Tag Archives: ön yazı adı

Ön Yazı Yazmanın 10 Temel Kuralı

Bu yazıda iyi bir ön yazı hazırlamak için dikkat etmeniz gereken 10 maddeyi bulabilirsiniz. Bu maddelerin önemli olmadığını veya sadece işveren tarafından bakılarak hazırlandığını düşünebilirsiniz, ancak iş başvurularının %80’inin reddedilme nedeni yazdıkları ön yazılardır.

Ön yazılarını okurken elenen adayların özgeçmişlerinin ve CV’lerinin okunma şansı hiç olmayacaktır. Bu ipuçları ön yazı hazırlarken işinize yarayacağını ve size yol göstereceğini düşünüyoruz.

on-yazi

Ön Yazı Yazmanın 10 Temel Kuralı

1. Yazım ve noktalama yanlışı yapmayın. 

Yazım ve noktalama hataları ile dolu bir ön yazı baştan kaybetmiş demektir. Bu tür hatalarla dolu bir ön yazının bir işvereni ikna etmsi oldukça zordur. Yazdığınız mektupla kendiniz hakkında ipuçları verdiğinizi unutmayın. Bu tür bir mektup yaptığınız işin detaylarına gereken dikkati göstermediğinizi, gereken zamanı harcamadığınızı göstermektedir. 

Peki eğer anadilinizde ön yazı hazırlamıyorsanız? Bu demek olmuyor ki yazım ve noktalama hatası yapabilirsiniz. Ne kadar anadiliniz olmasa da, zaman harcamalı ve temel yazım ve noktalama kurallarını öğrenmelisiniz ve güzel bir ön yazı hazırlamalısınız. Ayrıca anadiliniz olmamasına rağmen, başka bir dilde güzel ve hatasız bir ön yazı yazmış olmanız, bu mektubu okuyan üzerinde çok olumlu pozitif bir etki yaratacaktır. 

Hiç kimse anadiliniz olmayan ön yazı yazdığınız dilde mükemmel olmanızı beklemez. Yazdığınız mektubu göndermeden önce, başkalarına kontrol ettirip, hatalarınızı düzeltebilecekken bunu yapmamanız yeteri kadar işe ilgi duymadığınızı gösterir. İşverenler sadece emek harcadığınızı görmek isterler. Ayrıca iletişim gücünüzün iyi olduğunu yazım ve noktalama işaretlerine dikkat ederek, doğru cümleler kurarak gösterebilirsiniz. 

Kendinizi bir işverenin yerine koyun. Ön yazısında imla hatası bulunmayan biri dururken, yazım ve noktalama hataları ile dolu bir ön yazı göndermiş birini mi tercih etmesi pek mümkün değildir. 

Böyle küçük bir hata ile işi elinizden kaçırmanız kötü olacaktır. Lütfen ön yazınızı kontrol edin ve yazım-noktalama hatalarınızı düzeltin.

2. Uzun dönem planlarınızdan bahsedin. 

Bir işveren, işe aldığı kişinin birkaç haftalığına çalışmak istemesini olumlu şekilde karşılamaz. Yani işverenler birkaç haftalığına çalışacak birini işe almaz. Çünkü sizden sonra başka birini işe almak zorunda kalacaklardır ve bu da işverenin zaman kaybına ve gereksiz yere işgücü harcamasına neden olacaktır.  Yeni gelecek kişinin işe adapte olması da zaman alacaktır. Yeni çalışanın geçeceği eğitimleri vb. de düşünülünce, bu işin gerçekten pahalı olduğunu rahatça görebilirsiniz. 

Planlarınız çalışacağınız sektöre ve şirkete göre değişecektir. Yüksek ciro yapan, iş hacmi yüksek bir şirket için yapmanız gereken plan farklı iken, küçük ve yaratıcı alanlarda çalışan küçük şirketlere göre yapmanız gereken planlar başkadır. 

