Tag Archives: mülakat süreci

Mülakatların Son Aşamasında Adayların Yaptıkları Hatalar

Küçük çaplı işletmelerin işe alım süreçlerinde genellikle iş başvurusu yapılır, uygun olan özgeçmişlere sahip adaylar bir kez mülakat için çağrılır ve bunun sonucunda işe alım gerçekleşir. Ancak sektörün öncü firmalarında, büyük çaplı şirketlerde işe girebilmek çok daha zor ve meşakkatli bir dizi iş ve mülakat süreci gerektirmektedir.

Örneğin büyük bir firmada işe girebilmek için öncelikle iş ilanına başvuru yapılır, ardından özgeçmişi uygun olan adaylar bir kez ön görüşmeye alınır. Ön görüşmenin sonrasında belki telefon görüşmesi için bir zaman belirlenir ve o süre içinde insan kaynakları uzmanları ile telefon mülakatı yapılır. Sonrasında 1 ya da 2 kez yeniden farklı aşamalardan oluşan yüz yüze mülakatlara çağrılarak işe alım süreci gerçekleşir. Bazı kişiler bu son aşamada gayet rahattırlar ve mülakatları da başarılı geçer.

Son mülakat için davet edildiyseniz, bu hatalara dikkat edin!

Adayın yaşamı hakkında çok önemli bir karar verecek olan kişi en doğru kişiyi seçmek için düşünmek, seçim yapmak durumundadır. Ancak aday zaten bu uzun ve çok aşamalı elinden gelenin en iyisini yapmış ve artık kendinden emin bir şekilde olumlu kararı bekliyordur.

İşte tüm sürecin işlediği iş görüşmelerinde bazı adaylar en son mülakata kadar her şeyi gayet başarılı şekilde götürüp son mülakatta bazı küçük hatalar yaparak işi kaybedebilmekteler. Bunun gerçekleşmemesi için adayların en son mülakatta 3 büyük hatayı yapmamaya özen göstermeleri gerekir.

1. Daha işe alınmadan son mülakatta, sanki oranın çalışanıymış gibi giyinmek
Her sektörün, hatta her iş yerinin bir üniforması olmasa da kendine has bir giyim tarzı vardır. Adaylar iş görüşmesine giderken hangi iş kolun olduğundan bağımsız bir şekilde ciddi ve profesyonel sınırlar içinde giyinirler. Ancak işe alınacağına kesin gözüyle bakan adaylar, son mülakata giderken sanki çoktan işe alınmış gibi giyinirler, bir önceki mülakata giderken gösterdikleri özeni göstermezler. Örneğin, kot pantolon, spor ayakkabı gibi rahat kıyafetler giyilerek gidilebilen bir işin son mülakatına kotla gitmek çok büyük bir hata olur. Adayı mülakatta bu şekilde gören işe alım uzmanı rahatlığa ve cürete şaşırır, belki birkaç tane şaka yapar, ancak kesinlikle olumlu bir etki yaratmak mümkün olmayacaktır.

Bunun yerine: Son mülakatlarda genellikle “büyük patronla” ya da insan kaynakları departmanı yöneticisi ile görüşme yapılmaktadır. İşte bu sebeple bu son aşamayı da en iyi şekilde geçmeye çalışmak önemlidir. Aday son mülakata giderken aslında en şık, en profesyonel, iş dünyasına en uygun kıyafetini giymelidir. Ancak daha günlük şık bir kıyafetin daha olumlu bir etki yaratacağına dair bir tüyo almış veya öyle bir izlenim edinmiş adayların, bir tık daha günlük giyinmelerinde sakınca yoktur.

2. İşe alım uzmanının arkadaşıymış gibi gereksiz bir samimiyetle davranmak
Bir aday, hangi koşulda olursa olsun işverenine, insan kaynakları uzmanlarına belli bir saygı ve mesafe çerçevesinde davranmalı, yaklaşmalıdır. Özellikle de daha işe alınmadan mülakat aşamasındayken, sadece birkaç kez görüştüğü bir yöneticiye fazla samimi yaklaşmak itici bir etki oluşturabilir. İşe alım uzmanları ne kadar içten yaklaşırsa yaklaşsın mülakata giden aday sadece masum bir tokalaşma yapması gerekirken, sanki kucaklaşacakmış gibi bir samimiyet içine girmemelidir. Bu bağlamda kişisel yaşamla ilgili ayrıntılı konuşmak, iş prosedürü dışına çıkan ifadeler kullanmak yanlış olacaktır.

Bunun yerine: Birkaç kez görüştüğünüz ve özellikle de size samimi yaklaşan bir insan kaynakları uzmanına tabi ki de bir robot gibi soğuk yaklaşmayın. Ancak profesyonel diyalog sınırlarını da korumaya özen gösterin. Bu bağlamda sıcak bir gülümseme, tokalaşma, bir oyun arkadaşı değil de saygılı bir iş arkadaşı şeklinde yaklaşım doğru olacaktır.

3. Arkadaşlara ve diğer tanıdıklara zaten çoktan işe alındığını söylemek

İş başvurusu olumlu değerlendirilmiş, ilk mülakat süreci çok sıcak ve doğru geçmiş, bir tek son mülakat kalmışsanız, aslında işe alınmak için neredeyse tüm şartları sağlamaktasınız. Ancak iş sözleşmesi yapılmadığı sürece adayın işe alınmayı garantilediğini düşünüp çevresindeki kişilere “işi kaptım” şeklinde anlatması yanlış olacaktır.

Bu zaten işi almak uğruna değil, sadece adayın kendisini kanıtlama çabası uğruna yapılan bir yanlıştır. Zira aday işe alındığı için arkadaşlarından gelen tebrikleri kabul ederken, başkası bu işin sözleşmesine imza atıyor olabilir. Hatta bazı adaylar daha son mülakata gitmeden “işe alındım, vaat edilen maaş çok yüksek, akşam bir yerlere gidip bunu kutlayalım” şeklinde ifadeler kullanabilmektedir. İşte bu durumda son mülakat da çok iyi geçer ve iş teklifi alınırsa sorun olmaz. Ancak tam aksi şekilde son mülakatta hiç de beklenmedik sorularla karşılaşıp tüm süreç bir anda negatife dönerse hem arkadaşlar arasındaki karizma yerle bir olacak hem de adayın işe alınma konusunda özgüveni büyük hasar görecektir. Zira işe alım uzmanları genellikle en kaotik ve stresli soruları bu son aşamada yöneltirler ve asıl eleme bu son mülakatta gerçekleşir.

Bunun yerine: Kişisel görüş ve izlenimlerinizden sıyrılın ve iş sözleşmesi önünüze sunuluncaya kadar hiçbir şeyden emin olmayın. Son mülakat evresine kadar gelebilmeniz kesinlikle büyük bir başarıdır. Ancak daha sonuçlanmadan sanki kazanmış gibi davranmak, konuşmak özgüven değil, aslında gereksiz bir “kendini beğenmişlik” örneğidir. Zira onlarca, belki yüzlerce aday daha bu aşamaya gelemeden elenmekte, büyük hayal kırıklığı yaşamaktadır. İşte tüm bunları hesaba katarak daha hiç ortada olmayan bir işi kutlamak, kazanılmamış bir parayı harcamak yerine arkadaşlara “görüşmeler olumlu geçti, işe alınmama son bir adım kaldı ve bu durum çok ümit verici” gibi bir açıklama yapabilirsiniz.

