Tag Archives: kariyer planlama

Kariyerinize Yön Verecek 15 Önemli İpucu

Üniversiteyi yeni bitirmiş, iş hayatına bir an önce girmek isteyen heyecanlı bir aday ya da kariyerinin henüz başında bir çalışan olmanız fark etmiyor. Uzun süredir çalışıyor olsanız dahi, çalışma hayatında karşılıklı verilen sözler, hırs ve kazanılan yanlış özgüven büyük sorunlara neden olabiliyor.  

Kariyer yolculuğunda sizinle birlikte hareket eden yanlış davranışlar, sizi fazlasıyla etkileyebileceği gibi çalışma arkadaşlarınızı ve yöneticilerinizi de etkisi altına alabilir. Böyle durumlarda, sizden daha tecrübeli insanlardan öğrenecek çok şeyiniz var diyebiliriz. Altından kalkamadığımız durumlarda birilerinden yardım almak, onların fikirlerini dinlemek hayatımıza yön veren en önemli durumlardan biri. Ebeveynlerimiz, öğretmenlerimiz, işverenlerimiz ve arkadaşlarımız bizimle ilgili en çok fikir sahibi kişiler olduklarından en fazla onların tavsiyelerine güvenir ve uygularız. Yapılan araştırmalara göre ise, iş arkadaşlarımızdan, mentorlardan ve liderlerden duyduğumuz en önemli ipuçları şu şekilde sıralanıyor:

 

Makalenin devamı için buraya tıklayınız

Kişisel Markalaşma Sürecine Nasıl Başlayacaksınız?

Kişisel marka oluşturmanın ne kadar önemli olduğunu daha önce de duymuşsunuzdur. Kariyerinize bu gözle bakan birçok insan vardır. Kariyeriniz aslında sizi markalaştıran şeydir. Markanızın olması demek, sizi diğer iş arayan adaylardan ayırır. İsminize karşı insanların duyarlılığı artar. Bu yüzden bir marka yaratmak çok önemlidir. 

Oluşturacağınız markanın kendi içinde tutarlı olması şarttır. Örneğin, markanızın insanlarlar üzerinde sosyal medyadaki iletişiminiz sonucunda bıraktığı izlenimle, yüz yüze görüştüğünüzde bıraktığı izlenim aynı olmalıdır. Anlattığınız şeyler farklılık gösterirse, tutarlılığı sağlayamamış olursunuz. 

personal-branding

Belki de tam bu noktada şuna dikkat çekmeliyiz: Kişisel marka neden çok önemlidir ve ben neden buna zaman harcamalısınız? 

Ürün sunan markaları düşündüğümüzde, markasına göre satın aldığımız ürünlerin değiştiğini söyleyebiliriz. Aynı şekilde, iş dünyasında ve akademik hayatta da rekabet ortamı aynı şekildedir. Saygınlık inşa etmek buradaki anahtar kelimedir. İnternet ortamında ve gerçek hayatta saygınlığınızı kazanmalısınız. Bunun önemini bir iş başvurusu yaptığınızda daha açıkça göreceksiniz. İşveren ve İnsan Kaynakları uzmanları, iş görüşmesinde sizinle tanışmadan önce sizi Google’da aramaktadırlar. Daha iş görüşmesine girmeden ve hiç kimse ile tanışmadan internetteki varlığınız ile ilk izlenimi oluşturmuş olursunuz.

Kişisel Marka Oluşturmaya Nasıl Başlayacaksınız?

İş dünyasına ilk girdiğiniz zamandan bu yana, zaten markalaşma sürecine girmişsiniz demektir. İş dünyasında belirli bir konuda ve sektörde yoğunlaşarak, o sektörün bir kalifiye çalışanı, uzmanı durumuna yavaş yavaş gelmişsinizdir.  İş dünyası sizi buna iter.

İlerlediğiniz alan ile ilgili anahtar kelimeleri listeleyin. Bu kelimeler sizi başkalarından ayıracak, sizi tarif ederken kullanılacak kelimelerdir. Markalaşma yolunda bu adım çok önemlidir.

  • Sizi farklı yapan şey nedir?
  • Son olarak ne yaptınız?
  • İşverene ve şirketlere başkalarının sunamayacağı ne sunabilirsiniz?
  • Güçlü yönleriniz nelerdir?
  • Zayıf yönleriniz nelerdir?
  • Şimdiki veya önceki işinizde patronunuz sizi nasıl tanımlar(dı)?
  • Bu marka ile işe hangi dikkat çekici, ölçülebilir, farkedilebilir, özgün değerler katabilirsiniz? 

Kendinizi tanımlamanın bir yolunu bulmalısınız. Bu tanım sizi, amaçlarınızı, misyonunuzu, bakış açınızı, ilgi alanlarınızı ve sizin ilerde hayatınızda ne olmak istediğinizi ifade etmelidir. Hedef kitlenizi de belirlemelisiniz. Hedef kitlenizi belirlemek için en önemli soru “Hangi sektörler veya hangi işverenler sizin kariyerinizle ilgilenecekler?” sorusudur. 

Kişisel markanızı oluştururken, bazı araçlara da ihtiyaç duyacaksınızdır. Bu araçlar sizi daha görünür yapacak araçlardır. Bu araçlara örnek olarak kartvizitinizi, özgeçmişinizi, başvuru mektuplarınızı, ürün dosyanızı, blogunuzu, kişisel web sitenizi, sosyal ağlardaki hesaplarınızı (Facebook, LinkedIn vb.) ve e-maillerinizi (e-maillerinizdeki size özel imzanızı) verebiliriz. 

Şimdi bu araçları düşündüğünüzde, internet ortamında bir varlık oluşturmanın ne kadar önemli olduğunu görürsünüz. İnternet ortamında, diyelim ki profesyonel amaçlarınız için kullandığınız bir sosyal ağ hesabınızda, bir profil fotoğrafı kullandınız. Diğer farklı sosyal ağlardaki hesaplarınızda da aynısını kullanmanız tutarlılık ve kolay ulaşılabilirlik açısından önemli olacaktır. Böylece hesaplarınız kolayca tanınabilecektir. Bu da markalaşma demektir. 

Markalaşmanız, başkalarının sizin hakkınızda söylediklerini değiştirecektir. Sizi kimlerin takip ettiğini bulabileceğiniz online ortamda onlarca araç mevcuttur. Sizin hakkınızda veya sizin işleriniz hakkında kim ne yazmış, her şeyi öğrenebilirsiniz. İnternet ortamında veya gerçek hayatta kurduğunuz ilişkiler ile markanızı daha çok insana yayabilirsiniz ve markanızla ilgili görüşlerini sorarak markanızı iyileştirebilirsiniz. Sosyal ağlardaki arkadaşlarınız içinde iş arkadaşlarınız, aileniz, sosyal ağlardaki takipçileriniz, okuyucularınız olacaktır. 