Yine bir işveren olduğunuzu varsayın. Bir aday yaz tatilinde okullar açılana kadar çalışmak istediğini söylüyor. Başka bir aday ise uzun dönem çalışmak için işe başvurduğunu belirtiyor. Hangisini seçersiniz? Uzun dönem çalışmak istemeniz ciddiliğinizi ve güvenilirliğinizi gösterir ve bu yüzden seçilme şansınız daha yüksektir. Yıllarca çalışmak için işe girebilirsiniz, ama ilerde beklemediğiniz/ istemediğiniz durumlar olabilir ve size daha uygun olduğunu düşündüğünüz başka bir işe de başvurabilirsiniz. Ancak bu durumlar işe başlamadan önce düşünmeniz gereken durumlar değildir. 

Eğer sadece yaz için müsaitseniz, başvurularınızı uzun dönem çalışacak insanlar arayan şirketlere yapmamalısınız. Dönemlik çalışacak çalışan arayan da birçok yer mevcuttur. 

Eğer bir kariyere başlamak için ciddi bir başvuru yapıyorsanız, sadece bir işe başvurmadığınızı tekrardan hatırlatmalısınız. Hayatınızı nasıl şekillendireceğinizi belirleyecek bir kariyere başlıyorsunuz ve bu daha dikkatli düşünmenizi gerektirir.

3. Öncelikle Yakın (Yerel) yerlere başvurun. 

Eğer yaşadığınız yerden uzakta bir işe başvuruyorsanız, bunun nedenini ön yazınızda açıklamalısınız. Bu neden tabi ki makul bir neden olmalı. Aksi takdirde işveren sizin neden evinizden uzak bir yerde çalışmak istediğinizi sorgulayacaktır. 

Evinize yakın yerlerdeki işler sizin istediğiniz işler değil ve daha çok avantaj yakalayabileceğiniz şehirlere gitmek istiyorsunuz. Bu gayet makul bir nedendir. Ancak daha büyük avantajların olduğu şehirler daha büyük şehirlerdir ve yıllarca küçük bir şehirde yaşayan ve çalışan birinin büyük bir şehire ayak uydurabilip uyduramayacağı işverenlere hep şüpheli bir durum olarak gelmiştir. Daha çok kazanmak istemeniz normaldir ancak tek nedeniniz buysa tekrar düşünmelisiniz. Her şehre ayak uyduramayabilirsiniz, sevmeyebilirsiniz. Nerede yaşamak istediğiniz ve mutlu yaşamak istemeniz kazanacağınız paradan daha önemlidir. 

Başka bir ülkeden iş başvurusu yaptığınızı düşündüğümüzde; bu kişinin taşınma, özel çalışma izni vb. birçok ihtiyacı olacaktır. İşverenler böyle durumlarla uğraşmak istemezler çünkü bu durum hem riskli hem de karışıktır. Başka bir ülkeden veya şehirden birini işe almak, işe aldığınız kişiyi de sizi de yoracaktır. Bu yüzden işverenler çoğunlukla düzenli bir yaşantısı olan, işe yakın bir yerde yaşayan adayları tercih edeceklerdir.

4. İstediğiniz pozisyonu iyice belirtin. 

Ön yazı yazarken karşılaşılan en büyük problemlerden biri, adayın tam olarak hangi pozisyonda çalışmak istediğinin anlaşılmamasıdır. “Ne iş olsa yaparım.” Türünden yazılmış ön yazılar işvernelere pek değerli gelmemektedir. Birçok yeteneğiniz olabilir ancak gerçekten yapmak istediğiniz şey nedir? Bunu açıkça belirtmelisiniz. 

Özgeçmişinizde, iş tecrübeleriniz eğer başvurduğunuz iş ile paralellik göstermiyorsa işveren sizi hangi pozisyonda düşüneceğini tam olarak bilemez. İşveren size pozisyon bulmak için kendi yaratıcılığını kullanmak zorunda kalacaktır. 