Uzun Süreli İşsizlikten Sonra Yeni Bir İş Görüşmesine Hazırlanma

Yaşam içinde aslında pek de beklenmedik olaylar, durumlarla karşılaşmak mümkündür. Öğrenim süresince pek çok kişi mezuniyetin ardından hemen iyi bir iş bulacağını ve okul bittikten sonra hiç parasız kalmayacağını düşünür. Şanslı bir azınlık için bu durum gerçekten böyle gerçekleşebilir. Ancak özellikle ülkemizdeki mezunların çoğunluğu için bu durum çok farklı gelişir. Zira üniversite hayatı başarıyla biter, ancak başvurulan pek çok şirketten olumlu yanıt, hatta hiç yanıt gelmez. Mezuniyet sonrasında çoğu kez uzun süreli bir işsizlik yaşanır. Başka bir durumda uzun süredir çalışmakta olunan iş yerinden her hangi bir sebeple ayrılan kişi, beklediğinden çok daha uzun zaman işsiz kalabilmektedir. Böyle durumlarda evde oturup iş ilanlarını takip etmek, firmaları dolaşıp iş aramak belli bir zaman sonra kişiyi yorar. Bu arayış, bekleyiş kişiyi ümitsizlik içine düşürdüğünden belli bir zaman sonra özgüven de zedelenir ve dolayısıyla yeni işler için heves, istek azalır ya da kalmaz. Bu olumsuz duruma düşmemek ve her an yeni bir iş görüşmesine hazırlıklı olmak için bazı önerilere uymakta fayda vardır.

uzun-sureli-issizlikten-sonra-yeni-bir-is-gorusmesine-hazirlanma

Uzun Süreli İşsizlikten Sonra Yeni Bir İş Görüşmesine Hazırlanma

  • Neden uzun süredir işsiz olduğunuz konusunda kendinize karşı dürüst davranın

Bir kişi iş bulamadığında ya da çok sevdiği işinden kovulduğunda genellikle işverenin suçlu, hatalı olduğunu düşünme eğilimindedir. Böyle düşünmek kısa süreli de olsa bireyi rahatlatır. Ancak bu düşünce tarzı aslında gerçeği inkardan başka bir şey değildir. Hiçbir işveren kendisine, şirketine faydalı olan bir çalışanını kaybetmek istemez ve istisnalar hariç genellikle işten çıkarılmaların geçerli bir sebebi vardır. Öncelikle bu işsizlik sürecinde sizin de payınız olduğunu, bir şeyleri hatalı yapmış olabileceğinizi kabul ederek kendinize karşı dürüst davranın. İşsiz kaldığınız süre içinde kendi kendinize düşündüğünüzde hatanın sizde olduğu kararına vardıysanız, bu sorunu çözmeniz kolay olacaktır. Kendinizde hatalı bulduğunuz davranış ve tutumları belirleyip onlardan kurtulma, vazgeçme amaçlı zihinsel çalışmalar yapabilirsiniz. Hatayı belirlediğiniz andan itibaren çözmeniz, düzeltmeniz de kolaylaşacaktır. Zira her şey hataların sorumluluğunu almakla yeniden başlayacaktır. Negatif ya da eksik yönlerinizi törpülemeye, tamamlamaya çalışın ve bir sonraki iş görüşmesine bunlardan kurtulmuş olarak gidin.

  • İşsiz kalmanızın gerçek nedenini doğru algılayın

İşten ayrılmanızın ya da atılmanızın nedeni tamamen size bağlı ya da sizden bağımsız olabilir. Örneğin iş yeriniz küçülmeye gidiyor ve sizin çalıştığınız departmanda elemana ihtiyaç kalmamış olabilir. Siz sadece yanlış zamanda yanlış yerde çalıştığınız için işsiz kalmış olabilirsiniz. Sizinle ilgili olmayan bir sebepten dolayı işsiz kalmak, sizin için çok sinir bozucu olabilir. Böyle bir durumda yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Sadece yeni işler aramaya devam edin ve bu süreyi sizin için hem zihinsel hem de performans açısından yararlı geçirmeye çalışın. Bu iş arama sürecinde sizi geliştirecek, niteliklerinizi artıracak kurs ve seminerlere katılarak hem özgeçmişinizi zenginleştirebilir hem de özgüveninizi pekiştirebilirsiniz. Bu sayede bir sonraki iş görüşmesine çok daha güçlü ve pozitif olarak katılırsınız.

  • Ayrıldığınız işin sizin için doğru bir iş olup olmadığını düşünün

Bir süredir çalıştığınız işten atılmış ve uzun süredir işsiz olabilirsiniz. Çalışmadığınız bu süreyi neden işsiz kaldığınızı düşünerek ve bir sonraki işinizde nasıl daha başarılı olabileceğinize kafa yorarak geçirmelisiniz. Örneğin en son ayrılmak durumunda kaldığınız iş, sizin niteliklerinize, yetilerinize uygun bir iş miydi sorusu bu aşamada çok önemlidir. Siz elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış olabilirsiniz. Ancak iş sizin yetilerinizi aşan nitelikler gerektiriyorsa ve bu işverenler tarafından fark edildiyse başarısız olup işten atılmış olmanız normaldir. Bu bağlamda size verilen işleri zamanında eksiksiz olarak yetiştirebiliyor muydunuz, çalıştığınız departmana ne kadar faydalı oluyordunuz gibi hususların düşünülüp akılcı yanıtlar bulunmalıdır. Objektif olarak baktığınızda o işte gerektiği kadar başarılı olamadığınıza karar verirseniz, bundan sonraki iş başvurularınızda başka alanlara yönelmenizde fayda vardır. Zira sizin niteliklerinize uygun olan işlerde daha başarılı olabileceğinizi ve bu sayede uzun süre aynı iş yerinde çalışabileceğinizi unutmayın. Böylelikle iş görüşmelerinde de kendinizi daha net ifade edebilir, o iş için en uygun kişinin siz olduğunuz konusunda ikna edebilirsiniz. Çünkü karşınızdakini her hangi bir konuda ikna edebilmeniz için öncelikle sizin o konuda ikna olmuş olmanız gerekir.

  • İş görüşmenizde neden işsiz kaldığınız sorulduğunda ne yanıt vereceğinizi bilin

Neredeyse her mülakatta adaya bir önceki işinden neden ayrıldığı, kendisinin mi ayrıldığı yoksa işten mi çıkarıldığı soruları yöneltilir. Bu soruya yanıt verirken öncelikle aklınızdan çıkarmamanız gereken husus, dürüstlüktür. Zira en son nerede çalıştığınız özgeçmişinizde yer aldığı için işverenin bunu öğrenmesi hiç de zor olmayacaktır. Ayrıca dürüst olursanız gelecekte her hangi bir konuda kaygı duymanıza gerek kalmaz. Bir önceki işinizden ayrılma sebebiniz her ne olursa olsun utanmadan, tereddüde düşmeden, kin ya da suçluluk hissetmeden gerçekçi bir şekilde yanıt verin. Bu sizin özgüveninizi, ne kadar net ve açık olduğunuzu göstereceği için, belki de beklenmedik derecede olumlu etki yaratacaktır.

