için önce yazdığınız yazının önemini iyi kavramış ve üzerinde düşünmüş olmanızın büyük faydası var” diyor. Altını çizmekte fayda gördüğünüz kişisel ve profesyonel özelliklerinizi vurgulamanız büyük önem taşıyor.

[button color=”red” size=”small” link=”http://bit.ly/1rD2LFQ” target=”blank” ]Devamı İçin Hemen TIKLA![/button]

Ön Yazı Yazmanın 10 Temel Kuralı

Bu yazıda iyi bir ön yazı hazırlamak için dikkat etmeniz gereken 10 maddeyi bulabilirsiniz. Bu maddelerin önemli olmadığını veya sadece işveren tarafından bakılarak hazırlandığını düşünebilirsiniz, ancak iş başvurularının %80’inin reddedilme nedeni yazdıkları ön yazılardır.

Ön yazılarını okurken elenen adayların özgeçmişlerinin ve CV’lerinin okunma şansı hiç olmayacaktır. Bu ipuçları ön yazı hazırlarken işinize yarayacağını ve size yol göstereceğini düşünüyoruz.

on-yazi

Ön Yazı Yazmanın 10 Temel Kuralı

1. Yazım ve noktalama yanlışı yapmayın. 

Yazım ve noktalama hataları ile dolu bir ön yazı baştan kaybetmiş demektir. Bu tür hatalarla dolu bir ön yazının bir işvereni ikna etmsi oldukça zordur. Yazdığınız mektupla kendiniz hakkında ipuçları verdiğinizi unutmayın. Bu tür bir mektup yaptığınız işin detaylarına gereken dikkati göstermediğinizi, gereken zamanı harcamadığınızı göstermektedir. 

Peki eğer anadilinizde ön yazı hazırlamıyorsanız? Bu demek olmuyor ki yazım ve noktalama hatası yapabilirsiniz. Ne kadar anadiliniz olmasa da, zaman harcamalı ve temel yazım ve noktalama kurallarını öğrenmelisiniz ve güzel bir ön yazı hazırlamalısınız. Ayrıca anadiliniz olmamasına rağmen, başka bir dilde güzel ve hatasız bir ön yazı yazmış olmanız, bu mektubu okuyan üzerinde çok olumlu pozitif bir etki yaratacaktır. 

Hiç kimse anadiliniz olmayan ön yazı yazdığınız dilde mükemmel olmanızı beklemez. Yazdığınız mektubu göndermeden önce, başkalarına kontrol ettirip, hatalarınızı düzeltebilecekken bunu yapmamanız yeteri kadar işe ilgi duymadığınızı gösterir. İşverenler sadece emek harcadığınızı görmek isterler. Ayrıca iletişim gücünüzün iyi olduğunu yazım ve noktalama işaretlerine dikkat ederek, doğru cümleler kurarak gösterebilirsiniz. 

Kendinizi bir işverenin yerine koyun. Ön yazısında imla hatası bulunmayan biri dururken, yazım ve noktalama hataları ile dolu bir ön yazı göndermiş birini mi tercih etmesi pek mümkün değildir. 

Böyle küçük bir hata ile işi elinizden kaçırmanız kötü olacaktır. Lütfen ön yazınızı kontrol edin ve yazım-noktalama hatalarınızı düzeltin.

2. Uzun dönem planlarınızdan bahsedin. 

Bir işveren, işe aldığı kişinin birkaç haftalığına çalışmak istemesini olumlu şekilde karşılamaz. Yani işverenler birkaç haftalığına çalışacak birini işe almaz. Çünkü sizden sonra başka birini işe almak zorunda kalacaklardır ve bu da işverenin zaman kaybına ve gereksiz yere işgücü harcamasına neden olacaktır.  Yeni gelecek kişinin işe adapte olması da zaman alacaktır. Yeni çalışanın geçeceği eğitimleri vb. de düşünülünce, bu işin gerçekten pahalı olduğunu rahatça görebilirsiniz. 

Planlarınız çalışacağınız sektöre ve şirkete göre değişecektir. Yüksek ciro yapan, iş hacmi yüksek bir şirket için yapmanız gereken plan farklı iken, küçük ve yaratıcı alanlarda çalışan küçük şirketlere göre yapmanız gereken planlar başkadır. 

Yine bir işveren olduğunuzu varsayın. Bir aday yaz tatilinde okullar açılana kadar çalışmak istediğini söylüyor. Başka bir aday ise uzun dönem çalışmak için işe başvurduğunu belirtiyor. Hangisini seçersiniz? Uzun dönem çalışmak istemeniz ciddiliğinizi ve güvenilirliğinizi gösterir ve bu yüzden seçilme şansınız daha yüksektir. Yıllarca çalışmak için işe girebilirsiniz, ama ilerde beklemediğiniz/ istemediğiniz durumlar olabilir ve size daha uygun olduğunu düşündüğünüz başka bir işe de başvurabilirsiniz. Ancak bu durumlar işe başlamadan önce düşünmeniz gereken durumlar değildir. 

Eğer sadece yaz için müsaitseniz, başvurularınızı uzun dönem çalışacak insanlar arayan şirketlere yapmamalısınız. Dönemlik çalışacak çalışan arayan da birçok yer mevcuttur. 

Eğer bir kariyere başlamak için ciddi bir başvuru yapıyorsanız, sadece bir işe başvurmadığınızı tekrardan hatırlatmalısınız. Hayatınızı nasıl şekillendireceğinizi belirleyecek bir kariyere başlıyorsunuz ve bu daha dikkatli düşünmenizi gerektirir.

3. Öncelikle Yakın (Yerel) yerlere başvurun. 

Eğer yaşadığınız yerden uzakta bir işe başvuruyorsanız, bunun nedenini ön yazınızda açıklamalısınız. Bu neden tabi ki makul bir neden olmalı. Aksi takdirde işveren sizin neden evinizden uzak bir yerde çalışmak istediğinizi sorgulayacaktır. 

Evinize yakın yerlerdeki işler sizin istediğiniz işler değil ve daha çok avantaj yakalayabileceğiniz şehirlere gitmek istiyorsunuz. Bu gayet makul bir nedendir. Ancak daha büyük avantajların olduğu şehirler daha büyük şehirlerdir ve yıllarca küçük bir şehirde yaşayan ve çalışan birinin büyük bir şehire ayak uydurabilip uyduramayacağı işverenlere hep şüpheli bir durum olarak gelmiştir. Daha çok kazanmak istemeniz normaldir ancak tek nedeniniz buysa tekrar düşünmelisiniz. Her şehre ayak uyduramayabilirsiniz, sevmeyebilirsiniz. Nerede yaşamak istediğiniz ve mutlu yaşamak istemeniz kazanacağınız paradan daha önemlidir. 