Eğer ne pozisyonda çalışmak istediğinizi siz de bilmiyorsanız, iş başvurusu yapmadan önce bu konuda düşünmeli ve kararınızı verdikten sonra iş başvurusu yapmalısınız. Çalışmak konusundaki istek ve arzunuz bazı işverenleri etkileyecektir ancak bu size işin kapılarını açmaya yetmeyecektir. 

Staj başvurusu yaptığınızda da aynı durum söz konusudur. Ne tür bir pozisyonda staj yapmak istediğinizi belirtin. Eğer bir programcı iseniz, programcı arayan bir staj yerine başvurmalısınız ve programcı olarak staj yapmak istediğinizi belirtmelisiniz. 

Belirsizlikle dolu bir ön yazı ile iş başvurusu yaptınız ve bir şekilde işvereni etkilediniz. İşveren size geri dönebilir ve daha detaylı konuşmak isteyebilir. Ancak bu bahsettiğim durumun gerçekleşme olasılığı oldukça azdır. İşverenlerin meşgul kişiler olduklarını düşünerek ön yazılarımızı buna göre yazmalısınız. Kısıtlı zamanda ne kadar net bir ön yazı okurlarsa işverenlerin gözünden düşünüldüğünde sonuç o kadar iyi olacaktır. İşverenler ne istediğini bilen çalışanlarının olmasını tercih ederler. 

Başvurduğunuz iş ve pozisyonları ile ilgili bir bilginiz yoksa, ve hiçbir yerden bir bilgi de edinemediyseniz yine de kendi isteklerinizi, istediğiniz pozisyonu belirtmekte net olun. Kendi pozisyonunuzu kendiniz yaratabilirsiniz.

5. Kendinizi Kazanmaya Göre Ayarlayın

Kendinizi bir avukat olarak düşünün. Davayı kazanmak zorundasınız. Sizin davanız ise “iş”. O yüzden işi almak için elinizden gelen her şeyi yapmalı ve neden işverenin sizi işe alması gerektiğini çok iyi açıklamak ve vereceğiniz örneklerle de bunu kanıtlamalısınız.

Örneğin uzun dönem kariyerine yönelik bir işe başvuruyorsunuz ve işi almak sizin için çok şey ifade ediyor. Ancak şunu anlamalı ve kabul etmelisiniz ki diğer adaylar da sizinle aynı durumuda. Size işi kazandıracak şey “iyi” olmaktan daha fazlası, yani “en iyi” olmaktır.

“En iyi” olduğunuz konusunda işvereni ikna eden ön yazınızı, özgeçmişinizi yazdınız. Bunlara göre tüm beklentileri karşılıyorsunuz. Peki ya sonra? “Yetersizliğiniz kanıtlanana kadar iş sizindir.”. Davayı siz kazanmışsınızdır ve kanıtlar ne tarafta baskın ise o taraf haklıdır. Biraz acımasız gelebilir kulağa ama gerçek budur. Siz bunun bilincinde olup hazırlıklı olmalısınız.

Standartların üstünde yeteneklere sahip insanlar, iş dünyasında herzaman daha değerlidirler. İşverenler böyle insanlarla çalışmak isterler. Onlar için iş bulmak kolaydır.

Standartlara yakın kişiler için ise rekabetçi bir ortam söz konusudur. Ancak daha çok deneyerek, daha fazla çaba harcayarak istediğiniz pozisyona gelebilirsiniz. Rekabet içinde olduğunuz biri sizden sadece yarım saat daha fazla harcayarak bir ön yazı yazabilir ve sizi sırf bu sebeple geçerek işi alabilir. Bu yüzden elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olduktan sonra iş başvurusu yapın.