Son olarak, kişisel markalaşma süreciniz başarıya ulaştığında yaptığınız işlerin kalitesi böylece hızlı bir şekilde artacaktır. Çünkü size gelen taleplerin kalitesi artacaktır. Peki markalaşma sürecinizin bir sonu olacak mıdır? Her şeyin bir sonu mutlaka olur ancak önemli olan bu sürecin ne kadar uzun sürdüğüdür. Uzun sürmesi kalitenizi yüksek noktalara taşır. Ancak buna harcayacağınız zamanı da göz önünde bulundurarak, bu dengeyi iyi sağlamak zorundasınız. 

Markanız sizi yansıtacağından, her şeyin güvenilir olmasına çok ama çok dikkat edin. Eğer markanızın gelişmekte olan kısımlarını kabul ediyorsanız, bu noktalarla ilgili size referans olabilecek güvenilir kişileri veya kurumları mümkünse bulmaya çalışın. Diğer bir tavsiye ise şu olacaktır: Online markanız, bir nevi kişisel markanızdır. İçinde sizin olmadığınız, sizi ifade etmeyen bir marka oluşturmaya çalışmayın. Bu başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Bir marka olarak siz, bu işi yapan asıl kişisiniz ve markanız sizi  mükemmel göstermek zorundadır. Amaçlarınıza ve kariyer hedeflerinize ancak bu yollarla ulaşabilirsiniz.

3 Adımda Kendi Kariyer Planınızı Oluşturmak

Eğer ilerde nerede olmak istediğiniz ve ne iş yapmak istediğiniz ile ilgili kafanız karışık ise, bu yazıda size kendi kariyer planınızı yapmanızda yardımcı olacak, bazı basit adımları bulacaksınız.

Bazen bu adımların en kolayını yapmak bile çok zor bir iş olabilir çünkü bu adımlar kolay olmalarına rağmen, büyük bir çaba gerektirir. Ancak düşünmeye harcadığınız zaman ve çaba ile geleceğinizi ve sizi mutlu edecek şeyleri keşfedebileceksiniz.

kariyer-planlama-ornegi

3 Adımda Kendi Kariyer Planınızı Oluşturmak

1.    Adım: Hedefinizi Belirleyin 

Kendi kariyer planınızı hazırlarken, hedefinizin ne olduğunu çok iyi bilmeniz gerekmektedir. Kariyerinizin sonunda nereye ulaşmak istiyorsunuz? Bu yer sizi mutlu edecek olan yer mi? Bunları bildikten sonra kariyer planınızı çizebilirsiniz. Nereye gideceğinizi bilmeden bir yolculuğa çıktığınızda, gerçekten sonunda mutlu olabileceğinizden ne kadar eminsiniz? Hedefinizi belirlemede, aşağıdaki sorular size yardımcı olacaktır. 

  • İki yıl içinde kariyerinizin nerede olmasını istiyorsunuz?

Başlangıç için bu soruya yanıt vermeniz kolay olacaktır ve devamındaki zor sorulara böylece ısınabileceksiniz. Ayrıca şu anki durumunuzu da kolayca görebilirsiniz. 

  • Beş yıl içinde kariyerinizin nerede olmasını istiyorsunuz?

Eğer gelecek iki yılınızı görebiliyorsanız, bir sonraki adım gelecek 5 yılınız olacaktır. Böylece uzun dönem hedefinizi belirleyebilirsiniz. Tabi ki bu hiç kolay bir iş değildir. Zamanın size hangi fırsatları sunacağını bilemezsiniz. Böyle beklenmedik bir fırsat ile karşı karşıya geldiğinizde, tüm planlarınızı yırtıp atacaksınızdır. Olabilir, ancak yinede iki adım sonranıza bakmak iyi olacaktır. 

  • Bu hedefleri neden belirlediniz?

Gerçekten ulaşmak istediğiniz amaçları yazın. Eğer başkalarının hedeflerini kendi hedefiniz yaparsanız, bu hedefe ulaşmanız çok zor bir ihtimal olacaktır ve ulaşsanız bile mutlu olamayacaksınızdır. Doğru hedef, sizi sürekli motive edecektir. Size ilham verecek ve sonunda varacağınız yeri, başınıza gelecekleri bileceksinizdir. Her zorluğa ancak bu şekilde göğüs gerebilirsiniz. 

2.    Adım: Eksiklik Analizi Yapın 

Eksiklik analizi demek, şu anda ne durumda olduğunuzun farkına varmak ve iki yıl sonraki durumunuz ile karşılaştırıp farklılıkları belirlemek, eksikliklerinizin farkına varmak demektir. 

Bu eksikliklerinizi belirlemede iş ilanlarının ve istediğiniz işlerin tanımlarının size büyük yardımı olacaktır. Birden fazla sektörün iş ilanlarına göz gezdirmeniz iyi olabilir. Böylece gelecek yıllardaki iş fırsatlarınızı da görebilme şansını yakalayabilirsiniz ve kariyerinizi bu yönde çizebilirsiniz. Sizden beklenen becerilerin neler olduğunu bu şekilde belirleyebilirsiniz. Anahtar kelimeleri kaçırmamaya özen gösterin. 

Şimdiki bilgi düzeyinizi, eğitiminizi, tecrübelerinizi ve yeterliliklerinizi sonraki satırda sıralayın. Bunlara düzeyinizi ifade edecek dereceler verin. Örneğin, 1-10 arası bir puanlama yapabilirsiniz. Gelecekte bu düzeyinizin hangi konuma geleceğini de planlayın. Bu eksiklikleri doldurmaya çabalayın. 

Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Mükemmel olmadığınız ama yetenekli olduğunuz noktalarınızı biliyorsunuzdur. Yeniliklere ve gelişmeye her zaman açık olun. Ama diğer yandan da kendinizi mükemmel olmak için çok zorlamayın. 

Ve geliştirmeniz gereken yetenekleriniz için de bir liste yapın. 

3.    Adım: “Kariyer Gelişimi Planı”nız 

Şimdiye kadar yaptığınız çalışmalarla iki yıllık bir plan ve ne durumda olduğunuza / nelere ihtiyacınızın olduğuna / neler istediğinize dair detaylı bilgi sahibi oldunuz. Profesyonel çevrelerle, mümkünse işverenlerle görüşerek bu listeyi zenginleştirebilirsiniz. 