Başka bir ülkeden iş başvurusu yaptığınızı düşündüğümüzde; bu kişinin taşınma, özel çalışma izni vb. birçok ihtiyacı olacaktır. İşverenler böyle durumlarla uğraşmak istemezler çünkü bu durum hem riskli hem de karışıktır. Başka bir ülkeden veya şehirden birini işe almak, işe aldığınız kişiyi de sizi de yoracaktır. Bu yüzden işverenler çoğunlukla düzenli bir yaşantısı olan, işe yakın bir yerde yaşayan adayları tercih edeceklerdir.

4. İstediğiniz pozisyonu iyice belirtin. 

Ön yazı yazarken karşılaşılan en büyük problemlerden biri, adayın tam olarak hangi pozisyonda çalışmak istediğinin anlaşılmamasıdır. “Ne iş olsa yaparım.” Türünden yazılmış ön yazılar işvernelere pek değerli gelmemektedir. Birçok yeteneğiniz olabilir ancak gerçekten yapmak istediğiniz şey nedir? Bunu açıkça belirtmelisiniz. 

Özgeçmişinizde, iş tecrübeleriniz eğer başvurduğunuz iş ile paralellik göstermiyorsa işveren sizi hangi pozisyonda düşüneceğini tam olarak bilemez. İşveren size pozisyon bulmak için kendi yaratıcılığını kullanmak zorunda kalacaktır. 

Eğer ne pozisyonda çalışmak istediğinizi siz de bilmiyorsanız, iş başvurusu yapmadan önce bu konuda düşünmeli ve kararınızı verdikten sonra iş başvurusu yapmalısınız. Çalışmak konusundaki istek ve arzunuz bazı işverenleri etkileyecektir ancak bu size işin kapılarını açmaya yetmeyecektir. 

Staj başvurusu yaptığınızda da aynı durum söz konusudur. Ne tür bir pozisyonda staj yapmak istediğinizi belirtin. Eğer bir programcı iseniz, programcı arayan bir staj yerine başvurmalısınız ve programcı olarak staj yapmak istediğinizi belirtmelisiniz. 

Belirsizlikle dolu bir ön yazı ile iş başvurusu yaptınız ve bir şekilde işvereni etkilediniz. İşveren size geri dönebilir ve daha detaylı konuşmak isteyebilir. Ancak bu bahsettiğim durumun gerçekleşme olasılığı oldukça azdır. İşverenlerin meşgul kişiler olduklarını düşünerek ön yazılarımızı buna göre yazmalısınız. Kısıtlı zamanda ne kadar net bir ön yazı okurlarsa işverenlerin gözünden düşünüldüğünde sonuç o kadar iyi olacaktır. İşverenler ne istediğini bilen çalışanlarının olmasını tercih ederler. 

Başvurduğunuz iş ve pozisyonları ile ilgili bir bilginiz yoksa, ve hiçbir yerden bir bilgi de edinemediyseniz yine de kendi isteklerinizi, istediğiniz pozisyonu belirtmekte net olun. Kendi pozisyonunuzu kendiniz yaratabilirsiniz.

5. Kendinizi Kazanmaya Göre Ayarlayın

Kendinizi bir avukat olarak düşünün. Davayı kazanmak zorundasınız. Sizin davanız ise “iş”. O yüzden işi almak için elinizden gelen her şeyi yapmalı ve neden işverenin sizi işe alması gerektiğini çok iyi açıklamak ve vereceğiniz örneklerle de bunu kanıtlamalısınız.

Örneğin uzun dönem kariyerine yönelik bir işe başvuruyorsunuz ve işi almak sizin için çok şey ifade ediyor. Ancak şunu anlamalı ve kabul etmelisiniz ki diğer adaylar da sizinle aynı durumuda. Size işi kazandıracak şey “iyi” olmaktan daha fazlası, yani “en iyi” olmaktır.

“En iyi” olduğunuz konusunda işvereni ikna eden ön yazınızı, özgeçmişinizi yazdınız. Bunlara göre tüm beklentileri karşılıyorsunuz. Peki ya sonra? “Yetersizliğiniz kanıtlanana kadar iş sizindir.”. Davayı siz kazanmışsınızdır ve kanıtlar ne tarafta baskın ise o taraf haklıdır. Biraz acımasız gelebilir kulağa ama gerçek budur. Siz bunun bilincinde olup hazırlıklı olmalısınız.

Standartların üstünde yeteneklere sahip insanlar, iş dünyasında herzaman daha değerlidirler. İşverenler böyle insanlarla çalışmak isterler. Onlar için iş bulmak kolaydır.

Standartlara yakın kişiler için ise rekabetçi bir ortam söz konusudur. Ancak daha çok deneyerek, daha fazla çaba harcayarak istediğiniz pozisyona gelebilirsiniz. Rekabet içinde olduğunuz biri sizden sadece yarım saat daha fazla harcayarak bir ön yazı yazabilir ve sizi sırf bu sebeple geçerek işi alabilir. Bu yüzden elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olduktan sonra iş başvurusu yapın.

Ön yazınızda eğitim ve iş geçmişinizi, buralarda edindiğiniz tecrübeleri, yetenekleri ve bunları sonrasında geliştirmek için neler yaptıklarınızı yazın. Tecrübelerinizi ve yeteneklerinizi nasıl kullanacağınızı yazın, örnekler vererek işvereni ikna etmeye çalışın. Açık olun. Aksi takdirde aslında iş için her niteliğe sahip olup bunları doğru ifade edememiş olacaksınız.

Hırslı ve rekabeti seven bir yapıda değilsiniz ve bunu ok insani bir yaklaşım olarak görmüyorsunuz, ama böyle bir durumun “maalesef” ki varlığını reddederek işi kazanamazsınız. İş dünyasının rekabetçi bir ortam olduğunu kabul etmeli ve buna göre işi almak için gerekenleri yapmalısınız.

6. Profesyonel Olun.

Kendinizi bir profesyonel olarak, en azından gelecek vaadeden bir amatör olarak ifade etmelisiniz. İşverenler güçlü yetenekleri olan profesyonel kişilerle çalışmak isterler. Duygusal açıdan olgun davranmayan ve profesyonel olmayan kişileri ise almak işverenler için çok riskli bir durumdur.