Ön yazınızda eğitim ve iş geçmişinizi, buralarda edindiğiniz tecrübeleri, yetenekleri ve bunları sonrasında geliştirmek için neler yaptıklarınızı yazın. Tecrübelerinizi ve yeteneklerinizi nasıl kullanacağınızı yazın, örnekler vererek işvereni ikna etmeye çalışın. Açık olun. Aksi takdirde aslında iş için her niteliğe sahip olup bunları doğru ifade edememiş olacaksınız.

Hırslı ve rekabeti seven bir yapıda değilsiniz ve bunu ok insani bir yaklaşım olarak görmüyorsunuz, ama böyle bir durumun “maalesef” ki varlığını reddederek işi kazanamazsınız. İş dünyasının rekabetçi bir ortam olduğunu kabul etmeli ve buna göre işi almak için gerekenleri yapmalısınız.

6. Profesyonel Olun.

Kendinizi bir profesyonel olarak, en azından gelecek vaadeden bir amatör olarak ifade etmelisiniz. İşverenler güçlü yetenekleri olan profesyonel kişilerle çalışmak isterler. Duygusal açıdan olgun davranmayan ve profesyonel olmayan kişileri ise almak işverenler için çok riskli bir durumdur.

İş hayatında maalesef ki aşağıdakilerden bahseden çalışanlar vardır:

–      Önceki patronundan şikayet eden

–      Özel hayatı konusunda sıkıntıları olan ve bunlarla ilgili şikayetleri olan, bunu sürekli dile getiren

–      Yapmak istemediği, yapmaktan sıkıldığı işler hakkında şikayet eden

–      Yeterince takdir edilmediğinden ve anlaşılamadığından bahseden

–      Özel hayatı ile ilgili vb. yapmak isteyip yapamadıkları ile ilgili sürekli konuşan

Bunlardan olmayın. Eğer bu tür şeylerden bahsediyorsanız, profesyonel davranmıyorsunuz demektir. Ön yazınızda özellikle yukarıda sıraladıklarımdan biri anlamına gelecek şeylerden bahsetmeyin. Böyle problemleriniz olabilir ancak bunlar özelinizde kalmalı.

Aksi takdirde işveren hakkınızda şunları düşünecektir:

–      Eğer bu kişi önceki işyerinde böyle bir sorun yaşadıysa burada da aynı sorunu yaşayabilir.

–      Eğer bu kişi önceki patronu hakkında böyle şikayetlerini dile getiriyorsa, aynı şeyi benim için de yapacaktır.

–      Bu kişi değerbilmez, nankör, vefasız biridir.

–      Bu kişinin genel takındığı tavır olumsuzdur.

–      Bu kişi benim birlikte çalışmak isteyeceğim bir yapıda değildir.

Kendinizi işverenin yerine koyup tekrar düşünün. İşveren sizin terapistiniz değildir. Ona kişisel sorunlarınızı aktarmanız sizin sorunlarınızı çözmeyecektir. Profesyonel biri gibi davranıp, kendinizi en ideal çalışan olarak ön yazınızda ifade etmelisiniz.

7. Kişiliğinizi bir şekilde ifade edin.

Ön yazı ve özgeçmişler çok sade ve kişiliksiz yazılar haline gelebilir. Çünkü birkaç satırda birçok şeyi ifade etmek zorundasınızdır ve bu limit sizi sürekli bir şeyleri elemeye iter. Ayrıca işveren de kısıtlı bir zamanda yüzlerce ön yazıyı ve özgeçmişi gözden geçirmek zorundadır. Bu yüzden yazacaklarınızın genellikle sizin yeteneklerinizi yansıtmasının işvereni daha çok etkileyeceğini düşünürsünüz. Ancak tüm adaylar da böyle düşünür. Peki sizi diğerlerinden ne ayıracaktır? Kişiliğinizi yansıtmanız, bir şekilde ifade etmeniz bu yüzden önemlidir. Bu, size diğerlerinden ayrılmada yardımcı olur.