Bu listedeki maddeler kendi içinde tutarlı ve belli bir mantık sırasında olmalıdır. Maddelerinizi öncelik sırasına göre düzenleyin. 

Beceri edinmek veya geliştirmek için birçok yol vardır. Ancak bir konuda, bir alanda daha derin bilgi sahibi olmak yolunda çabalamak gerekir. Örneğin, eğer proje yönetimi sektöründe daha ileri bir pozisyon istiyorsanız, bazı önemli sertifikaları almanız gerekecektir. Bu örnekteki küçük bir sertifika ile büyük fırsatlar yakalayabileceğiniz bir ortama kavuşabilirsiniz ve birçok şey öğrenebilirsiniz. 

İhtiyacınız olan becerileri edinmek için yollar araştırmalısınız. Bu araştırmalar sonucunda “ihtiyaçlar listenize” nasıl yaklaşmanız gerektiğini zaman içinde öğreneceksiniz. 

Kariyer planınızı bir zaman çizelgesi üzerine oturtmak zorundasınız. “Şu zamanda başladı.” ,  “Bu zamanda bitti.” gibi ifadeler ve tarihler yazmalısınız. Böylece planlarınızı daha kolay takip edebilirsiniz. Sonraki planlarınızın ve adımlarınızın ne kadar zaman alacağını kestiremede, bunlar size yardımcı olacaktır. 

İzleri takip edin. İki yılda bir planlarınızı gözden geçirin ve yenilerini belirleyin. Hem böylece yıllar içindeki gelişiminizi de kolayca görmüş olursunuz. 

Kariyerinizin gelişim süreci içinde unutacağınız birçok önemli nokta olabilir. Bunların farkına geç varabilirsiniz. Kariyerinizin nereye gittiğinin kontrolü tamamen size aittir ve bundan tamamen siz sorumlusunuz. Bu yüzden, iyi bir kariyer planlaması yaparak muhteşem işler başarabilirsiniz.

Röportaj: TNT Express İnsan Kaynakları Direktörü Hakan Tat

1946 yılında kurulan TNT Express, bugün tüm dünyada 68.000’den fazla çalışanı ile express teslimat hizmet seçenekleri alanında en büyük markalardan biri olarak faaliyetlerine devam ediyor.

TNT Express Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Hakan Tat ile hem TNT işe alım ve mülakat süreçlerini hem de yeni mezunlara tavsiyelerini konuştuğumuz röportajımızı keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

TNT Express İnsan Kaynaklar Direktörü Hakan Tat’a bizlere vakit ayırdığı ve bu değerli bilgileri paylaştığı için tekrar teşekkür ederiz. 

  • Hakan Bey Merhaba, her mülakatta sorulan bir soruyu şimdi biz size yöneltelim: Bize çok kısaca çalışma hayatınızdan / iş tecrübelerinizden bahseder misiniz? Sizi tanıyabilir miyiz?

Elbette. 39 yaşında, 15 yıllık İstanbullu ama hala kalben İzmirli bir İnsan Kaynakları profesyoneliyim. İş hayatına okul yıllarında başlayanlardanım. Birkaç İnsan Kaynakları stajı ve ardından 1996’da Demirbank Bornova Şubesi’nde Kurumsal Pazarlama Bölümü’nde bir yıl süren bir çalışma… Çalışma hayatıma profesyonel olarak 1997 yılında Migros İnsan Kaynakları’nda başladım. Ardından daha çok bankacılık ve bilişim/telekomünikasyon sektörlerinde yerli ve yabancı firmalarda İnsan Kaynakları alanında çalışma imkanı buldum. Kısa kısa bahsetmek gerekirse, Pamukbank’ta İnsan Kaynakları Uzmanı, Turkcell’de Eğitim ve Gelişim Hesap Yöneticisi, Deutsche Bank’ta İnsan Kaynakları Başkanı, Ericsson’da İnsan Kaynakları Müdürü ve Türkiye, İsrail ve Filistin Bölgesi Ücretlendirme & Yan Haklar, Yetkinlik ve Performans Başkanı, Huawei Telekomunikasyon’da İnsan Kaynakları Müdürü ve Başkanı, A&T Bank’ta İnsan Kaynakları, Organizasyon Yönetimi, Proje Yönetimi Ofisi, Kurumsal İletişim, Satın Alma ve Genel Hizmetlerden sorumlu Direktör olarak görev aldım. Son bir yıldır da TNT Express’te İnsan Kaynakları, Sosyal Sorumluluk, Kalite ve Genel Hizmetlerden sorumlu Direktör olarak çalışmaktayım. Çalıştığım kuruluşların tamamına yakınında ajandamda hep değişim yönetimi vardı. Dolayısı ile tecrübelerim sistem kurma, yeniden yapılanma ve değişim yönetimi tarafında daha yoğun oldu.

  • Hakan Bey kariyeriniz süresince hem yurt dışında hem de uluslararası şirketlerde görevler aldığınızı görüyoruz. Farklı kültürlerle bir arada çalışmaya nasıl adapte oldunuz? Bu tarz şirketler çalışanlara önerileriniz neler olur?

Benim için, farklı kültürlerden kişilerle çalışmak her zaman için zenginleştirici ve besleyici bir fırsat olmuştur. Aynı düzlemde, aynı hedef için çalışırken fonda bambaşka değerlerin, algıların ve kültürel öğelerin olması öğrenmeyi daim kılıyor. İş arası sohbetlerde özellikle tatile gitmiş gibi hissedebiliyorsunuz iş arkadaşınızı dinlerken. Birçok kurumda “ötekileştirme” tuzağına düşen çalışanları gözlemleme imkanım oldu. Bu çok kolay düşülen bir tuzak olabilir. Yani, başka bir ülkede veya başka bir kültürden gelen kişilerle çalışırken anlamaya çalışmak, empati geliştirmek yerine, genellemeler yaparak iletişime engeller koymak sıkça yapılan hatalardan. Buna dikkat edilmesini öneririm.

TNT-insan-kaynaklari

Hakan TAT
TNT Express İK Direktörü

  • İnsan Kaynakları alanında çalışmaya nasıl karar verdiniz? İnsan Kaynakları uzmanı olarak ilk yaptığınız mülakatı hatırlıyor musunuz? Nasıl geçmişti?