Mülakatta Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Mülakatlar sizin belki de en çok hayalini kurduğunuz işe alınmanızın kapısını açacak en etkili anahtarlardır. Bu sebeple kendinize ve niteliklerinize ne kadar güvenirseniz güvenin, her şeyin mülakatı yapacak kişilerde olumlu izlenim uyandırmaktan geçtiğini unutmayın. Olası tüm mülakat sorularına verilebilecek en etkili, mantıklı yanıtları zihninize kazımış, olmak mülakat öncesinde yapmış olmanız gereken bir durumdur. Ancak her şeyin istediğiniz gibi, tam da yolunda gitmesi için mülakat gününde, esnasında da dikkat etmeniz gereken hususlar önem arz etmektedir. Zira tüm hazırlık ve bileşenler sizin o günkü size ayrılan kısa süre içinde yapabildikleriniz ve yapamadıklarınız etrafında şekillenecektir. Bu sebeple aşağıda anlatılmaya çalışılan etkenleri de göz önünde bulundurmakta fayda var.

mulakatta-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar

Mülakatta Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Mülakata çok erken ya da geç gitmeyin

Mülakata zamanında gitmek çok önemlidir. Bu bakımdan iş görüşmesinin olacağı günden önce görüşme yerine gidip adresi önceden kontrol etmekte fayda vardır. Bu sayede sizin yaşadığınız adresten oraya ne kadar sürede gidilebildiği hakkında bir fikriniz olur. Mülakat günü olası trafik sıkışıklıklarını da hesaba katarak evden çıkmanız yararınıza olacaktır. İş görüşmelerine adayın görüşme saatinden çok önce ya da görüşme saatinden sonra gelmesi işverenler için negatif bir algı yaratır. Zira görüşme saatinden yarım saat önce gelmiş bir adayın tedirgin, stresli olduğu düşünülür, zaten orada beklemek de adayı strese sokar. Bunun için görüşme başlamadan 5-10 dakika öncesinde gitmek çok daha olumlu bir izlenim uyandıracaktır. Görüşme saati geldiği halde adayın oraya gelmemiş olması ise tam bir fiyasko olabilir. Bunun için her türlü negatif olasılık düşünülerek yola çıkılmalı, tahmin edilen zamandan çok daha erken ulaşıldıysa yakınlarda bir kafede oturarak görüşme saati beklenmelidir.

  • Görüşmeye geç kalacaksanız mutlaka haber verin

Hiçbir aday iş görüşmesine geç kalmak, daha ilk randevuda olumsuz bir izlenim bırakmaz istemez. Ancak kimi zaman aksilikler üst süte gelir, beklenmedik koşullar oluşur ve randevu saatinde görüşmeye yetişemeyebilirsiniz. İşte böyle durumlarda geç kalacağınızı fark ettiğiniz anda, mutlaka görüşme için sizi arayan numarayı arayın ve gecikeceğinizi haber verin. Geç kalmak olumsuz bir etki yaratır elbette, ancak zamanında haber verirseniz durumu kurtarabilirsiniz. Bu durumda size o gün ya da başka bir gün için yeni bir randevu ayarlanacaktır.

  • Yanınızda mutlaka özgeçmişinizin birkaç örneği olsun

Görüşme yapacağınız firmaya siz özgeçmişinizi götürdünüz ya da internet üzerinden gönderdiniz ki, mülakata çağrıldınız. Görüşmeyi yapacağınız kişiler de sizin özgeçmişinizi ayrıntılı inceleyip sizi görüşmeye çağırdılar ve muhtemelen mülakat esnasında da özgeçmişiniz ellerinde olacak. Ancak her ihtimale karşı özgeçmişinizi yanınızda bulundurmalısınız. Bu sizin düzenli ve hazırlıklı biri olduğunuzu ve belki de bu iş görüşmesini önemsediğinizi gösterecektir. Bununla birlikte özgeçmişinizi sade, fakat şık bir dosyaya koymanız, bu şekilde elinizde bulundurmanız da olumlu bir izlenim yaratacaktır.

  • İş görüşmesini kiminle yapacağınızı bilin, kişi ya da kişilerin isimlerini doğru telaffuz edin

Mülakat için size randevu verme amaçlı arayan kişiden iş görüşmesi yapacağınız kişi veya kişilerin isimlerini mutlaka öğrenin. Mümkünse internet üzerinden onlarla ilgili araştırmalar yapın, bilgi edinin. Hatta sosyal medya hesapları açıksa onları incelemekte fayda vardır. Bu sizin daha iyi iletişim kurabilmenize yardımcı olacaktır. Ayrıca dilimizde bazı isimlerin telaffuzu ile ilgili sıkıntılar olabilmekte. Bunun için mülakatı yapacak olan kişilerin isimlerini doğru telaffuz edebilmek adına biraz uygulama yapmak iyi olacaktır.

  • Bakışlarınız, duruşunuzla özgüveninizi karşıya yansıtın

İşe alım uzmanları, adayların söylediklerinden çok yaptıklarına, davranış ve tutumlarına dikkat ederler. Zira adayların anlatacakları hikayenin büyük bir bölümü zaten özgeçmişlerinde yazmaktadır. Bunun için adaylar görüşme zamanını beklerken, görüşme salonuna girerken, orada konuşurken duruş ve tavırlarıyla kendilerine güvendiklerini hissettirmelidirler. Bu bağlamda salona girerken, otururken dik durun, tokalaşırken karşınızdakinin elini sıkı ve güçlü tutun.

  • Gülmeyin, ciddiyetinizi kaybetmeden gülümseyin

Pozitif bir duruş, bakış tüm ilişkilerde hayat kurtarıcı bir role sahiptir. Bu sebeple iş görüşmesi esnasında da olumlu tavrınızı yansıtabilmek adına somurtmayın, gülümseyin. Ancak bu görüşmenin sizin için önemini ve karşınızdaki kişi ya da kişilerin profesyonel olduklarını hatırlayarak ciddiyetinizden de ödün vermeyin. İş görüşmelerinde kahkaha atmak, gereğinden fazla neşeli bir tavır içine girmek yanlış anlaşılabilir. Bu bakımdan size sorulan soruları yüzünüzde hafif bir tebessümle dinlemek, ancak gayet ciddi bir tavırla yanıtlamak doğru olacaktır.

  • Doğal halinizden ödün vermeyin

Mülakata katılma amacınız o işe alınmak ve belki de yıllarca o iş yerinde çalışmak. Bu sebeple tavır ve tutum olarak en doğal halinizle soruları yanıtlamak, hikayenizi anlatmak en mantıklı olandır. İş görüşmesini yapan kişiler aslında tam olarak sizin kim olduğunuzu anlamaya çalışmaktalar. İşte bu sebeple siz de onlara ciddiyetinizi kaybetmeden doğal ve naif bir tavırla yaklaşmalısınız.

  • Özenli yanıtlar verin

Bir iş başvurusunda bulundunuz ve o işe alınmanız için bu mülakatın en olumlu bir şekilde bitmesi gerekmekte. Ortalama 5-10 soruya vereceğiniz yanıtlar, belki de sizin geleceğinizi belirleyecek. Bu sebeple yanıtlarınız çok özenli, mantıklı, doğru, etkili olmalıdır. Sorulara “evet, hayır” gibi yanıtlar vermek, açılması olası kapıları kapatabilir. Zira amaç sınırlı süre içinde kendinizi ve yeterliliklerinizi en iyi ifade etmek. Bu fırsatı iyi değerlendirebilmek için açık, net yanıtlar verin.