Bazı adaylar ise önyazılarında gereğinden fazla kişilik özelliklerinden bahsetmektedirler ve hatta espiri niteliğinde ifadeler kullanmaktadırlar. Bu da doğru değildir. Kişiliğinize dair olumlu etki uyandıracak kadar bir bilgi vermeniz yeterli olacaktır. Bu belki biraz riskli bile olabilir ancak bu riski göze almanız gerekmektedir. İşverenler çalışanlarının kim oldukları ile ilgili biraz da olsa bilgi edinmek isteyebilirler. Yaratıcı yanınızı, mizahi yanınızı ifade etmenin birçok yolunu bulabilirsiniz ve bu çok fazla zamanınızı da almaz ve gereken dozda bunu yaptığınızda da işverenin gözüne batmayacaktır.

Ön yazınızda ve özgeçmişinizde fotoğrafınızı kullanın. Kullandığınız fotoğraflarda da yine aynı özeni gösterin. Hem profesyonel, hem de kişiliğinizi yansıtan fotoğraflar kullanın. Güzel bir gülümseme bile kişiliğiniz konusunda önemli ipuçları verecektir.

Ön yazınızın tasarımının da sizin kişiliğinizi yansıttığını unutmayın. Eğer güçlü bir tasarım yeteneğine sahip olduğunuzdan bahsediyorsanız ön yazınızda, bunu söylemekten çok gösterebilirsiniz. Ön yazınızın tasarımı bu yüzden önemlidir.

Son olarak, eğer ilgi alanlarınız sizi olumsuz şekilde gösterecek ise bunlardan bahsetmeyin. Örneğin, ateşli silahlara ilginiz var. Ancak bu sizin için iyi bir profil çizmeyecektir. Bu şekildeki ilgi alanlarınızdan bahsetmekten kaçının.

8. Kaderinizle Oynamayın.

Kaderiniz olduğunu düşündüğünüz bir iş için başvuruda bulunuyorsunuz diyelim. Bu işi alacağınıza dair birçok işaret var diyelim. Ancak bunlardan lütfen ön yazınızda bahsetmeyin. Bu tür ifadeleriniz sizi olgunlaşmamış, ve profesyonel olmayan biri olarak gösterecektir. Bu tür ifadeler ile işi kazanabileceğinizi düşünmeyin ve buna inanmayın.

9. İyi Yanlarınızı İfade Edin

Kendinizi zayıf, çekingen, çaresiz ve muhtaç biri olarak göstermeyin. Aksine iş dünyasının rekabet dolu dünyasında kendinizi “en iyi” olarak ifade etmeye çalışın. Hangi işi yapmakta üstünsünüz? Neden bir işveren başkası duruyorken sizi işe almalı? Sizi çoğu insandan ayıracak olumlu bir veya iki özelliğinizi açıklayın. Bu özelliklerinizin önemini vurgulayın. Güçlü yanlarınızı vurgulayın ve ön yazınızı bu güçlü yanlarınız çerçevesinde hazırlayın.

Örneğin eğer çok iyi bir video editörü olduğunuzu söylüyorsanız, ön yazınızla birlikte bir örnek yollayabilirsiniz. En azından bir linkini işveren ile paylaşabilirsiniz. Sizi diğerlerinden ayıracak önemli gördüğünüz özelliklerinizi paylaşın. Eğer iş ile de ilgili önemli ödüller kazandıysanız bunları paylaşmalısınız. Kendi alanınızda makaleler yayınladıysanız, bunları da paylaşmalısınız.

Belki sırf ön yazınızda güçlü yanlarınızdan bahsetmediğiniz için, sizden daha az başarısı ve yeteneği olan biri sizin istediğiniz işi alabilir. Buna izin vermeyin.