Kulağa biraz garip gelebilir ama İnsan Kaynakları alanında çalışmaya ODTÜ’de Fizik Bölümü’nde okurken karar verdim. İdealist bir bilim insanı olma sevdasıyla okula girip, Üç yıl okuyup gelecekte yapmak istediğim işin bu olmadığını görünce yeni bir arayışa girdim. Ve insana daha çok dokunan bir iş yapmak istediğime karar verdim. Araştırdım ve İnsan Kaynakları kitapları sayesinde hayatımın işini buldum. Yeniden sınava girdim ve Dokuz Eylül Üniversitesi İnglizce İktisat bölümünü kazandım ve dereceyle bitirdim. Yapmak istediğim işe karar verip okulu buna göre seçmek çok iyi hissettirdi.

İlk mülakatlarımı hatırlıyorum. Migros’ta yaz dönemi için Şok Marketleri ve Migros mağazaları için dönemsel satış elemanı, kasiyer, kasap ve şarkütör alımları yapıyordum. Çok keyifliydi. Görüşmeler çok renkli geçiyordu. Günde 10-15 adayla görüşme yaptığımı hatırlıyorum.

  • TNT İnsan Kaynakları olarak işe alım süreçlerinizde kullandığınız yetkinlik / yetenek testleri ya da özel sınavlar var mı? Bu testlerin işe alım süreçlerine etkileri neler oluyor?

Evet, farklı pozisyonlar için farklı araçlar kullanıyoruz. İngilizce sınavı, güvenli sürüş testi, kişilik envanteri, genel yetenek testi, grup mülakatı, birebir mülakat, teknik sınav, proje sunumu kullanılan araçlardan bazıları. Adayın yetkinliklerini daha kapsamlı görebilmek, seçim sürecinin kalitesini artırmak için her bir süreçte bu araçlardan birkaçını birden kullanıyoruz. Hem adalet hissini daha net oluşturuyoruz, hem de doğru adayı bulmak için kuvvetli referans noktalarımız oluyor.

  • Yeni mezunlar çalışacakları alanları seçebilmek ve tecrübe edinmek adına okul hayatları süresince birçok staj yapıyorlar. TNT bünyesinde de staj programlarınız mevcut mu?

Evet, TNT Express’te yaz ve kış dönemlerinde hem lise öğrencilerine yönelik hem de üniversite öğrencilerine yönelik staj olanaklarımız oluyor.

  • TNT Türkiye’de çalışma hayatına başlayan kişilerin yurt dışı ofislerinizde çalışma imkanı oluyor mu?

Bu konuda TNT Express Türkiye olarak anlamlı sayıda ihraç ettiğimiz yeteneğimiz olduğunu söyleyebilirim. TNT Express Türkiye ofisinde deneyim kazanmış ve çeşitli sebeplerle şu an dünya çapında TNT Express’in diğer ülkelerdeki ofislerinde çalışan çeşitli seviyelerde çalışanlarımız mevcut. Bazıları o ülkenin Genel Müdürü, veya çok ülkeli bir bölgenin Direktörü olarak çalışmaya devam ediyorlar. TNT Express’te uluslararası hareketlilik, kariyer gelişiminin olmazsa olmaz parçalarından birisi olarak algılanır. Dolayısı ile aramıza katılan arkadaşlarımızın da kariyerlerinin bir noktasında yurtdışında farklı görevlere de açık olmalarını bekleriz.

tnt-insan-kaynaklari-is-ilanlari

  • “TNT mülakatlarında …. soruları mutlaka sorulur” dediğiniz sorularınız var mı, bizlere biraz tüyo verebilir misiniz?

Genel bir soru yok ama ben şahsen adayın neden TNT Express’i tercih ettiğini, nasıl bir kariyer planı olduğunu sorarım.

  • Son dönemde çok konuşulan Y kuşağı ile ilgili neler söylemek istersiniz? Şirket içerisinde Y kuşağının şekillendirdiği ya da oluşturduğu İnsan Kaynakları uygulamalarınız var mı?

Öncelikli olarak çok etkililer. Yani bu kadar çok konuşulacaklarını ve insana dokunan kararlara yön vereceklerini tahmin edemezdik. Şirketimizde direkt olarak Y kuşağının oluşturduğu uygulamalar yok ancak onları da memnun eden birkaç uygulamamız var. Takdir tanıma sistemi, TNT Sineması, sosyal sorumluluk projeleri bunlardan bazıları.

  • TNT İnsan Kaynakları’na iş başvurusu yapacak veya mülakata gelecek olan adaylara ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?

TNT Express olarak açık pozisyonlarımız Kariyer.net’te güncel olarak yayınlanmakta. Adayların buradaki pozisyonları takip etmelerini tavsiye ederim.

Yapılan tüm başvuruları hassasiyetle değerlendirdiğimizi, tüm başvuruların aynı süreçten geçtiğini belirtmek isterim.

Adaylardan mülakata gelmeden önce sektör ve şirket hakkında araştırma yapmalarını, yakın gelecekte firmanın basına yansıyan gelişmeleri varsa bunlardan haberdar olmasını beklerim.

  • Bugüne kadar hiç unutmadığınız bir mülakat anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

İş hayatımdaki ilk görüşmelerimden birisi hala aklımdadır. Bir Ege sahil kasabasında açacağımız çok büyük bir market için, şantiyede kurulan geçici ofiste 2-3 gün boyunca görüşmeler yapıyordum. Bir akşam tam da mülakatlar bitmeye yakınken, kapıdan içeriye boyu iki metreye yakın, iri yarı, üzerinde kanlı önlüğü, elinde satırı ile bir adam girdi ve masaya saplarcasına savurdu satırı. Aday konuşmaya başlayıncaya kadar geçen 2-3 saniye korku filminden bir kesit gibiydi. Adayın tatlı bir Ege şivesiyle “Bıyır Müdürüm Gasap mı alcen işe?” deyişiyle içim biraz rahatlamıştı.

– – – –

TNT Express İş İlanları için buraya tıklayınız.

– – – –

Kişisel Marka Yaratmada Sosyal Medyanın Yeterli Olmamasının 3 Nedeni

Günümüzde sosyal medya, hem kişisel hayatımızda hem de profesyonel hayatımızda iletişim kurma yöntemlerimizde, devrim denecek değişimlere neden oldu. İş hayatındaki insanların, sosyal medyada da aktif olmaları beklenir hale geldi.