Mülakatlarda Beden Dilini Etkili Kullanma Sanatı

Mülakatlar birebir ya da grupla yapılan görüşmelerdir. Özgeçmişinizde kendinizi, kariyerinizi, geçmiş iş başarılarınızı nasıl anlattığınızın neredeyse hiçbir önemi yok. Asıl önemli olan mülakatta, işveren ya da insan kaynakları uzmanının sorularına nasıl yanıt verdiğiniz ve onlarda nasıl bir izlenim bıraktığınızdır. Zira bir iş başvurusunda bulunuyorsanız, elbette ki o işin gerektirdiği akademik eğitime ve deneyime sahip olmalısınız. Sıra iş görüşmelerine geldiğinde iş gayet karmaşık ve çok bileşenlidir. Mülakatta konuşma, iletişim kurabilme, kendine güvenme, o işin gerektirdiği gibi giyinme, ses tonu, jest, mimik ve beden dilini etkili olarak kullanabilme gibi çok fazla etken birlikte değerlendirilir. Siz olası tüm mülakat sorularına verilebilecek en mantıklı, etkileyici yanıtları belleğinize kazımış, en şık kıyafeti giymiş olabilirsiniz, beden dilinizi doğru kullanamıyorsanız diğer adaylardan bir adım geride kalırsınız. İşte bu sebeple bedenin inceliklerini öğrenmek ve mülakatta bu düzlemde tutum sergilemek faydalı olacaktır.

mulakatlarda-beden-dilini-etkili-kullanma

Mülakatlarda Beden Dilini Etkili Kullanma Sanatı

Göz teması kurmak önemlidir, ancak dik dik bakmak iticidir

Her kim ile konuşuyor olursanız olun, göz teması kurmak iletişiminiz güçlü kılacaktır. Özellikle birisi size soru soruyorsa ve o kişi sizin işe alınmanızı sağlayacaksa onunla konuşurken mutlaka gözlerine bakmalısınız. Ancak burada bahsedilen göz teması gözünün içine dik dik bakmak şeklinde olmamalı. Aksine insan kaynakları uzmanı size soru soruyorken ve siz soruya yanıt veriyorken gözlerinizi ondan kaçırmayın. Fakat sorunun yanıtını düşünürken aşağıya, yukarıya değil, tam karşı yöne doğru bakmaya çalışın.

Bacakları, ayakları sallamak dikkat dağıtıcıdır ve stres içinde olduğunuzu gösterir

Pek çok kişi stres halindeyken ya da bir şeyler düşünüyorken bacalarını veya ayaklarını sallar. Bu tıpkı tırnak yemek gibi bir alışkanlıktır, istemsizce ve farkında olmadan yapılır. Günlük hayatta bunun çok fazla bir zararı görülmese de, bir iş görüşmesinde bacakları, ayakları sallamak karşınızdaki kişiye özgüven eksikliğiniz olduğu, stresli olduğunuz izlenimini verir. Hatta bazı araştırmacılara göre konuşurken ayaklarını, bacaklarını sallayan insanların yalan söyleme potansiyelleri de çok yüksektir. Bu bakımdan mülakatta ayaklarınızı, bacaklarınızı sandalyede, koltukta sabit tutmaya çalışın.

Ellerinizi saklamayın, hatta bizzat kullanın

Stres içindeki, gergin insanlar çoğu zaman ellerini nereye koyacaklarını bilemezler. Bu sebeple iş görüşmelerinde ellerini masanın altında tutmaya çalışan, bacaklarının arasına sıkıştıran, ellerini ovuşturan kişilerle karşılaşmak mümkündür. Bu tür görüntüler mülakatı yapan kişi için olumsuz ve itici olabilmektedir. Oysaki eller kişinin kendini ifade etme, iletişim kurma sürecinde beden dilinin çok önemli bir parçasıdır. Konuşurken ellerini, kollarını aktif kullanan kişiler kendilerini çok daha rahat ve doğru ifade edebilirler. Bu yüzden mülakatta ellerinizi, kollarınızı rahat bırakın ve onların da iletişime katılmasına izin verin.

Tokalaşırken güçlü ve özgüvenli olun

Tokalaşmak neredeyse tüm iletişimlerin başlangıç adımını oluşturmaktadır. Tokalaşırken kendinden emin ve güçlü olan kişiler, karşısındakilere tüm enerjisini nakledebilirler. Kendisine, yeteneklerine, o işi almaya olan isteğine güvenen kişi tokalaşırken elinin tamamını, tüm parmaklarını kullanır ve karşısındakinin elini sıkıca kavrar. İşte tam da o anda doğru bir iletişim başlamış olur.

Yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak iyi gelecektir

Ne kadar profesyonel olursa olsun hiç kimse, çatık kaşlı, suratı asık birinden pozitif bir elektrik alamaz. Mülakatı yapan kişiyi olumlu etkilemek ve görüşmeyi olumlu bir şekilde sürdürmek istiyorsanız mutlaka yüzünüzde yumuşak bir gülümseme olmalıdır. Kesinlikle gülerek ya da somurtarak değil, sadece hafifçe gülümseyerek selamlaşın, sorulara yanıt verirken daha ciddi bir tavır takının, aralarda yine yüzünüze pozitif bir tebessüm takının.

Dik bir duruş güçlü bir başlangıçtır

Görüşme salonuna girerken, insan kaynakları uzmanıyla tokalaşırken, görüşme esnasında otururken mutlaka omuzların vücudun dik durması önemlidir. Dik duruş, öz güvenin göstergesidir ve sizi hem güçlü gösterir hem de güçlü kılar. Bununla birlikte beden dilinde dik duruş; sizin iletişime açık olduğunuzu, o işi almaya hazır olduğunuzu gösterir. Oysaki omuzlar düşük kambur durmak, oturmak size hükmedilmesine izin verdiğiniz şeklinde bir algı yaratabilir.

Saçlarla oynamak, dikkat dağınıklığı göstergesidir

Bireyler bir şeyler düşünürken genellikle saçlarıyla oynama eğilimindedirler. Evde ya da işe yalnızken saçlarla oynayarak düşünmenin her hangi bir sakıncası olmayabilir. Ancak mülakat esnasında saçıyla oynayan adaylar, ilgisiz, dikkatsiz ya da düşüncesiz bir izlenim verirler. İş görüşmesine giderken saçlarınıza sizce en uygun olan modeli verin ve görüşme sonuna kadar bir daha saçlarınıza dokunmayın.

Jest ve mimiklerinizi kontrol altında tutun

Günlük yaşamda gözleriniz, kaşlarınız, ağzınız, dudaklarınız o anki ruh halinize göre şekilden şekle girer. Bunlar kimi zaman sempatik, ancak çoğu zaman da fazlasıyla kişisel ve belirgindir. İş görüşmesi, kısıtlı zaman içinde kendinizi en iyi, en etkili, en net olarak ifade etmeniz gereken süreçtir. Telafisi olmayan bu sürecin en başarılı şekilde geçebilmesi için, duygularınızı ve mimiklerinizi kontrol altında tutmanız gerekir. Zira gereğinden daha abartılı bir kaş hareketi, dudak bükme, burun kıvırma itici olacaktır. Bu bakımdan daha sakin ve küçük tepkiler vermeye çalışın.

Mülakata Hazırlanmaya Nereden Başlanır?