10. Yeteneklerinizle Ve Deneyimlerinizle İlgili İşlere Başvurun

Yapamayacağınızı düşündüğünüz, yeterli bilgi ve beceriye sahip olmadığınız işlere başvurmayın. Bu hem sizin için hem de işverenler için zaman kaybı olacaktır. İşin gereklilikleri ile sizin sahip olduklarınız arasında güçlü bir bağ kurabildiğiniz işlere başvurun. Diğer türlü işe alınsanız bile bu sizin için uzun soluklu bir tecrübe olmayacaktır. Ayrıca işte verimli ve üretken olamayacağınız bir işe girmekte sizi mutlu etmeyecektir. Bunun yerine her açıdan daha fazla olanaklara sahip olabileceğiniz işleri tercih etmelisiniz. Kazancınızı emeğiniz karşılığında elde etmek için çalışın.

Başvurduğunuz işin sizin özellikleriniz ile örtüştüğünü düşünüyorsunuz, ancak ön yazınız ve öz geçmişiniz ile bunu doğru ifade edemiyorsunuz. Öyle ise ön yazınızı ve özgeçmişinizi düzenleyin. Kendinizi doğru ifade edin.

Ne tür bir işte çalışmak istediğinizi iyice belirleyin. Eğitiminiz (üniversite, kurslar vb.) ve yetenekleriniz ile paralel olmasına dikkat edin. Sonrasında da ön yazınızda tüm bunlarla işin gerekliliklerinin nasıl örtüştüğünü açıkça ifade edin.

Eğer ön yazınız gerçekler üzerine oturmuş güzel bir ön yazı ise ve yukarıdaki önemli noktaları göz önüne alarak hazırlamışsanız, güzel ve sağlam bir kariyere doğru ilk adımınızı atmış bulunuyorsunuz demektir.

Önyazı Neden Önemlidir?

Önyazı veya ön sözün artık hiç kullanılmadığını duydunuz mu? İnsan Kaynakları uzmanları artık bunları okumuyorlar mı? Bu iş başvurusu mektupları zaten özgeçmişinizin en özet hali değil mi? O halde zaten işverenler özgeçmişinizi okuyacaklarsa, önyazının ne gereği var?

onyazi-ornekleri

Gerçekler aslında bu bahsedilenlerin tam tersi. Birçok işverenler önyazıları okumadan doğrudan özgeçmiş okumaya başlıyorlardır. Ancak birçoğu da önyazılarınızı okuyorlar.

Career Directors International’nin 2012 Global Hiring Trends Survey’de yaptığı araştırmaya göre, işe alım uzmanlarının % 26’sı önyazıları okumaya devam ediyorlar. Bu yaklaşık her dört işverenden biri sizin iş başvurunuzda yazdığınız önyazıyı okuyor demektir. Bu yüzden, iş başvurunuz için ön yazı yazmak hala çok önemlidir.

Önyazılarınız şirkete uygun, hevesli, üretken, profesyonel, sadık bir çalışan olarak size kendinizi ifade etme şansı sunan muazzam birer fırsattır. Ön yazınız ile şirket politikasına, iş dünyasının kültürüne uygunluğunuzu gösterebilirsiniz.

İyi yazılmış bir önyazıda şunlar bulunmalıdır:

  • İş için en uygun aday olduğunuzu ifade eden bir tanımlama,
  • İşe uygun yeteneklerinizi belirten ifadeler,
  • En iyi vasıflarınızın, başarılarınızın sizi işe daha da yaklaştıracak olan özelliklerinizin önem sırasına göre bir listesi
  • Eğer işveren sizinle bir iletişim kurmak istiyorsa kullanabileceği bağlantılar (telefon numarası, e-mail adresi vb.)

Planlı şekilde önyazı oluşturmanız önemlidir.