Üniversiteler ve işverenler işe alınma süreci içinde genellikle LinkedIn gibi sosyal medya ortamlarını sanal kimlik soruşturması yapmak için kullanıyorlar. Yani işe alınmadan önce işveren sizi internette, sosyal ağlarda arıyor ve buradaki varlığınıza göre sizi değerlendiriyorlar. O halde yapmanız gereken sık kullanılan sosyal ağlarda bir profesyonel hesap oluşturmaktır. İnternet ortamında var olmalısınız. Ancak hesabınızı çok fazla ayrıntılara boğmadan, temel konulara değinerek oluşturmalısınız. Ancak bu bir marka olmak için yeterli midir? Bu yazımızda neden sosyal medyadaki varlığınızın, bir marka haline gelmenizi tam anlamıyla sağlamayacağından bahsedeceğiz ve bunun 3 nedenini inceleyeceğiz.

kisisel-marka-sosyal-medya

Kişisel Marka Yaratmada Sosyal Medyanın Yeterli Olmamasının 3 Nedeni

Sosyal Ağlar Her Yerde Ulaşılabilir Değildir

Yapılan araştırmalara göre, şirketlerin birçoğunda sosyal medya sitelerine erişim kısıtlanmış veya engellenmiştir. Diğer şaşırtıcı bir araştırmaya göre ise dünyaca tanınan şirketlerin %59’u sosyal medya sitelerine erişimi engellemişlerdir. Ayrıca ülkemizde dahil olmak üzere birçok ülkede de sosyal medya sitelerini yasaklamaya yönelik çalışmaların olduğu da bir gerçektir ve bunların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu sizin için ne anlama geliyor? Potansiyel patronlarınız veya işverenleriniz sizi sosyal ortamda arayıp bulamayabilirler. Yani internet ortamında sadece sosyal medya sitelerinde bir varlığınız varsa, işverenler size ulaşamayacaklardır.

Sosyal Medya Sitelerinde Herkesin Ambalajı Aynıdır

Pazarlama sektöründe çalışanlar ambalaj tasarımının bir marka yaratmada nasıl önemli olduğunu bilirler. Ambalajlama ürünün değerini arttıran ve farklılık yaratan bir etkendir. Alışveriş yaptığınız zaman ürünün ambalajının sizi nasıl etkilediğini fark etmişsinizdir.

Aynı mantıkla işverenlerin ve insan kaynakları uzmanlarının sizi web ortamında değerlendirirken, sizin ambalajınızı da dikkate alacağını unutmayın ve eğer siz web ortamında sadece sosyal medya sitelerinde varsanız, bu siteler profilinizi düzenlerken size herkesten çok farklı seçenekler sunmayacaklardır. Renkler, yazı tipleri, içeriğin yerleşimi genellikle aynı olacaktır. Yani sizin profiliniz bir başkasınınkine çok benzer olabilecektir. Siz isteseniz bile sosyal medya sitelerinde çok farklı tasarımda bir profil meydana getiremeyeceksiniz. Siz ne kadar isteseniz de sosyal ağlarda ambalajınızla bir farklılık yaratamayacaksınız, ön plana çıkamayacaksınız. 

Sosyal Ağlardaki Profiliniz Sadece Size Ait Değildir

Sosyal ağlar, üyelerinin sayfalarında, grup sayfalarında ve aslında istedikleri her yerde reklam yerleştirecekleri alanlar ayırırlar. Örneğin sizin sayfanızda bir araba firmasının reklamı yapılabilir. Ayrıca başkalarının profillerinin de bağlantılarını sizin sayfanıza yerleştirebilirler. Bu başka profillerdeki kişiler sizin rakibiniz bile olabilir. Yani sizin sayfanızda, sizden ve bilgilerinizden başka şeyler de olacaktır.

Ne Yapabilirsiniz?

Kişisel web sayfası oluşturabilirsiniz. Genellikle yazarlar, sporcular, politikacılar ve ünlüler kişisel web sayfalarını internette yayımlamaktadırlar. Bu web sitelerini sosyal medya sitelerindeki hesapları ile entegre şekilde kullanabilirler.

Kişisel web sitenizi istediğiniz şekilde tasarlayabilir, renk, yazı tipi, arkaplan, içerik yerleşimi gibi isteklerinizi web sitesini yapacak kişi veya organizasyon ile konuşup, en uygun, en güzel ve sizi yansıtan web sitenizi çok uygun fiyata internette hizmete açabilirsiniz. Ayrıca internette kendi web sayfanızı oluşturmanıza yarayacak araçlarda mevcuttur. Birazcık uğraşma ile kaliteli bir web sayfası meydana getirebilirsiniz. Böylece sizin hakkınızda daha fazla bilgi edinmek isteyenler bu web sayfasına başvurabilirler. Ve bu sizi daha profesyonel gösterecektir.

Yeni teknolojilerle internet ortamı, web sitesi yapmak için bilinmesi gereken internet programlama dillerini kolay öğrenilebilir hale getirmek için çeşitli uygulamalar, ücretsiz eğitim setleri, videolar vb olanaklar sunmaktadır. Daha az ücretler ödeyerek güzel bir web sitesine kavuşabilirsiniz.

Sosyal Medya güçlü bir bağlantı, iletişim kurma aracıdır. Ama bir profesyonel olarak, günlerinizi sadece bu web sayfalarındaki hesaplarınızı yöneterek geçirmemelisiniz. Daha anlamlı ve etkili olabilecek diğer yolları da değerlendirmelisiniz. Bir profesyonel olarak kariyerinizde öne çıkmak ve fark yaratmak için kişisel web sayfanızı oluşturmalısınız.

Kariyer Hedefim Ne?

iş memnuniyeti

İş aramak, iş bulmak, bulunan işte istenilen başarıya sahip olmak… Tüm bunların ilk adımı doğru hedeflerle kariyerinizi yönetmekten geçiyor

İş hayatının keyifli hale gelmesi ancak istenilen hedefe ulaşıldığında mümkün olabiliyor, böylece yorucu çalışma temposu daha çok anlam kazanıyor. Ancak gerçekten keyifle çalışılacak bir iş için daha kariyerin en başında çalışılmak istenilen alanların belirlenmesi, geleceğe yönelik planların doğru ve gerçekçi bir şekilde yapılması büyük önem taşıyor.

Ulaşmak istediğim nokta neresi?

Doğru hedefe yönelememe, istenilen alanda uzmanlaşmama ve kısa ya da uzun vadeli planlar yapamama kavramları günümüzün en büyük sorunları arasında yer alıyor. İş yerine uzun yıllar boyunca maaş dışında herhangi bir bağlılığı olmadan çalışanların hem kendi verimlerini hem şirketin verimlerini düşürdüğü birçok araştırmanın sonuçları arasında yer alıyor.