Mülakat; adayın sadece akademik eğitimi, iş deneyimlerini değil, yaşama bakışını, tavır ve tutumlarını, gelecek hedeflerini de anlama amaçlı yapılmaktadır. Mülakat için ayrılan sınırlı süre içinde adayın, kendisi ve yeterlilikleriyle ilgili en doğru, gerçekçi ve etkili imajı çizebilmesi gerekmektedir. İşte bu doğru etkiyi oluşturabilmek, adayın zihinsel ve sosyal olarak hazırlıklı olmasına bağlıdır. Bu hazırlık süreci ne kadar uzun bir geçmişe dayanırsa, adayın mülakatta başarılı olma ihtimali o kadar yüksek olur. Bu bakımdan iş yaşamına, mülakata hazırlık süreci aslında üniversite kampüsünde başlamaktadır. Öğrenim görülen üniversite hangi ilde, hangi çevrede olursa olsun üniversitenin bir kariyer ofisi, mezunlara iş bulabilme kaynakları bulunmaktadır. Zaten bir üniversite öğrencisinin dışa dönük, iletişime açık, tüm olanaklardan haberdar olması gerekmektedir. Zira bu eğitim sürecinin sonunda her bireyin iş bulması, kendisine en faydalı olacak şekilde kariyer oluşturması hedeflenmektedir. Bu bağlamda başarılı bir kariyer sahibi olmak isteyenlerin doğru zamanda, doğru yerde, doğru araştırmaları yapmış olmaları, gerekli yönlendirmeleri almış olmaları esastır.

mulakata-hazirlanmaya-nereden-baslanir

Mülakata Hazırlanmaya Nereden Başlanır?

Potansiyel işverenler hakkında bilgi edinilmeli

Ülkemizde gençler, daha ortaöğretim aşamasında iken onlar için doğru öğrenme alanlarına yönlendirilmiş olmaları önemlidir. Örneğin ortaöğretimin ilk yıllarında öğrencinin yetileri, yapabilirlikleri ve potansiyeli niteliksel olarak ölçülmeli ve öğrenci bu bağlamda yönlendirilmelidir. Bu eğitimin ardından seçilecek üniversite ve bölüm de aynı düzlemde, bireyin başarılı olabileceği doğrultuda belirlenmelidir. Tüm bunlarla birlikte üniversite eğitimi esnasında öğrenciler, üniversitenin ve bölümün sunduğu olanaklar konusunda mezuniyet öncesinde bilgi, fikir, algı sahibi olmalıdırlar. Her bölümün mutlaka iş alanında potansiyel kariyer olanakları bulunmaktadır. Hatta pek çok üniversitede işverenler şirket tanıtım toplantıları yaparlar, İşte bu toplantı ve seminerlerin tarihleri, programları öğrenciler tarafından takip edilmelidir. Bu etkinlikler için mutlaka zamanında kayıt yaptırılmalı, bunlarla ilgilenildiği akademisyenlere de hissettirilmelidir.

Potansiyel işverenlerle görüşme olanakları yaratılmalı

Ülkemizde genellikle üniversite eğitimi tamamlandıktan sonra, birey bir süre gezer, dinlenir işsizliği tam olarak hissedince, fark edince iş aramaya başlar. Ancak kariyer planlama, işe başlama süreci öğrencilikte özellikle de son sınıfta başlamalıdır. Üniversite son sınıfta öğrenim gören bir genç kendi şehrinde ya da ülke içinde, ülke dışında kendi eğitimine uygun işverenlerle iletişime geçmeye çalışmalıdır. Bu süre içinde öğrenci mümkün olduğunca fazla sayıda şirketle görüşmeli, bu bağlamda araştırmalar yapmalıdır. Öğrenim gördüğü alan buna uygunsa part time çalışabileceği işler, staj olanakları öğrenci tarafından araştırılmalı, mümkünse son sınıfta kendi alanıyla ilgili deneyim ve fikir kazanabileceği fırsatlar yaratmalıdır.

İş aramak, iş görüşmesine hazırlamak sistematik bir planlama gerektirir

İş aramak; aslında internet ortamında firmalara özgeçmiş göndermekten ibaret değildir. Doğru işi bulmak için doğru zamanda başlamak, belli bir sistematik program izlemek, nereden ve nasıl başlayacağını bilmek gerekir. Bunun için profesyonel bir yardım almak, üniversitelerin kariyer planlama ofisleriyle iletişime geçmek önemlidir. Bilgi almak istenen şirketlerden randevu talep edilmeli ve mutlaka zamanında görüşmeye gidilmelidir. Bu bağlamda üniversitelerdeki öğretim kadrosundan, kariyer ofislerinden ve muhtemel işverenlerden öneriler almak, bu doğrultuda yol izlemek faydalı olacaktır. çalışmak istenen iş kolunun üniversite eğitimi dışında ekstradan talep ettiği yeterlilik alanları varsa, daha öğrenim hayatını bitirmeden bu alanlarda kurs, seminer ve eğitim toplantılarına katılmak önemlidir. Örneğin üniversitenin öğrencilerine sunduğu yurtdışı dil eğitimi programlarına başvurmak ve bunlar sayesinde daha mezun olmadan özgeçmişe eklenebilecek artılar edinmek gerekir. Bunun yanında dijital bir dünyada yaşadığımız gerçeğinden yola çıkılarak sadece basit ofis programlarını kullanmak yetmez. Uzmanlık ve ekstra bilgi gerektiren bilgisayar programlarının kurslarını almak, kendini bir tık daha fazla geliştirmek ve özgeçmişi işe yarar niteliklerle doldurmak gerekir. İşte tüm bunlar için de bir profesyonelden kariyer planlama ile ilgili yardım alma ihtiyacı doğmaktadır. 

Geçen yılların mezunlarından tavsiye almak gerekir

Üniversite öğrencilerinin olası iş potansiyelleri konusunda bilgi alabilecekleri en etkili kaynaklardan birisi, o bölümün eski mezunlarıdır. Daha önceki yıllarda mezun olan öğrencilerin hangi yolları izleyerek iş aradıkları, hangi alanlarda nelerle karşılaştıkları, bu konuda en doğru yolun hangisi olduğu konularında en mantıklı ve gerçekçi bilgiler bu şekilde toplanabilir. Bu sayede zaman kaybı daha aza indirilebilir.

Mülakat Sorularına Verilebilecek Etkileyici Yanıtlar

Mülakat, süresi kısıtlı bir görüşme olduğu için, bu kısa zaman diliminde aday kendisini en etkileyici şekilde anlatabilmeli, ifade edebilmelidir. Mülakatların telafisi olmadığından, her soruya verilen yanıt, her bir jest, mimik ekstra önem taşımaktadır. Her mülakatta sorulan sorulara verilebilecek en mantıklı, en etkileyici yanıtlar daha önceden öğrenilip kullanılabilir. Ancak mülakatların kritik soruları, diğerlerine göre bir tık daha zorlayıcı ve adayları eleyici özellik göstermektedir. İş başvurusu yapan adayların cvlerinin ne kadar dolu, etkileyici olduğundan çok, mülakat sorularında bahsi geçen olağandışı durumlara verilecek yanıtların önemli olduğu düşünüldüğünde mülakatın değeri biraz daha iyi anlaşılabilmektedir. Bu bakımdan mülakata giden kişi işe alım uzmanlarının kendisine yöneltebileceği her türlü soruya hazırlıklı olmalı, bu sorulara verilebilecek en mantıklı, en etkileyici yanıtlar üzerinde kafa yormalıdır.

mulakat-sorularina-verilebilecek-etkileyici-yanitlar

Mülakat Sorularına Verilebilecek Etkileyici Yanıtlar

1. Yoğun bir iş döneminin nasıl üstesinden gelirsiniz?

Bu soru adayın, davranışsal, tutumsal yönünü ölçme odaklıdır. Her şeyin yolunda gittiği bir iş yerinde çalışmak kimse için bir sorun teşkil etmez. Ancak her iş yerinde olayların çığırından çıktığı, işlerin biriktiği, yetiştirilmesi gereken işlerin üst üste geldiği durumlar yaşanır. İşe alım uzmanlarının da asıl merak ettiği nokta, adayın böyle anlarda nasıl bir yol izleyeceğidir. Bu soruya “Ben çalışkan biriyim, tüm işleri halledebilirim” gibi bir yanıt vermek, işe alım uzmanı için hiç de gerçekçi ve etkileyici bir yanıt olmaz. Ancak “İşleri önceliklerine göre sıraya koymak her daim akıllıca olacaktır. Tüm işleri aynı anda yapmaya çalışmak yerine, aciliyet durumlarına göre çalışmak yoğunluğu azaltacaktır” şeklinde yanıt verilmesi etkileyici olabilir. İşe alım uzmanları şirkete en çok çalışanı değil, en mantıklı, en akıllı çözümleri olanı almak isterler.