İş hayatında maalesef ki aşağıdakilerden bahseden çalışanlar vardır:

–      Önceki patronundan şikayet eden

–      Özel hayatı konusunda sıkıntıları olan ve bunlarla ilgili şikayetleri olan, bunu sürekli dile getiren

–      Yapmak istemediği, yapmaktan sıkıldığı işler hakkında şikayet eden

–      Yeterince takdir edilmediğinden ve anlaşılamadığından bahseden

–      Özel hayatı ile ilgili vb. yapmak isteyip yapamadıkları ile ilgili sürekli konuşan

Bunlardan olmayın. Eğer bu tür şeylerden bahsediyorsanız, profesyonel davranmıyorsunuz demektir. Ön yazınızda özellikle yukarıda sıraladıklarımdan biri anlamına gelecek şeylerden bahsetmeyin. Böyle problemleriniz olabilir ancak bunlar özelinizde kalmalı.

Aksi takdirde işveren hakkınızda şunları düşünecektir:

–      Eğer bu kişi önceki işyerinde böyle bir sorun yaşadıysa burada da aynı sorunu yaşayabilir.

–      Eğer bu kişi önceki patronu hakkında böyle şikayetlerini dile getiriyorsa, aynı şeyi benim için de yapacaktır.

–      Bu kişi değerbilmez, nankör, vefasız biridir.

–      Bu kişinin genel takındığı tavır olumsuzdur.

–      Bu kişi benim birlikte çalışmak isteyeceğim bir yapıda değildir.

Kendinizi işverenin yerine koyup tekrar düşünün. İşveren sizin terapistiniz değildir. Ona kişisel sorunlarınızı aktarmanız sizin sorunlarınızı çözmeyecektir. Profesyonel biri gibi davranıp, kendinizi en ideal çalışan olarak ön yazınızda ifade etmelisiniz.

7. Kişiliğinizi bir şekilde ifade edin.

Ön yazı ve özgeçmişler çok sade ve kişiliksiz yazılar haline gelebilir. Çünkü birkaç satırda birçok şeyi ifade etmek zorundasınızdır ve bu limit sizi sürekli bir şeyleri elemeye iter. Ayrıca işveren de kısıtlı bir zamanda yüzlerce ön yazıyı ve özgeçmişi gözden geçirmek zorundadır. Bu yüzden yazacaklarınızın genellikle sizin yeteneklerinizi yansıtmasının işvereni daha çok etkileyeceğini düşünürsünüz. Ancak tüm adaylar da böyle düşünür. Peki sizi diğerlerinden ne ayıracaktır? Kişiliğinizi yansıtmanız, bir şekilde ifade etmeniz bu yüzden önemlidir. Bu, size diğerlerinden ayrılmada yardımcı olur.

Bazı adaylar ise önyazılarında gereğinden fazla kişilik özelliklerinden bahsetmektedirler ve hatta espiri niteliğinde ifadeler kullanmaktadırlar. Bu da doğru değildir. Kişiliğinize dair olumlu etki uyandıracak kadar bir bilgi vermeniz yeterli olacaktır. Bu belki biraz riskli bile olabilir ancak bu riski göze almanız gerekmektedir. İşverenler çalışanlarının kim oldukları ile ilgili biraz da olsa bilgi edinmek isteyebilirler. Yaratıcı yanınızı, mizahi yanınızı ifade etmenin birçok yolunu bulabilirsiniz ve bu çok fazla zamanınızı da almaz ve gereken dozda bunu yaptığınızda da işverenin gözüne batmayacaktır.

Ön yazınızda ve özgeçmişinizde fotoğrafınızı kullanın. Kullandığınız fotoğraflarda da yine aynı özeni gösterin. Hem profesyonel, hem de kişiliğinizi yansıtan fotoğraflar kullanın. Güzel bir gülümseme bile kişiliğiniz konusunda önemli ipuçları verecektir.

Ön yazınızın tasarımının da sizin kişiliğinizi yansıttığını unutmayın. Eğer güçlü bir tasarım yeteneğine sahip olduğunuzdan bahsediyorsanız ön yazınızda, bunu söylemekten çok gösterebilirsiniz. Ön yazınızın tasarımı bu yüzden önemlidir.

Son olarak, eğer ilgi alanlarınız sizi olumsuz şekilde gösterecek ise bunlardan bahsetmeyin. Örneğin, ateşli silahlara ilginiz var. Ancak bu sizin için iyi bir profil çizmeyecektir. Bu şekildeki ilgi alanlarınızdan bahsetmekten kaçının.

8. Kaderinizle Oynamayın.

Kaderiniz olduğunu düşündüğünüz bir iş için başvuruda bulunuyorsunuz diyelim. Bu işi alacağınıza dair birçok işaret var diyelim. Ancak bunlardan lütfen ön yazınızda bahsetmeyin. Bu tür ifadeleriniz sizi olgunlaşmamış, ve profesyonel olmayan biri olarak gösterecektir. Bu tür ifadeler ile işi kazanabileceğinizi düşünmeyin ve buna inanmayın.

9. İyi Yanlarınızı İfade Edin

Kendinizi zayıf, çekingen, çaresiz ve muhtaç biri olarak göstermeyin. Aksine iş dünyasının rekabet dolu dünyasında kendinizi “en iyi” olarak ifade etmeye çalışın. Hangi işi yapmakta üstünsünüz? Neden bir işveren başkası duruyorken sizi işe almalı? Sizi çoğu insandan ayıracak olumlu bir veya iki özelliğinizi açıklayın. Bu özelliklerinizin önemini vurgulayın. Güçlü yanlarınızı vurgulayın ve ön yazınızı bu güçlü yanlarınız çerçevesinde hazırlayın.

Örneğin eğer çok iyi bir video editörü olduğunuzu söylüyorsanız, ön yazınızla birlikte bir örnek yollayabilirsiniz. En azından bir linkini işveren ile paylaşabilirsiniz. Sizi diğerlerinden ayıracak önemli gördüğünüz özelliklerinizi paylaşın. Eğer iş ile de ilgili önemli ödüller kazandıysanız bunları paylaşmalısınız. Kendi alanınızda makaleler yayınladıysanız, bunları da paylaşmalısınız.

Belki sırf ön yazınızda güçlü yanlarınızdan bahsetmediğiniz için, sizden daha az başarısı ve yeteneği olan biri sizin istediğiniz işi alabilir. Buna izin vermeyin.