[button color=”red” size=”small” link=”http://bit.ly/1gz5muz” target=”blank” ]Yazının Devamı İçin Hemen Buraya Tıkla![/button]

Kariyer Değişikliği İçin CV Düzenleme Önerileri

Birçok insan için kariyer değişikliği yapma kararı vermek oldukça zor bir iştir. Özellikle de kariyerinizde belli bir noktaya gelmişseniz.

Bu işi en çok zorlaştıran, farklı bir alanda her şeye yeniden başlamak, geçmişe dönmek ve başlangıç seviyesinde az bir maaşla işe başlamaktır. Ama çoğumuz yaptığımız işten ve yaşadığımız hayattan daha çok tatmin olmak ve istediğimiz dengeyi yakalamak için kariyerimizi değiştirmeyi zaman zaman düşünürüz.

kariyer-degistirmek-cv-ozgecmis

Bu tür bir karar vermiş durumdaysanız, yeni kariyeriniz için başvuracağınız işlere hazırlayacağınız özgeçmiş de farklı olacaktır ve sektör tabanlı bir özgeçmişten çok, yeteneklerinizi baz alan bir özgeçmiş hazırlamalısınız. Bu yüzden bir değişiklik yapacağınız zaman, yeni kariyerinizdeki muhtemel işverenlerinize önceki kariyerinizde geliştirdiğiniz yeteneklerinizin, bu yeni alanda da kullanılabilir olduğunu ve geçmiş tecrübelerinizin bu işe ne tür katkılar sağlayacağını anlatmanız gerekecektir.

Yeteneklerinizi Özgeçmişinizde Nasıl İfade Edebilirsiniz?

Özgeçmişinizde daha önceki işinizde kiminle çalıştığınızdan, görev ve sorumluluklarınızın neler olduğundan veya hangi projelerde çalıştığınızdan çok, sizin yeteneklerinizi temel alan ve sizin becerinizi gösterecek bölümlerinden bahsetmelisiniz. Eğer sadece eski işinizden ve iş tanımınızdan bahsederseniz, yeni işinizle eski işinizin ne tür bir ilgisinin olduğu, sizi dinleyenin kafasında soru işaretleri bırakacaktır. Bu yüzden eski işinizi anlatmaktan çok kendi yeteneklerinizden, eski işinizdeki deneyimlerinizin yeni kariyerinizde nasıl size yardımcı olacağından söz etmelisiniz.

Örneğin, başarılı donanımlı bir avukat kariyer değişikliği yapmak istiyor ve halkla ilişkiler üzerine çalışmak amacıyla bir işe başvuruyor. Halkla ilişkiler alanındaki bir işverene sizin anlatmanız gereken, avukatlık mesleği ile ilgili deneyimleriniz, bilgi ve becerileriniz değildir. Karşı tarafa göstermeniz gereken bu deneyimleri, bilgi ve becelerilerinizi (örneğin; etkili metinler yazma, ikna edici ve iyi iletişim becerileri) yeni işinizde nasıl kullanacağınızdır.

Yeteneklerinizi temel alan bir özgeçmiş yazmak için aşağıdaki ipuçlarını izleyebilirsiniz.

Yeteneklerinizin Yeni Kariyerinize Nasıl Uyum Sağladığını Belirtin 

Bir İnsan Kaynakları Uzmanı’nın ya da işverenin,  şirket çalışanlarının sahip olmasını istedikleri yetenekler ve güçlü yanlar ile önceki işinizin size kazandırdıklarının nasıl örtüştüğünü gösterin.

Bunu yapabilmek adına, başvuru yapacağınız yeni iş için aranılan özelliklerin neler olduğunu iyice öğrenin. Ayrıca iş tanımına, istediğiniz pozisyonun şirket hiyerarşisindeki yerine vb. bakınız. Özgeçmişinizde işverenin aradığı özelliklerden en önemli 6-7 tanesinin altını çizin.

Yeteneklerinizin Listesi

Özgeçmişinizin başında iletişim bilgilerinizi yazdıktan sonra, yeni işinizin gerektirdiği yeteneklerinizi özetleyeceğiniz bir bölüm ayırın. Bu bölümde belli başlı deneyimlerinizden ve yeteneklerinizden bahsedin. Bu bölüm işverenleri daha özgeçmişinizin başındayken olumlu yönde etkilemenizi ve eski işinizin yeni işinize nasıl katkıda bulunacağını göstermenizi sağlar.

Uygun Kronolojik Formatta Özgeçmişinizi Hazırlayın

Örneğin, bir projenin içinde küçük bir görev üstlenerek başlamış ve zaman içinde daha büyük görevler üstlenmiş olabilirsiniz. Takım arkadaşlarınızın ve diğer çalışanların sorumluluğunu almak büyük bir beceridir. Böyle deneyimleriniz varsa özgeçmişinize uygun, kronolojik formatta yakın tarihten başlayarak yazınız. Tabiki uygun formatın yanı sıra bahsettiğiniz özelliklerinizin yeni işinizle ilgisini net bir şekilde açıklamalısınız.

Diğer Özellikleriniz

Eğer yeni kariyeriniz için kurslara katıldıysanız ve gönüllü çalışmalar yapıyorsanız, özgeçmişinizde mutlaka bunlardan da bahsedin. Bu bilgiler, yeni kariyerinizin kapılarını size açmada büyük etkiye sahip olurken, ayrıca girişimci ve gelişmeye açık yapınızı da gözler önüne serecektir.

Önceki işinizde kullanmadığınız özellikleriniz de olabilir. Örneğin, İngilizce’nin yanında İspanyolca da biliyordunuz ama önceki işinizde İspanyolca’yı hiç kullanmadınız. Bu bilgilerden de özgeçmişinizde bahsedin.

Rekabetçi iş ortamında insanlar stres dolu zor işlerde çalışmak durumundadırlar. Ancak diğer yandan, kendileri için daha uygun işler aramaktadırlar. Yukarıda değindiğimiz önemli noktaları göz önünde bulundurarak, yeteneklerinizi ön plana çıkardığınız bir özgeçmiş hazırlamakla, istediğiniz işi bulmanız ve yeni kariyerinize başlamanız kolaylaşacaktır. 

Bir Çalışan Olarak Fark Yaratmanız İçin 7 İpucu

İşinizde lider olmak ve fark yaratmak için çok zorlu süreçleri yaşamak zorundasınız. Sıfırdan başlayarak işinizde nasıl lider durumuna gelebilirsiniz?