2. Bu iş pozisyonu için nitelikleriniz biraz fazla değil mi?

Eğer işinizde deneyim süreniz ve akademik eğitiminiz genelin bir tık daha üzerindeyse bu soruyla karşılaşma olasılığınız yüksek. Bu soru aslında sizin bu işte sıkılıp sıkılmayacağınızı, daha önceki işlerinize göre belki bir tık daha kolay ya da az nitelik gerektiren işle tatmin olup olamayacağınızı öğrenmek için sorulmaktadır. Siz bu işi gerçekten istiyorsanız, işe alım uzmanını bu konuda ikna etmeniz gerekebilir. Bu bağlamda “Bu işten daha yoğun ve zor olan işleri başarmış olmam sizin için de bir avantaj olabilir. İşinde çok tecrübeli biriyle çalışmak şirketinize fayda sağlayacaktır” gibi yanıtlar karşınızdaki kişi ya da kişileri ikna edebilir. Bu konuda olası yanlış anlama ya da kafa karışıklıklarını önlemek adına “Tecrübeli olduğum alanda daha mutlu ve başarılı olabileceğime inanıyorum. Bu işyerinin sunacağı maddi imkanlar benim için cezp edici” şeklinde ifadeler de kullanılabilir.

3. Bir işi zamanında bitiremezseniz nasıl bir yol izlersiniz?

Bu soruya verilen yanıta göre adayın kriz dönemindeki, az zaman, çok iş durumdaki davranışsal eğilimi ölçülmeye çalışılır. Zira hemen herkesin işlerini yetiştiremediği, bitiremediği dönemler olmaktadır. Ancak bununla başa çıkma yöntemi kişinin profesyonellik derecesini gösterir. İşe alım uzmanları, adayın sorunları ele alma biçimlerini, çözüm stratejilerini bu soruya verilen yanıtla anlayabilecektir. Adayın “Ben bana verilen bütün işleri zamanında yetiştiririm. Yöneticim nasıl takdir ederse o şekilde çalışırım” gibi yanıtları işe alım uzmanı için sıkıcı, itici ve gerçekdışı olmaktadır. Ancak  “Başarmam gereken bir proje varsa, zamanında işleri öncelik sırasına koyarak, yapılacağı günleri de belirlemiş olurum. Bu sayede bitirmekte sorun yaşamam. Projeyi zamanında bitirememişsem mantıklı ve makul bir sebebim bulunmaktadır. Yöneticileri de geciktiğim bu süre içinde sebepten haberdar etmiş olurum” şeklinde daha gerçekçi yanıtlar verilebilir.

4. Hobileriniz nelerdir?

Çok basit bir soru gibi görünse de aslında hobiler, kişiler hakkında en fazla bilgi, ipucu veren hususlardır. Zira çalışma saatleri içinde herkesin ne yaptığı genel olarak bellidir. Ancak iş dışında kişilerin eğlenmek, zaman geçirmek için ilgilendikleri alanlar karakterlerini, yaşama bakışlarını gösterir. Aslında işe alım uzmanlarının kimler olduklarını biliyorsanız ve internet ortamında biraz araştırdıysanız onlarla ortak olabilecek hobilerden bahsetmeniz faydalı olabilir. Ne kadar profesyonel olursa olsun mülakatı yapan kişiler de duygusal anlamda bir yakınlık hissedebilirler. Bunun dışında hırslı, rekabetçi olduğunuzu hissettirecek hobiler yerine daha genele hitap eden, sıradan hobilerinizi anlatmanız doğru olacaktır. Özellikle takım ruhunu yansıtan, doğa ile özdeş hobiler bir tık daha olumlu izlenim yaratabilir.

5. Çalışma tarzınızı nasıl açıklarsınız?

Bir şirkete alınacak kişide aranan en önemli özellikler pozitif yaklaşım, takım ruhuyla iş birliği içinde çalışabilme ve çözüm odaklı düşünebilmedir. Aslına bakılırsa mülakatta vereceğiniz tüm yanıtlarda öncelikle bunları zihninizden geçirin. Özellikle de çalışma tarzınız sorulduğunda hızlı karar verebilen, rahatlıkla organize olabilen ve edebilen, proje bazlı çalışmayı seven bir kişi olduğunuzu belirtmek faydalı olacaktır.

Mülakat Hangi Bölümlerden Oluşur?

Mülakat, iş başvurusunda bulunan kişinin özgeçmişi incelendikten sonra işe alınması için insan kaynakları uzmanıyla yapılan bir görüşmedir. Mülakatta kişinin geçmişi, kariyeri, akademik başarılarını kendi cümleleriyle anlatması istenir. İşin gerektirdiği sosyal ve akademik yetilere sahip olup olmadığını öğrenmek için adaya sorular yöneltilir. Bu sorulara verilen yanıtlara göre adayın o iş için uygun olup olmadığına karar verilir. Mülakatlar her iş kolunun ve pozisyonunun gerektirdiği nitelikler doğrultusunda farklı şekiller alsa da genel olarak belli ana bölümlerden oluşur ve belli aşamaları takip eder. İş görüşmesine gidecek olan kişi tam olarak ne istediğinin ve kendi yeterliliklerinin farkında olursa mülakatın gidişini kendi lehine değiştirebilir. Bunun için öncelikle genel mülakat aşamaları hakkında fikir sahibi olmak ve o doğrultuda mülakata hazırlanmak faydalı olacaktır.

mulakat-hangi-bolumlerden-olusur

Mülakat Hangi Bölümlerden Oluşur?

Mülakata giriş

Mülakatın başında kişinin görüşme salonuna dik bir duruş ve kendinden emin adımlarla girmesi ve insan kaynakları uzmanlarıyla güçlü bir şekilde tokalaşması önemlidir. Aday, mülakatı yapan kişi ile tanışır ve arada iletişimsel bir yakınlık kurmaya odaklanır. Bu aşamada adayın iletişime açık, güler yüzlü bir tutum sergilemesi mülakatın gidişatı açısından önem taşımaktadır. Görüşmenin başlangıç bölümünde adayın sıcak ve samimi bir tutum sergilemesi, ancak saygı çerçevesinden de ayrılmaması gerekir. Burada aradaki ince çizgiyi korumaya çalışmakta fayda vardır. Aksi halde görüşme olumsuz bir algıyla başlayabilir ve unutulmamalıdır ki, ilk izlenim daima önemlidir.