10. Yeteneklerinizle Ve Deneyimlerinizle İlgili İşlere Başvurun

Yapamayacağınızı düşündüğünüz, yeterli bilgi ve beceriye sahip olmadığınız işlere başvurmayın. Bu hem sizin için hem de işverenler için zaman kaybı olacaktır. İşin gereklilikleri ile sizin sahip olduklarınız arasında güçlü bir bağ kurabildiğiniz işlere başvurun. Diğer türlü işe alınsanız bile bu sizin için uzun soluklu bir tecrübe olmayacaktır. Ayrıca işte verimli ve üretken olamayacağınız bir işe girmekte sizi mutlu etmeyecektir. Bunun yerine her açıdan daha fazla olanaklara sahip olabileceğiniz işleri tercih etmelisiniz. Kazancınızı emeğiniz karşılığında elde etmek için çalışın.

Başvurduğunuz işin sizin özellikleriniz ile örtüştüğünü düşünüyorsunuz, ancak ön yazınız ve öz geçmişiniz ile bunu doğru ifade edemiyorsunuz. Öyle ise ön yazınızı ve özgeçmişinizi düzenleyin. Kendinizi doğru ifade edin.

Ne tür bir işte çalışmak istediğinizi iyice belirleyin. Eğitiminiz (üniversite, kurslar vb.) ve yetenekleriniz ile paralel olmasına dikkat edin. Sonrasında da ön yazınızda tüm bunlarla işin gerekliliklerinin nasıl örtüştüğünü açıkça ifade edin.

Eğer ön yazınız gerçekler üzerine oturmuş güzel bir ön yazı ise ve yukarıdaki önemli noktaları göz önüne alarak hazırlamışsanız, güzel ve sağlam bir kariyere doğru ilk adımınızı atmış bulunuyorsunuz demektir.

Yeni Mezun Ön Yazı Örneği

Sayın yetkili,

Şirketinizin web sayfasında gördüğüm “Eğitim Teknoloğu”  iş ilanı ile ilgileniyorum. İş ilanında belirtilen iş tanımına, almış olduğum eğitim ve sahip olduğum yeteneklerin uygun olduğunu düşünüyorum.

(x) üniversitesi (Y) bölümünden (zzzz) yılında mezun oldum. İngilizce’yi ileri düzeyde bilmekte ve kullanmaktayım. (A), (B) ve (C) şirketlerinde stajyer olarak çalıştım. Eğitim hayatım ve staj tecrübelerim boyunca birçok projede aktif olarak görev aldım. İnsanlarla iyi ilişkiler kurma konusunda iyiyim. Takım çalışmasına yatkınım.

Kariyerime Eğitim Teknoloğu alanında yön vermek istiyorum. Şirketiniz bu alanda saygın bir yere sahip olduğunu biliyorum. Şirketinizin yaptıklarını yakından takip ediyorum ve  şirketinize değer katabilecek bir birikime sahip olduğumu düşünüyorum.  Kısa vadede belirttiğiniz pozisyonda bugüne kadar edindiğim tecrübelerden ve bilgi birikimimden yararlanarak ilerlemek istiyorum. Uzun vade ise eğitim ile ilgili diğer alanları da kapsayacak bir pozisyonda uzmanlaşmak istiyorum.

Ekteki özgeçmişimi ve bu önyazımı dikkate aldığınız için şimdiden teşekkürler. Eğer mümkün olursa en kısa zamanda yüzyüze görüşmek ve size şirketinize katabileceğim değerler hakkında daha detaylı bilgi vermek isterim.

Saygılarımla,

İmza

Ad, Soyad

Adres, Telefon Numarası, E-Posta Adresi

Ön Yazı Örnekleri

CV hazırlama sürecinde ön yazı örnekleri,  en çok ihtiyaç duyulan konu başlıklarından bir tanesi. İyi ve güzel hazırlanmış bir cv sahibi olsanız bile, birçok şirket ön yazı formatlarına da oldukça dikkat çekiyor. Bu amaçla sizlere fikir vermesi açısından ön yazı örneklerine göz atabilirsiniz.

on-yazi-ornekleri

Ön Yazı Örnekleri

Ancak hem burada hem de internet üzerinde yer alan ön yazı örneklerini birebir kullanmamanızı öneririz. Daha önce birçok yazıda sizlerle paylaştığımız gibi ön yazı, başvuru yaptığınız kuruma ve pozisyona göre adapte edilirse sizi başarıya götürecektir. Aksi takdirde özensiz ve kopyala yapıştır bir ön yazı örneği, iş başvurusu yaptığınız şirketin İnsan Kaynakları ekibi tarafından kolaylıkla algılanır ve bu durum sizin için iyi sonuçlar doğurmayabilir.

Ön yazınızı yazarken asıl amacınız, özgeçmişinizde çok fazla öne çıkmayan ancak başvurduğunuz iş ilanında yer alan ve aslında sizin de sahip olduğunuz yetenek ve yetkinlikleri vurgulamanız olmalıdır. Eğer ilan metninde özellikle satışlarda bir artış hedefi varsa ve siz de daha önceki çalışmalarınızda böyle bir başarıya imza attıysanız, bu kısmı ön yazınızda ön plana almanız ve belirtmeniz size fayda sağlayabilir.

Ön yazı kullanımını farklı bir şehirdeki pozisyon ve şirkete iş başvurusu yaparken de kullanabilirsiniz. İş başvurusu yaptığınız ve işe kabul edilirsiniz yaşamak zorunda olacağınız şehirde nasıl ikamet edeceğiniz, şirket tarafı için oldukça önemli bir detaydır. Aksi takdirde, iş başvuruları arasından şirketin veya işin bulunduğu şehirdeki adaylar sizden öncelikli hale geleceklerdir. Bu durumunda önüne geçmek için ön yazınızda işe kabul edilmeniz durumunda o şehirde geçici de ikamet edeceğiniz bir yakınınız olduğundan bahsetmeniz bile bu durumu ortadan kaldıracaktır.

Ön yazılarda en çok yapılan hatalardan bir tanesi de, cv üzerinde yer alan bilgileri kopyalayıp yapıştırmak ya da cv üzerinde yer alan bilgileri cümle cümle yazmaktır. CV zaten İnsan Kaynakları uzmanları tarafından incelenecektir. Bu bilgileri tekrar yazmanız, karşı tarafın vakit kaybetmesine neden olur. Bu vakit kaybı sonrasında da daha iş görüşmesi sürecine girmeden, eksi puan almış olursunuz.