Aslında bunun birçok yolu var. Bu yazımızda işyerinizde lider bir konuma gelmenin ve kendinizi diğer çalışanlara göre bir adım öne çıkartmanın yollarından bahsedeceğiz.

is-hayatinda-kariyer

1-Sorumluluk Alın

Sorumluluk almaktan kaçmayın. Projeler geliştirin ya da işyerinizde diğer devam eden projelere katılın. Bu projelerde zor gibi görünen işlerin sorumluluğunu üzerinize alın. Başarısız olabilirsiniz ancak bu cesaretinizi kırmamalı çünkü her hatanız size bir şeyler öğretecektir.  Ve bu hatalarınızın size öğreteceklerini, sorumluluk almadan ve hata yapmadan bilemezsiniz.

2-Kazan-Kazan

Kazan-kazan ifadesine mutlaka inanın. İş hayatını kirli, çıkarcı, hile dolu bir dünya olarak görebilirsiniz ama o dünyanın bir parçası olmak zorunda değilsiniz. Bu yüzden kendi yolunuzu çizmelisiniz. Bir lider olarak bu dünyayı değiştirebileceğinize inanın. Olumlu katkıda bulunun. Çevrenizdeki insanlar üzerinde olumlu yöndeki etkinizin gücüne inanın. Bu gücünüzle insanlara ilham kaynağı olmaya çalışın. Çevreniz ile iyi etkileşimde olduğunuz zaman, bu enerjinin size geri döneceğini ve asıl kazananın siz olacağını göreceksiniz.

3-Risk Alın

Yeni şeyler denemekten kaçmayın ve gerektiğinde risk alın. Rahat olduğunuz alanda dışarı çıkın ve daha çok mücade edin. İş ortamınızda fark yaratmak ve fark edilmek istiyorsanız, risk alarak inandığınız şeylerin peşinden gitmelisiniz. Ofisinizde kimsenin üzerine almak istemediği zor bir projeyi sahiplenmeniz, bu konuda çok önemli bir adım olabilir.

4-Yapın, Yazın

Bir şeyler yapacağınız konusunda çok konuşuyorsunuz, ama konuştuğunuz kadar yapamıyor, yapmıyorsunuz. Üstelik saygınlığınızı da zedeliyorsunuz.  Konuşmak yerine, yapın.

Ayrıca, eğer bir lider olmak ve fark yaratmak istiyorsanız, plan yapmak ve bu planlarınızı yazmak durumundasınız. Aklınızda birçok fikir olabilir. Bunların takibini kolaylaştırmak için bir kenara yazmanız iyi olacaktır ve bunu bir alışkanlık haline getirmeniz gerekmektedir. Yazma süreci size yepyeni fikirler vereceği gibi, var olan fikirleriniz ve projelerinizde daha önce gözünüze çarpmamış detayları da size gösterecektir. 

5-Fırsatları Görün

Kendinize fırsatlar yaratmak zorunda değilsiniz. Çünkü aslında çevreniz fırsatlarla dolu ancak onların farkına varmak zorundasınız.

Biraz önce de bahsettiğim gibi eğer kimsenin sorumluluğunu almak istemediği bir proje varsa, bu projeye el atın. Bu sizin için çok önemli bir fırsattır. Bu tür fırsatları göremezseniz, onları kullanmanız imkansızdır.

6-Açık Olun

Eleştirilere her zaman açık olun. Bu öneriyi hem iş hayatınız hem de özel hayatınız için dikkate almalısınız. Başkalarının izlenimleri ve yorumları, fikirlerinizi geliştirmenize olanak sağlayacaktır. Böylece süreçleri ve fikirlerinizi daha iyi analiz eder, daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. “Bin bilsen de bir bilene danış.” atasözümüzdeki gibi herkesin fikirlerini dinlemeye açık olun. Sadece kendinizi dinlemeyin yoksa gün geçtikçe düşünceleriniz zayıflayacaktır.

7-Verin, Verin, Verin

Tüm düşüncelerinizi ve planlarınızı paylaşın ki yenilerine yer açılsın. Yeni fikirler ise çevrenizden, belki de en ummadığınız kişilerden gelecektir. Yapıcı eleştirileri mutlaka değerlendirin. Emin olun ki paylaştıklarınızdan daha fazlası gelecek ve fikirleriniz gittikçe zenginleşecektir. Bu da liderlik vasfınıza büyük katkıda bulunacak, sizi ön plana çıkaracak bir özelliktir.

İnternette Kişisel Marka Oluşturmak Neden Önemlidir?

internette-kisisel-marka-olusturmak

Eğer kariyerinizi belirli bir alanda geliştirmek istiyorsanız tüm profesyonel yeteneklerinizi, niçin bu alanda en doğru insan olduğunuzu işverenlerinize anlatacak bilgilere işverenlerin kolayca ulaşmalarını sağlamak zorundasınız. Günümüzde artık işverenler çalışanlarının ya da çalışacakları adayların web ortamındaki varlıklarını önemsiyor ve kontrol ediyorlar. Bu sebeple internette profesyonel kimliğinizi en güzel şekilde yansıtacak online varlığınızı yaratmanız gerekmektedir.

İlk İzlenim İnternet Ortamında Başlar

İşverenler/işe alma departmanı vb. öncelikle sizin sosyal ağlarda vb. bulunan profillerinizdeki tüm bilgileri gözden geçiriyorlar. Bu profillerin potansiyel çalışan veya iş ortağı olarak sizin profesyonel açıdan kim olduğunuzu yansıtması gerekmektedir. Bu sebeblerden dolayı, her iş arayan kişinin öncelikle web ortamında nasıl gözüktüğünü, kendisi hakkında doğru izlenim bırakıp bırakmadığını gözden geçirmesi gerekmektedir.

Günümüzde, bir iş arayan olarak işveren tarafındaki ilk izleniminizi mülakat sırasında oluşturacağınızı düşünmeyin. Artık herşey internette başlıyor.

Kendinizi Google’da Arayın

Yapılan bir çalışmaya göre işverenlerin %30’u işe alınma aşamasındaki bir çalışanını internetteki olumsuz varlığını sebep göstererek kabul etmemektedir.

Kendinizi Google’da aramanız, internette tüm aktivitelerinizi (gönderilerinizi, yorumlarınızı, beğenilerinizi vb.) ve başkalarının sizin hakkınızda yaptığı gönderileri vb. görmenizi sağlayacaktır. Ayrıca sosyal ağlarınızı tekrardan gözden geçirin. Bu ağlardaki hesaplarınızda olumsuz bulacağınız, sizi yansıttığını düşünmediğiniz fotoğraflar, gönderiler vb. varsa bunları temizleyin. Sizi profesyonel açıdan kötü gösterecek tüm içerikleri online ortamlarınızdan kaldırın.