Adayın eğitim ve iş geçmişinin değerlendirilmesi

Burada öncelikle adayın kendi akademik kariyerini ve geçmiş iş deneyimlerini kendi cümleleriyle anlatması istenir. Bu esnada adayın seçtiği sözcükler, dili kullanım şekli, eğitim ve iş yaşantısı ile ilgili öne çıkardığı detaylara özellikle dikkat edilir. Bunun için görüşmeye gitmeden önce mutlaka başvurduğunuz iş kolu ve sizin niteliklerinizin hangilerinin örtüştüğü konusunda zihninizde bir planlama yapın. Daha çok o işle ilgili olan detayları anlatmaya özen gösterin. Zira mülakatta süre sınırlı olduğu için o işle bağlantılı olmayan ayrıntılarla zaman kaybetmemeniz önemlidir. Ayrıca anlatım esnasında adayın vücut dilini kullanma şekli, jest ve mimikleri mülakatı yapanlar tarafından ayrıntılı olarak incelenir. Bu sebeple özgüveninizi yansıtacak, doğru söylediğiniz konusunda kuşku yaratmayacak ve dikkatinizi dağıtmayacak şekilde tutum sergilemeye özen gösterin. Aksi halde dudaklarınız başka şeyler anlatırken, beden diliniz tam tersi bir imaj çizebilir. Altını çizmekte fayda vardır ki; insan kaynakları uzmanlarının çoğunluğu beden dili konusunda eğitim almış kişilerdir. Tüm bunlara ek olarak bu aşamada adayın özgeçmişindeki bilgiler de yeniden gözden geçirilerek çeşitli sorular yöneltilir ve bu sorulara verilen yanıtlar doğrultusunda adayın işe alım için uygun olup olmadığına dair veriler toplanır. Tabi ki adayın özgeçmişini tam olarak doğru ve eksiksiz hazırlamış olması çok önemlidir. Zira özgeçmişinde yazanların bir tanesi konusunda bile kuşku duyulan adayların işe alınmaları pek de mümkün olmayabilir.

Aday ve işe alım uzmanı arasında tartışma

Bir önceki aşamada adayın bahsettiği akademik eğitimi, iş deneyimleri, sergilediği kişilik özellikleri ve belirlediği kariyer hedefleri ayrıntılı olarak incelenir. Bu aşamada mülakatı yapan kişi ya da kişiler adayın özellikleri ve iş pozisyonunun gerektirdiği niteliklerin birbiriyle uyumlu olup olmadığını değerlendirmeye çalışır. Bu bağlamda doğru karar verebilmek adına adaya daha detaylı sorular yöneltilir. Özellikle adayın gizli kalmış, yeterince açığa çıkmamış olumlu ve olumsuz özelliklerini gün yüzüne çıkaracak şaşırtıcı, tuzak sorular yöneltilebilir. Burada adayın kriz durumlarıyla başa çıkabilme, onları yönetebilme nitelikleri ölçülür.

Mülakatın sonlandırılması

Bu aşamada işe alım uzmanları adaya son sorularını sorarlar ve adayın her hangi bir sorusu varsa onu yanıtlarlar. Aslında belki de mülakatın en can alıcı anları kapanış aşamasıdır. Adayın mülakatı yapanlara yönelteceği sorular onun bu işi ne kadar çok istediği ya da işle ilgili ne kadar farkındalığı, bilgisi olduğunu gösterir. Eğer mülakat olumlu geçmişse aday, bundan sonra hangi aşamalardan geçeceği, sürecin nasıl işleyeceği konularında bilgilendirilir. Ancak olumsuz ilerlemiş bir mülakatsa çok fazla bir açıklama yapılmaz ve klasik “biz size döneriz” ifadesi kullanılır. Mülakat nasıl geçmiş olursa olsun görüşmeyi uzatabilmek adına gereksiz bir konuşma sürecine girmeyin, gülümseyin, tıpkı en başında olduğu gibi dik ve güçlü bir duruşla tokalaşın. Artık bundan sonrası sizin kontrolünüzde değildir. Yapılacak tek şey beklemektir.

İşverenler Mülakatta Adaylarda Ne Ararlar?

Bir iş ilanı oluşturulurken adayların sahip olmaları gereken minimum kriterler belirtilmektedir. Örneğin üniversitelerin hangi bölümlerinden mezun olunması gerektiği, yaş sınırı, iş deneyimi gibi nitelikler iş başvuru formunda ve ilanında yazar. Ancak işe alınmada bunların yanında asıl önemli olan detaylar göz önünde bulundurulur. Zira genel vasıfları uymayanlar zaten başvuru yapmaz, vasıfları uyanlar da yüzlerce başvuru yapar. Bu kadar çok sayıdaki başvuru arasından en iyisini bulmak da tamamen mülakat sonucuna bağlıdır. Bu sebeple işe alınmak isteyen adayın sadece asgari gereklilikleri değil de adayın kendisine ekstra olarak ne kattığı mülakatta çok önemlidir. İşte bu detaylı nitelikler sizin mülakattaki başarı oranınızı belirleyecektir.

isverenler-mulakatta-adaylarda-ne-ararlar

İşverenler Mülakatta Adaylarda Ne Ararlar?

1. Ağırbaşlı, olgun olun

İşverenler kendi bünyelerine katacakları kişilerin ayakları yere basan, olgun bireyler olmalarını isterler. Heyecanını yatıştıramayan, hemen her söze atlayan adaylar hiçbir iş kolunda çok fazla tercih edilmezler. Bu sebeple sorulara verdiğiniz yanıtlarla, oturuşunuz, duruşunuzla ağırbaşlı, olgun, karakteri yerleşmiş biri olduğunuzu karşı tarafa iletebilmeniz gerekir.

2. İletişime açık bir tavır takının

Sizin işe alınmanız konusunda söz sahibi olan kişilerle etkili bir iletişim kurmanız çok önemlidir. Hatta görüşme anını beklerken orada bulunan diğer çalışanlar ve adaylarla da iletişime girmeniz sizin için olumlu bir hava yaratacaktır. Görüşme anında da kendinizi içe kapatmamaya, el, kol hareketleriniz, vücut diliniz ve sorulara verdiğiniz yanıtlarla da iletişime açık olduğunuzu, kolay iletişim kurulabilen bireyler olduğunuzu gösterin.

3. Dürüst olun

İş görüşmelerinde kimi zaman mülakatı yapan kişiler, adayların ne kadar dürüst olduklarını görmek için tuzak sorular yöneltebilirler. İşe alım uzmanları vücut dili, jest, mimiklerin anlamları konusunda eğitimli bilinçli kişilerdir. Bu sebeple söyledikleriniz doğru değilse, beden diliniz sizi ele verebilir. Başka bir açıdan bakıldığında görüşmede gerçeğe uygun olmayan bir şey söylediğinizde işe alınmış olursanız, ileriki dönemlerde bu ortaya çıkabilir. Böyle durumlar da sizi zora sokabilir. Bu bakımdan size yöneltilen sorulara en açık ve doğru yanıtları vermeniz sizi gelecekte koruyacaktır.

4.Özgüvenli ve dengeli bir tutum sergileyin

Kendine ve yeterliliklerine güvenen bir adayın mülakattaki başarı şansı çok yüksektir. Ancak bu özgüven içi boş değil, aksine altı sağlam temellere dayanan bir güven olmalıdır. Dengesiz tavırlar sergileyerek her şeyi yaparım, başarırım havası iş görüşmelerinde genellikle olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Bu sebeple dengeli ve sağlam dayanaklı bir özgüven sizin işe alınmanızı sağlayacaktır.

5.Koşullara adapte olabileceğinizi gösterin

İşe alınmak isteyen kişinin kesinlikle kendi prensipleri olmalı ve bunu karşıya yansıtabilmelidir. Ancak iş, yoğun ve stresli bir ortamdır ve bu alanda katı kurallar çoğu zaman işe yaramaz. Özellikle çalışma ortamında esnek olabilmek, kurallara sadık kalarak koşullara göre de yön alabilmek önemlidir. İşe alım uzmanları sizin bu yönünüzü de keşfetme adına sorular yönelteceklerdir. Yoğun, stresli, kimi zaman kısıtlı koşullara da adapte olabileceğinizi fark ettirmeniz gerekir.