Gerekmeyen durumlarda ön yazı kullanımını boş yere yapmamalısınız. Şirketler bazen, özellikle ön yazı ile birlikte başvuru kabul ederler. Böyle durumlarda da, çok kısaca o şirkete olan ilginizi ve iş başvurusu yaptığınız pozisyon ile neden örtüştüğünüzü anlatmanız yeterli olacaktır. Ön yazı üzerinde jenerik ifadeler kullanmak, başvuru yaptığınız şirkete özel hiç bir ifadenin yer almaması ve dil bilgisi yazım hataları ile dolu bir ön yazı ile iş başvurusu yapmak size hiç bir artı değer katmayacağı gibi, eksi puan almanıza da sebep olabilir.

Sayfamızda paylaştığımız ön yazı örnekleri arasında size fikir verebilecek metinler bulabilirsiniz. Ancak bu ön yazı örneklerini kullanırken, mutlaka kendi içinde bulunduğunuz duruma ve iş başvurusu yaptığınız kuruma özel ifadeler eklemeyi unutmayın.

Staj Ön Yazı ÖrneğiStaj Ön Yazı Örneği 2Staj Ön Yazı Örneği 3Yeni Mezun Ön Yazı ÖrneğiYeni Mezun Ön Yazı Örneği 2 – Deneyimli Ön Yazı Örneği – Deneyimli Ön Yazı Örneği 2

Özgeçmişinizin Dikkat Çektiğinden Nasıl Emin Olacaksınız?

İş arama sürecinizde zor süreçlerden biri de bir işe başvurduğunuz ve özgeçmişinizi gönderdiğiniz zaman dilimidir. Özgeçmişinizin okunup okunmadığından nasıl emin olacaksınız? İşe başvuran adaylar ile ilgilenen şirket birimleri, başvuru takip sistemi yazılımları gibi sistemler acaba sizin özgeçmişinizi farketti mi?

Özgeçmişinizin farkedilmesi için neler yapmanız gerekiyor? İşte cevapları:

ozgecmis

Doğru İş İlanlarını Kontrol Edin

Ülkemizde işverenler ve adaylar tarafından kullanılan birçok dikkate değer iş ilanı/arama web sitesi var. Bunların başlıcaları Kariyer.net, LinkedIn ve SecretCv olarak sıralanabilir.

Bu sitelerde işleri ve işverenleri görebilirsiniz ve aktif iş ilanlarına ulaşabilirsiniz. Böylece özgeçmişinizi işverene okutturma şansını yakalayabilirsiniz. 5,000’den fazla ilanı websitesi olduğunu düşünürseniz, istediğiniz sektöre yönelik, yaşadığınız yere yönelik olanları tercih etmelisiniz ve bu web sitelerindeki ilanları gözden geçirmelisiniz.

Doğru Dosya Türü / Güncel Dosya Sürümü ile Özgeçmişinizi Gönderdiğinizden Emin Olun

Günümüzde birçok kişi, özgeçmiş formatı olarak Word dosyası kullanıyor ve sadece iş ilanları üzerinden değil, mail olarak da iş başvurusu yapabiliyor. Bu sebeple özgeçmişinizin elektronik versiyonuna da ihtiyacınız olacaktır. MS Word dosyası ya da PDF olarak özgeçmişinizi hazırlayabilirsiniz.

Özgeçmişinizi Doğru Bir Kağıda Basın

Eğer özgeçmişinizin ve önyazınızın yazıcıdan çıktısını alacaksanız, tutarlılık açısından aynı tür kağıda basılmış olmasına dikkat edin. Süslü yazı tiplerinden ve çok fazla renkten kesinlikle kaçının. Eğer mümkünse kaliteli kağıt kullanın. 9×12 boyutunda bir zarfa çıktılarınızı yerleştirin. Kağıdınızın katlanmamış olması profesyonellik açısından önemlidir.

Arayın

Eğer özgeçmişinizi posta yolu ile yolluyorsanız, özgeçmişinizi yolladıktan  sonra, gönderdiğiniz yeri arayabilirsiniz. Bu biraz agresif bir davranış olsa da, uygun bir dille kendinizi ifade ettiğinizde, özgeçmişinizin farkına varılmasını kesinlikle sağlamış olacaksınız. Eğer e-mail ile yolluyorsanız, göndermeden önce aramalısınız. Ya da önce özgeçmişinizi mektup olarak posta yoluyla yollayıp iki gün sonra özgeçmişinizin gönderdiğiniz yere ulaşıp ulaşmadığına dair e-mail atabilirsiniz. Son olarak, üç gün içinde özgeçmişinizi gönderdiğiniz yeri arayın. Bu da özgeçmişinizin farkedilmesini %100 sağlayacaktır.

Eğer “Ben özgeçmişimin elinize geçip geçmediği konusunda bilgi sahibi olmak için aramıştım.” derseniz,  bu işe biraz ilgisiz kaldığınızı gösterir. Arama yaptığınızda, işe olan ilginizi, şirkete  ve işe dair bilgilerinizi ifade etmeye çalışın. Mümkünse, bir-iki soru sorarak bu ilginizi daha doğru bir yolla ifade edebilirsiniz.

“Bu kısa telefon konuşmasında kendinizi, sizi işe alacak kişiye nasıl sevdirebilirsiniz?” Bu kişiye ilginizi ifade ederek, hakkımda bildiklerinizi, belki de hayranlığınızı ifade ederek olabilir mi? Nasıl olursa olsun kendinizi sevdirmeye çalışın, çünkü işverenler sevdikleri kişileri işe alacaklardır. Pozitif enerjinizi, samimiyetinizi ifade edin. Aynı zamanda profesyonelliğinizi de gösterin. İşe alım süreci ile ilgili sorularınız varsa sorun.

Özgeçmişinizi yolladınız. Peki ya sonra? O özgeçmişe ne oldu? Bir işe başvuran kişilerin çoğu yukarıda bahsedilen adımları takip etmemektedirler. Ancak, özgeçmişinizin okunması, işe alım sürecinizi etkileten en önemli adımdır. Bu yüzden özgeçmişinizin okunup okunmadığı hakkında bilgi edinmek için yukarıdaki ipuçlarını izleyin. İyi şanslar.

Önyazı Neden Önemlidir?