Bir önyazının dikkat çekmesi için gereken 6 madde aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1.    Daha fazla anahtar kelime 

Aramalarda Cv ya da önyazınızın bulunmasını arttırmak için gönderdiğiniz ön yazının içindeki anahtar kelimelerin sayısını arttırmalısınız. Bu anahtar kelimeler deneyimlerinizi, eğitiminizi, yeteneklerinizi veya karakterinizi ifaden eden kelimeler olabilir.

İşverenler, ön yazılarda görmek istedikleri anahtar kelimeleri dikkate alırlar ve gönderdiğiniz ön yazıları bu kelimelere göre tararlar. Sonuç olarak, istedikleri anahtar kelimelerce zengin ön yazılar değer kazanır. Bu yüzden başvurduğunuz şirketi araştırarak ve tanıyarak, iş ilanlarında kullandıkları anahtar kelimelere bakarak, arama sonuçlarınızın yüksek olmasını sağlayabilirsiniz. Böylece ön yazınız daha fazla dikkat çekecektir. 

2.    Önemli Başarılarınıza Ek Olarak Başka Başarılarınızı da Yazmak 

Ek başarılarınız işe alınma ihtimalinizi kuvvetlendirir. Diğer bir deyişle, önemli başarılarınızın haricinde daha belirli, daha ayrıntıya kaçan başarılarınızı ön yazınıza yazmanız sizi diğer adaylardan ayıracaktır.

Bu şekilde, aynı sektörde ama farklı pozisyonlarda yaşadığınız ancak özgeçmişinizde çok dikkat çekmeyecek olan başarılarınızdan bahsetme fırsatınız olur.

Örneğin, eğer bir şirket iyi bir pazarlamacı arıyorsa, “Son bir yıl içinde aşılamayan satış sınırını aşmak.” gibi bir cümle kurarak işvereni şaşırtabilirsiniz. 

3.    Kişisel Hikayeleriniz ve Bağlantılarınız 

Kişisel hikayeniz ve bağlantılarınız işe olan ilginizi anlatmakta etkili olabilir. Örneğin, şirketin çevre politikası üzerine araştırma yaptığınızda yenilenebilir enerjiye verdiği önemi gördünüz. Siz de temiz çevreyi korumak ve yenilenebilir enerjiyi kullanmak adına bir duyarlılığa sahipsiniz. O halde duyarlılığınızı ifade edebilir, onların doğru çevre politikasına değinebilir ve de böylece şirkete/ işe olan ilginizi gösterebilirsiniz. Bu kesinlikle işverenin dikkatini çekecektir. 

4.    Yazılı iletişim becerinizi göstermek 

Yazdığınız ön yazı ile yazılı iletişim kurma becerinizi en iyi şekilde gösterebilirsiniz. Bu beceri günümüz iş dünyasında önemli bir yer tutmaktadır ve sizi diğer adaylardan bir adım öne çıkaracaktır. 

5.    Hızlı geri gönüş almanızı sağlayacak, işvereni sizin hakkınızda heyecanlandıracak ve ikna edecek bir dil kullanımı 

Yazdığınız önyazı ile işverenin gözünde işe alınacak en doğru insan olduğunuz kanaati uyandırın. Deneyimlerinizle, yeteneklerinizle işvereni etkileyin. 

6.    Güvenilirliğinizi göstermenin somut bir yolu 

İş görüşmesine katılabilmenizi sağlamak için önyazınıza bir sürü etkileyici şey yazdınız. Eğer doğru değillerse sizin için pek de olumlu olmayan sonuçlar doğurabilir. Ama biraz cesur kelimeler kullanmanız normaldir ve sizin girişkenliğinizi gösterir.

Sonuç olarak, “Önyazılar değerli midir?” sorusuna neden “Kesinlikle değerlidir.” cevabı üzerinde durduk. Önyazı yazmak için zaman harcayıp etkili bir önyazı yazarak istediğiniz işe bir adım daha yaklaşabilirsiniz. Ancak yazmazsanız, önyazının yukarıda değinilen birçok yararından mahrum kalabilirsiniz.