6. Gerektiğinde inisiyatif alabileceğinizi hissettirin

Sizin başvuru yaptığınız pozisyon çok fazla liderlik gerektirmiyor olabilir. Ancak bir grup, takım içinde çalışacak kişilerde mutlaka liderlik özellikleri aranır. İşe alınacak kişi gerektiğinde inisiyatif alabilmeli, olayı yönetip yönlendirebilmelidir. Bunun için size yöneltilecek sorulara yanıt verirken liderlik özelliklerinizi de ön plana çıkaracak bir tutum sergileyin.

7. İş için istekli olduğunuzu belli edin

Bir işte başarılı olabilmek için öncelikle o işi yapmayı çok istiyor olmak gerekir. Görüşme esnasında, bu işi ne kadar çok istediğinizi işe alım uzmanlarına hissettirmeniz gerekir. Sizin istekli ve hevesli olduğunuzu gören işverenler de size karşı daha olumlu ve ılımlı bir tutum sergileyeceklerdir.

8. Öğrenmeye ve yeniliklere açık olduğunuzu gösterin

Özgeçmişinizdeki bilgiler sizin bu iş için yeterli bir aday olduğunuzu gösteriyor olabilir. Bu da iş görüşmesine giderken sizin özgüveninizi ve motivasyonunuzu yüksek tutacaktır. Ancak iş görüşmesinde “ben zaten biliyorum, en iyisi benim” tarzında bir yaklaşım sizi itici gösterecektir. Bunun yerine yine kendinize güvenin, fakat yeniliklere açık olduğunuzu, öğrenmek ve gelişmek istediğinizi de belirtin. İşe alım uzmanlarının iş ve başvurduğunuz pozisyonla ilgili anlattıklarını can kulağıyla dinleyin ve bu konuda kendinizi geliştirmek istediğinizi, varsa eğitimlere de gönüllü olarak katılacağınızı hissettirin.

9. Takım çalışmasına yatkın olduğunuzu hissettirin

Bir iş yerinde işe alınmak, uzun süre orada çalışmak istiyorsanız mutlaka takım çalışmasından ve onun gerektirdiklerinden haberdar olmanız gerekir. Günün büyük bir bölümünü iş yerinde pek çok kişi ile birlikte geçirecek olan kişilerin iletişime açık ve işbirlikçi çalışmaya yatkın olmaları önemlidir. “Ben bilirim, ben yaparımcı” anlayıştan uzak, “birlikte çalışırsak daha başarılı oluruz” anlayışına yakın olmak gerekir. İşte bu bir olabilme, takım olabilme ruhuna sahip olduğunuzu mülakatta hissettirmeniz sizin için artı puan olacaktır.

10. Kendinize özgü becerileriniz varsa bahsedin

Bir iş pozisyonu için adayların sahip olmaları gereken nitelikler bellidir ve bunları karşılamayanlar zaten görüşmeye çağrılmazlar. Bunların dışında genel olarak iletişime açık, özgüvenli, istekli ve dengeli olma gibi nitelikler de mülakatlardaki başarıyı kesinlikle artırmaktadır. Ancak bunlara ek olarak sizi diğer adayların bir tık daha önüne geçirebilecek özel yetenek ve eğitimlerinizin de bahsinin geçmesi önemlidir. Örneğin kişisel gelişim adına aldığınız kurslar, varsa yaptığınız takım sporları ya da bireysel sporlar, katıldığınız zihinsel gelişim etkinlikleri gibi pek çok özellik, beceri size daha olumlu yaklaşılmasını sağlayacaktır. Bu sebeple mülakatta böyle artılarınızı da göz ardı etmeyin.

Stres Mülakatı Soruları – Stressiz Mülakat Olmaz

Stres mülakatları aslında içerik olarak normal mülakat sorularından çok farklı olmasa da bu mülakat yöntemi ile gergin ortam yaratılarak adayın bu baskı altında davranışları ölçülmeye çalışılır. Mülakat süresince adaya kendini değersiz hissettirecek ,aşağılaycı mimikler kullanılarak aday yıpratılmaya çalışılır.

Stres mülakatlarında sorulan mülakat soruları diğer mülakatlardan farklı değildir:

Stres Mülakatı Soruları

Bu işe sizi neden almalıyız?

Önümüzdeki 5 yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?

Bu pozisyon için düşündüğünüz maaş nedir?

Şirkete neler katabileceğinizi düşünüyorsunuz?

Şirketin yaptığı iş hakkında ne düşünüyorsunuz?

gibi sorular gelebilir.

Bu mülakat soruları ile başa çıkmak için iş görüşmesine gitmeden önce mutlaka şirketin faaliyetleri ve yapısı ile ilgili internetten araştırma yapın.

Stres mülakatlarında mülakat sorularının dışında, bulunduğunuz ortamda da stres yaratmaya çalışabilirler. Örneğin sizi mülakat öncesi rahatsız bir bekleme odasına alabilirler. Mülakatı bilinçli olarak geç başlatıp sizi bekleterek sinirlerinizi yıpratmaya çalışabilirler. Özgeçmişinizi daha önce incelememiş gibi yapıp kendinizi kısaca nasıl anlattığınızı görmek isteyebilirler. Siz sorulan mülakat sorularına cevap verirken onlar başka bir şeyle ilgilenip nasıl ilgisini çekeceğinizi izlemek isteyebilirler.

Mülakat odasına girdiğinizde karşınızdaki ile kendinize güvenli bir şekilde tokalaşın. Mülakat yapacak olan kişinin yakınına oturun bu sizin kendinize olan güveninizi gösterir. Mülakatı yapacak olan kişinin uzağına oturmanız, kaçtığınızı ve güven eksikliğinizi gösterir.

Mülakat süresince pozitif olmaya dikkat edin, size sorulan her türlü soruya olumlu cevap vermeye çalışın ve gülümseyin. Mülakatı yapan kişinin amacı en dayanıklı kişiyi bulmaktır. Bu yüzden kolay yılmayacağınızı gösterin.

Mülakattan önce mutlaka size sorulabilecek soruların cevaplarını kafanızda hazırlayın. Bu iş için sizi neden seçsinler, ne gibi özellikleriniz o işe katkı sağlar bunların cevaplarını hep aklınızda tutun ve yeri geldiğinde hemen kullanın.

Ücret konusunda piyasa araştırması yapın ve bu konuda fikriniz sorulduğunda piyasadakinin çok üzerinde bir talepte bulunmayın. Bu ilk aşamada elenmenize neden olabilir. Mülakat sırasında siz makul bir beklenti içerisinde olduğunuzu belirtmenize rağmen stres mülakatının bir parçası olarak belirttiğiniz tutarın çok yüksek olduğunu söyleyebilirler. Böyle yaparak değerinizin bilincinde olup olmadığınız ölmeye çalışabilirler.

Stres mülakatlarında sıkça özgeçmişinizde yer alan eski çalıştığınız iş yerinin küçük olduğunu vurgulamak isteyebilirler ya da mevcut / eski işinizden ayrılma / ayrılmak isteme sebebiniz sorulabilir. Bu gibi bir durumda mevcut / eski şirketiniz ile ilgili kötü bir şey söylemeyin. Eski şirketinizi kötülemeden yuvarlak cevaplar vererek ayrılma sebeplerinizi belirtin.

Stres mülakatı boyunca sizi ne kadar sıkıştırırlarsa siz de o kadar yaratıcı cevaplar vermeye çalışın. Sonucunun ne kadar olumlu olduğunu göreceksiniz.