Önyazı veya ön sözün artık hiç kullanılmadığını duydunuz mu? İnsan Kaynakları uzmanları artık bunları okumuyorlar mı? Bu iş başvurusu mektupları zaten özgeçmişinizin en özet hali değil mi? O halde zaten işverenler özgeçmişinizi okuyacaklarsa, önyazının ne gereği var?

onyazi-ornekleri

Gerçekler aslında bu bahsedilenlerin tam tersi. Birçok işverenler önyazıları okumadan doğrudan özgeçmiş okumaya başlıyorlardır. Ancak birçoğu da önyazılarınızı okuyorlar.

Career Directors International’nin 2012 Global Hiring Trends Survey’de yaptığı araştırmaya göre, işe alım uzmanlarının % 26’sı önyazıları okumaya devam ediyorlar. Bu yaklaşık her dört işverenden biri sizin iş başvurunuzda yazdığınız önyazıyı okuyor demektir. Bu yüzden, iş başvurunuz için ön yazı yazmak hala çok önemlidir.

Önyazılarınız şirkete uygun, hevesli, üretken, profesyonel, sadık bir çalışan olarak size kendinizi ifade etme şansı sunan muazzam birer fırsattır. Ön yazınız ile şirket politikasına, iş dünyasının kültürüne uygunluğunuzu gösterebilirsiniz.

İyi yazılmış bir önyazıda şunlar bulunmalıdır:

  • İş için en uygun aday olduğunuzu ifade eden bir tanımlama,
  • İşe uygun yeteneklerinizi belirten ifadeler,
  • En iyi vasıflarınızın, başarılarınızın sizi işe daha da yaklaştıracak olan özelliklerinizin önem sırasına göre bir listesi
  • Eğer işveren sizinle bir iletişim kurmak istiyorsa kullanabileceği bağlantılar (telefon numarası, e-mail adresi vb.)

Planlı şekilde önyazı oluşturmanız önemlidir.

Bir önyazının dikkat çekmesi için gereken 6 madde aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1.    Daha fazla anahtar kelime 

Aramalarda Cv ya da önyazınızın bulunmasını arttırmak için gönderdiğiniz ön yazının içindeki anahtar kelimelerin sayısını arttırmalısınız. Bu anahtar kelimeler deneyimlerinizi, eğitiminizi, yeteneklerinizi veya karakterinizi ifaden eden kelimeler olabilir.

İşverenler, ön yazılarda görmek istedikleri anahtar kelimeleri dikkate alırlar ve gönderdiğiniz ön yazıları bu kelimelere göre tararlar. Sonuç olarak, istedikleri anahtar kelimelerce zengin ön yazılar değer kazanır. Bu yüzden başvurduğunuz şirketi araştırarak ve tanıyarak, iş ilanlarında kullandıkları anahtar kelimelere bakarak, arama sonuçlarınızın yüksek olmasını sağlayabilirsiniz. Böylece ön yazınız daha fazla dikkat çekecektir. 

2.    Önemli Başarılarınıza Ek Olarak Başka Başarılarınızı da Yazmak 

Ek başarılarınız işe alınma ihtimalinizi kuvvetlendirir. Diğer bir deyişle, önemli başarılarınızın haricinde daha belirli, daha ayrıntıya kaçan başarılarınızı ön yazınıza yazmanız sizi diğer adaylardan ayıracaktır.

Bu şekilde, aynı sektörde ama farklı pozisyonlarda yaşadığınız ancak özgeçmişinizde çok dikkat çekmeyecek olan başarılarınızdan bahsetme fırsatınız olur.

Örneğin, eğer bir şirket iyi bir pazarlamacı arıyorsa, “Son bir yıl içinde aşılamayan satış sınırını aşmak.” gibi bir cümle kurarak işvereni şaşırtabilirsiniz. 

3.    Kişisel Hikayeleriniz ve Bağlantılarınız 

Kişisel hikayeniz ve bağlantılarınız işe olan ilginizi anlatmakta etkili olabilir. Örneğin, şirketin çevre politikası üzerine araştırma yaptığınızda yenilenebilir enerjiye verdiği önemi gördünüz. Siz de temiz çevreyi korumak ve yenilenebilir enerjiyi kullanmak adına bir duyarlılığa sahipsiniz. O halde duyarlılığınızı ifade edebilir, onların doğru çevre politikasına değinebilir ve de böylece şirkete/ işe olan ilginizi gösterebilirsiniz. Bu kesinlikle işverenin dikkatini çekecektir. 

4.    Yazılı iletişim becerinizi göstermek 

Yazdığınız ön yazı ile yazılı iletişim kurma becerinizi en iyi şekilde gösterebilirsiniz. Bu beceri günümüz iş dünyasında önemli bir yer tutmaktadır ve sizi diğer adaylardan bir adım öne çıkaracaktır. 

5.    Hızlı geri gönüş almanızı sağlayacak, işvereni sizin hakkınızda heyecanlandıracak ve ikna edecek bir dil kullanımı 

Yazdığınız önyazı ile işverenin gözünde işe alınacak en doğru insan olduğunuz kanaati uyandırın. Deneyimlerinizle, yeteneklerinizle işvereni etkileyin. 

6.    Güvenilirliğinizi göstermenin somut bir yolu 

İş görüşmesine katılabilmenizi sağlamak için önyazınıza bir sürü etkileyici şey yazdınız. Eğer doğru değillerse sizin için pek de olumlu olmayan sonuçlar doğurabilir. Ama biraz cesur kelimeler kullanmanız normaldir ve sizin girişkenliğinizi gösterir.

Sonuç olarak, “Önyazılar değerli midir?” sorusuna neden “Kesinlikle değerlidir.” cevabı üzerinde durduk. Önyazı yazmak için zaman harcayıp etkili bir önyazı yazarak istediğiniz işe bir adım daha yaklaşabilirsiniz. Ancak yazmazsanız, önyazının yukarıda değinilen birçok yararından mahrum kalabilirsiniz.

Ön Yazı Yazma Konusunda En Çok Yapılan 7 Hata

Kaç defa bir iş ilanına mail ile ön yazınızı ve özgeçmişinizi yollayarak başvurdunuz? Mail ile gönderilen ön yazılar konusunda en çok yapılan 7 hataya mutlaka göz atın !

Ön Yazı Konusunda Yapılan Hatalar

on-yazi-ornekleri

1.   Mailinizde Ön Yazınızı Ek Dosya Olarak Yollamanız (Attachment)

Mailinizde ek olarak yolladığınız ön yazınızı işverenin okuması için, mailinizi açtıktan ekteki dosyayı görüp açması, sonra dosyayı indirmesi ya da online olarak görüntülemesi gerekiyor. İşverenler ve İnsan Kaynakları uzmanları iş başvurusu için kendilerine gelen bir sürü mail ve ön yazı içerisinde bunlarla uğraşmak istemeyeceklerdir veya ek dosyanızı gözlerinden kaçırabilirler. Genellikle özgeçmişinizi mailiniz içinde direk yazmış ve ön yazınızı ek olarak yollamışsanız, işveren doğrudan özgeçmişinizi okumaya başlayacaktır. Bu sebeblerden dolayı, işverenin ilk önce  “Ön Yazı”nızı okuması için, ön yazınızı gönderdiğiniz mailin içine doğrudan yapıştırın.

2.   Mailinize Tüm Hayat Hikayenizi Yazmak

Her şeyi yazmak zorunda değilsiniz. Ayrıntılarla dolu bir e-mail yollamayın. Kısa ve öz şekilde hazırlayacağınız mail işverenlerin okumaktan hoşlanmayacağı uzun, gereksiz ayrıntılarla dolu, önemli noktaların altının çizilmediği ve zaman kaybı olarak görülecek bir mailden çok daha etkili olacaktır. Hem kendi zamanınızı hem de mailinizi okuyacak kişinin zamanını boşa harcamamak için kısa ve önemli noktalara dikkat çeken bir mail yazın.

3.   Başvurduğunuz Pozisyon İle İlgisi Olmayan Bilgilerinizi Yazdığınız Bir Maili Yollamak

Güzel bir örnekle anlatmak gerekirse, diyelim ki etkili özgeçmiş yazma üzerine uzman birisi aranıyor. İş başvurusu yapan adaylar ise yazı yazmayı sevdiklerinden, makale yazarı olduklarından, teknik konularda yazılar yazdıklarından veya gezi rehberi vb. konularda yazdıklarından bahsediyor. Bu tür özellikleriniz maalesef işveren üzerinde büyük bir etki yaratmayacaktır.

Ama kapsamlı, etkili özgeçmiş yazmak konusunda uzman olduğunuzdan, bu alanda aldığınız sertifikalarınızın olduğundan bahsetmeniz, sizi diğer adaylardan ayıracaktır. Bu alanda daha önceki tecrübelerinizden de kısaca bahsedebilirsiniz. İşverenin aradığı kişi olduğunuzun altını çizmenize olanak sağlayan bilgileri paylaşmanız, işverenin ve İnsan Kaynakları’nın ilgisini mutlaka çekecektir.

4.   İşverenin Özellikle İstediği Bilgilere Ön Yazınızda Yer Vermemeniz

İşveren, iş ilanında daha önce yaptığınız işlerin bir örneğini ya da demosunu istediğini belirtebilir. Uygun olduğunuz saatlerin hangi saatler olduğunu veya istediğiniz maaşın ne olduğunu sorabilir. İş ilanında sizden neler istendiğine çok dikkat edin ve bu bilgileri ön yazınızda yazmayı unutmayın.

Eğer yazmamışsanız, (ki her 10 adayın 9’u iş ilanındaki direktifleri gözden kaçırıyor) işveren iş ilanında yazanlara dikkat etmeden işe başvurduğunuzu düşünerek sizi eleyebilir. İş ilanındaki direktifleri ve bildirileri dikkate alın. Böylece hem kendi zamanınızı hem de işverenin zamanını boşa harcamamış olur ve işverenin gözünde daha olumlu bir izlenim bırakırsınız.

5.   Ön Yazı Yazmamanız

İş başvurusunda bulunan adaylar, gönderdikleri maillerde başvuru yazısı yazmadan doğrudan özgeçmişlerini yollayabilmektedirler. Ya da “Aşağıda özgeçmişimi yolluyorum./ Ekte özgeçmişimi görebilirsiniz.” gibi genel bir giriş ile ön yazı / başvuru yazısı yazmış olduklarını düşünüyorlar. Ön yazınızda kendinizle ilgili kısa bir özet geçmelisiniz. Eğer işveren, iş ilanında özel bazı şartlardan bahsetmişse, bunlara değinmeli ve neden bu pozisyona başvurduğunuzdan bahsetmelisiniz. Örnek vermek gerekirse: “İş ilanınızda gece ve hafta sonları çalışabilecek birini aradığınızdan bahsetmişsiniz. Bu zamanlarda çalışmaya oldukça uygunum.” gibi bir başvuru yazısı yazabilirsiniz.

6.   Ön Yazınızda Neden İş İçin En Uygun Kişi Olduğunuzu Anlatmayı Unutmanız

İşin ve pozisyonun gerekliliklerini titizlikle inceleyin ve tecrübelerinizin, daha önce yaptığınız işlerin bu pozisyon ile hangi yönleri ile örtüştüğünü ön yazınızda belirtin. İş geçmişinizin ve edindiğiniz tecrübelerin nasıl bu işte kullanılabileceğini işverenin dikkatini çekecek şekilde anlatın. Böylece işveren, sizin hakkınızda daha çok bilgi edinmek amacıyla özgeçmişinizi isteyecektir.

7.   Sıkıcı ve Kapalı Cümleler Kullanmanız

Sıkıcı ve kalıplaşmış cümleler kurmak yerine, cümlelerinize ilginç şeyler katarak anlatımınızı canlandırabilirsiniz. Daha cüretkâr ifadeler kullanabilirsiniz. Belki ön yazınızda, işverenin dikkatini tecrübeleriniz çekmemiş olabilir. Farklı ve o şirkete uygun cümleler ile dikkati üzerinize çekmelisiniz. İşe alım sürecinde daha ileriye gitmeniz için ilk aşama olan iş başvurusu ve cv göndermede, ön yazınızın dikkat çekmesi için her yolu denemelisiniz.

Gereksiz ve iş başvurusu yaptığınız pozisyon ile ilgili olmayan detayları yazmayın. Hoş, kolayca akılda kalabilecek, ilgi çekecek, sizi diğer adaylardan ayıracak, iş için en uygun kişi olduğunuzu gösterecek ve iş ilanında işverenin sizden istediği bilgileri görebileceği bir ön yazı, sizi mutlaka istediğiniz sonuca ve mülakata bir adım daha yaklaştıracaktır.

CV'niz Yüzünden İş Başvurunuza Cevap Verilmemesinin 6 Nedeni

İş başvurusu için ilk yapılan hareket elbette CV’nizi göndermektir. Ancak çoğunlukla işveren tarafından herhangi bir dönüş alamazsınız. Bunun nedenini öğrenmek zor bir iştir. Yolladığınız özgeçmişin doğruluğundan eminsinizdir. Ama bir daha göz gezdirdiğinizde, bazı noktalar üzerine yeniden düşünmeniz gerektiğini göreceksiniz.

Hazırladığınız özgeçmiş gerçekten işverenin aradığı özellikleri taşıyor mu?

Sad 3d guy sitting on question mark.

1) Ön Yazınızın Hedef Belirleyici Cümle Taşıması

Hedef belirleyici cümle, başvurunuzu alan İnsan Kaynakları uzmanını ilk etkileyeceğiniz noktadır. Hedef belirleyici cümleniz, sizi diğer iş başvurusu yapan adaylardan ayıran özelliğinizi ve başvurduğunuz işe neden uygun olduğunu kapsamalıdır.

Ön yazınızda kanıtlaması zor, işvereni şüpheye düşürecek cümleler yerine sizi, ne iş yapmak istediğinizi ve bu işe uygun özelliklerinizi açıkça ifade eden cümleler kurun.

2) Özgeçmişinizin Kişisel Özelliklerinizden Yoksun Olması

Her işveren, okuduğu bir özgeçmişte işe başvuran kişinin işe nasıl bir katkıda bulunacağını, pozisyonuna ne tür özellikler katacağını görmek ister. Bu bakış açısı, işverene sizi diğer iş başvurusu yapanlardan ayırmada da kolaylık sağlar. Kişisel özelliklerinizi belirtin ve işverenin sizin uzmanlıklarınız ile işin gereklilikleri arasında bağlantı kurmasını kolaylaştırın.

Özgeçmişinizi yazarken, kendinizi muhtemel patronunuza nasıl tanıtmanız gerektiğini unutmayın. İşi istiyorsanız, iş için tüm becerilerinizi ortaya dökmeli, ihtiyacı nasıl gidereceğinizi açıkça belirtmeli ve işvereni etkilemelisiniz. Eğer uzmanlıklarınız, işin ihtiyacına yönelik değilse, işveren sizi tüm diğer yetkinliklerinize ve tecrübelerinize rağmen tercih etmeyecektir.

3) Özgeçmişinizin Abartı ile Dolu Olması 

Kariyer özetinizin abartılı, yanlış ya da kopyala yapıştır şeklinde hazır bir metin olması, gereksiz uzun ve sizi ifade etmeyen kelimeler barındırması, büyük bir hatadır. Bir örnek vermek gerekirse:

“Dinamik, sonuç odaklı Bilişim Teknolojilerinde proje idaresinde tecrübesi olan, sistem uygulamalarında, süreç geliştirmede ve beklentilere yönelik en son teknolojiyi işe veya projeye adapte etmede uzman biriyim. Bir iş için önemli noktaları çabuk analiz edebilme ve verimliliği arttıran takım çalışma ortamını güçlendirebilecek biriyim.”

Güzel cümlelerden oluşmuş bu paragrafta iş başvurusu yapan kişi aslında belirli bir noktaya odaklanmamış. Yani ne işi iyi yapacağından, becerisinden, beklentilerinden, bu beklentilerine zaman içinde ulaşıp ulaşamadığından,  tecrübelerinden bahsetmemiş. Böyle bir tanım, işverene iş başvurusunda bulunan kişi hakkında hiçbir şey anlatmayacaktır. Tamamen beklentilerden bahsedilmesi de iş veren için anlaşılması güç bir durum yaratacaktır. Dengeyi iyi kurmak çok önemli. 

4) Özgeçmişinizin Başarılarınızı Belirtmemesi veya Yeteri Kadar Üzerinde Durmaması 

İşverenlerin veya İnsan Kaynakları uzmanlarının, bir özgeçmişi ilk ellerine aldıklarında bakacakları bölüm, cv’nizin ilk yer sayfanın en üstünde kalan, sayfanın 3’te 1’lik kısmıdır. Yani özgeçmişinizin bu bölümüne işverenin dikkatini çekmek için, ilk olarak başarılarınızı koyabilirsiniz. Bu size işe alımda büyük bir imkan sağlayabilir. Özgeçmişinizde özellikle vurgulanmış başarılarınızı içeren bir kısım olmalıdır. Bu bölüme gurur duyduğunuz, iş hayatınızdaki başarılarınızı belirten ve tabiki istediğiniz iş ile ilgili olan bilgileri koymalısınız. 

5) Özgeçmişinizde Üzerinize Aldığınız Sorumluluklardan ve Görevlerden Bahsetmemeniz

Çoğu özgeçmişte görevlerden ve sorumluluklardan bahseden kısa bir bölüm yer almaktadır. Oysa bu noktaların da üzerinde önemle durulması gerekmektedir. Özgeçmişinizde iş hayatınızda daha önce yaşadığınız zor bir durumdan, bu durum karşısında ne yaptığınızdan ve durumun nasıl sonuçlandığından bahsedebilirsiniz. Bu tür zorluk-eylem-sonuç formatında deneyimlerin paylaşıldığı özgeçmişler, işveren üzerinde çok daha etkili olmaktadır.

6) Özgeçmişin Hiçbir Yerinde Ölçü Birimi, Nitelik veya Rakamın Bulunmaması

Bu başlık ile değinmek istediğimiz nokta, elbette maaş beklentiniz değil!

Bu başlık altında yaptığınız, yönettiğiniz projelerin sayısını, cirolarınızı yüzde kaç arttırdığınızı belirtebilirsiniz. Ne kadar sürede nasıl rakamsal verilere ulaştığınızı gösterebilirsiniz. Böylece özelliklerinizi daha açık ifade etmiş olacaksınız. Bu sayılar, sizin başarınızın altını çizmeli ve kişisel marka değerinizi yükseltmelidir. Bu da işvereni etkileyecek diğer önemli noktadır.

Bu 6 önemli noktadan sonra sıradaki adım, özgeçmişinizi tekrar gözden geçirmektir. Eğer problemli bir nokta tespit ederseniz, bu sorunu yukarıdaki 6 maddeyi göz önünde bulundurarak yeniden hazırlayın.

Bunların haricinde, internet üzerinde güzel hazırlanmış özgeçmişleri inceleyin.