Tutarlı Olun

Belirli alanlarda kariyer sahibi olmak istiyorsunuz. O halde tutarlı olun ve bu alanlar dışında bir bilgi bulundurmayın. Online ortamda farklı birçok platformda varolabilirsiniz. Bu farklı ortamlarda farklı uzmanlıklarınızdan bahsediyorsanız, sizin hakkınızda profesyonel bilgi toplamak isteyen kişiler çelişkiye düşeceklerdir. Bu bilgi adınız ve özgeçmişiniz bile olabilir. Her platformada paylaştığınız içeriğin tutarlı olmasına büyük önem gösterin. Adınız çokça rastlanan genel bir ad ise, kendinizi başkalarından ayıracak bazı işaretler kullanın. Profesyonel kimliğinizi tüm platformlarda tutarlı şekilde yayımlamanız özel kimliğinizin olmayacağı anlamına da gelmiyor. Sosyal ağların gizlilik ayarlarını kullanarak, arkadaşlarınız ile profesyonel çevrenizi ayırabilirsiniz. Çok yaygın kullanılan Facebook, Twitter, LinkedIn ve blogları bu sosyal ağlara örnek verebiliriz.

Aslında gelişen teknoloji kendimizi  işverenlere kolayca ve en hızlı şekilde hem de en doğru şekilde tanıtmamıza olanak sağlamaktadır. Ancak diğer yandan da, bu durum kendimizi internet ortamında gerçekten bir marka haline getirip işverenlerin gözünde olumlu bir izlenim bırakıp bırakmadığımız konusunda şüpheye düşürecek, zorlayacaktır. Bu yüzden yukarıdaki önemli noktaları tekrar tekrar gözden geçirip, en doğru şekilde online varlığınızı, markanızı oluşturmalısınız.

Kişisel Markanız İçin 3 Önemli Nokta

Kişisel marka değerine sahip olmak çok önemli bir noktadır. Ancak bu önemli noktaları nasıl ve nereden bileceksiniz? Kişisel markanızı oluşturmada kullanacağınız önemli noktaların aşağıdaki gibi sıralanabilir.

1-Çalışmak İstediğiniz Sektörleri Sıralayın 

Bir kağıdı elinize alın ve bir masaya oturun ve bulabildiğiniz kadar, yazabildiğiniz kadar çok sektör adını bu kağıda yazın. Büyük bir liste hazırlayın. Daha sonra bu listeyi gerçekten çalışmak istediğiniz sektörleri beklirleyecek şekilde kısaltın. 

2-İş Tanımınızı İyi Yapın

Farklı alanlardaki işlere farklı listeler oluşturmak, tek liste ile çalışmaktan daha iyi olacaktır. Ayrıca iyi bir iş tanımı çok önemlidir. Bu tanımın iş ararken üzerinde durduğunuz noktaları içermesi de çok önemlidir. Şirketler genellikle iş ilanlarında aradıkları kişinin taşıması gereken önemli özellikleri belirtirler. Özgeçmişiniz ve istediğiniz işte aradığınız noktalar  ile iş ilanındaki tanımlar arasında paralellik olmasına dikkat edin.

3-En Çok Çalışmak İstediğiniz 10 İş ve Tanımını Sıralayın 

Uzun bir liste oluşturun. Bu listeyi en çok çalışmak istediğiniz iş veya bu işi tanımlayan kelimelerden başlayarak sıralayınız ve bu listenin uzunluğu 10’u geçmesin. Çünkü istediğiniz işi tanımlayan anahtar kelimeleri 10 ile sınırlamanız, bir profil hazırladığınızda (iş başvurularınız sırasında) onları hatırlamanızı kolaylaştırır.

Röportaj: Ströer Kentvizyon İnsan Kaynakları Direktörü Nebahat Yıldırım

Bu haftaki konuğumuz Türkiye’nin en büyük açıkhava reklam pazarlama şirketi Ströer Kentvizyon’un İnsan Kaynakları Direktörü Nebahat Yıldırım.

Ströer Kentvizyon İnsan Kaynakları Direktörü Nebahat Yıldırım ile hem mülakat ve işe alım süreçlerini hem de mülakatlara giden adaylara tavsiyelerini konuştuğumuz röportajımızı keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Ströer Kentvizyon İnsan Kaynakları Direktörü Nebahat Yıldırım’a bizlere vakit ayırdığı için tekrar teşekkür ederiz.

  • Nebahat Hanım Merhaba, Türkiye’de belki de en çok sorulan mülakat sorusunu biz size yöneltelim: Bize çok kısaca çalışma hayatınızdan / iş tecrübelerinizden bahseder misiniz? 

2000 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun oldum. Okul sırasında çalışma hayatına başladım ve hizmet, inşaat gibi birbirinden çok farklı sektörlerde deneyim kazanma fırsatı buldum. 2007 yılından bu güne Ströer Kentvizyon’da İnsan Kaynakları Direktörü olarak çalışmaktayım.

  • Nebahat Hanım, İnsan Kaynakları alanında çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Üniversite’den mezun olduktan sonra İnsan Kaynakları alanında bir kariyer yapmak aslında planladığım bir şey değildi. Halkla İlişkiler alanında ilk işe başladığım firmamda kısa bir süre sonra İnsan Kaynakları departmanında görev almaya başladım ve sonrasında yine İstanbul Üniversitesi’nde MBA yaptım ve tezimi de İnsan Kaynakları alanında hazırladım ve kariyerim bu alanda ilerledi. Bundan da son derece mutluyum. 

stroer-insan-kaynaklari

Ströer Kentvizyon
İnsan Kaynakları Ekibi

  • Ströer büyük ve güçlü bir şirket, siz de 6 yılı aşkın bir süredir Stroer İnsan Kaynakları’nda çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Ströer’i takip eden ve mülakat sürecine giren adaylar genellikle “Ströer nasıl bir şirket?” diye araştırma yapıyor. Bu soruya nasıl bir cevap vermek istersiniz? 

Şirketimizden kısaca bahsetmek gerekir ise; Ströer International, 1964 yılında Heinz W. Ströer tarafından Almanya’da kurulmuş. Almanya’nın yanısıra 7 ayrı ülkede açık hava reklamcılığı sektöründe faaliyet gösteriyor. Ströer Kentvizyon ise 1998 yılında Türkiye’de kurulan ve 25 yerleşim merkezinde 45 bini aşan açık hava reklam yüzünün satış ve pazarlamasını yapan, sektörün önde gelen firmalarından biri. Nasıl bir şirketiz sorusuna ise güçlü, dinamik ve insan odaklı bir şirketiz diyebilirim.

  • Ströer İnsan Kaynakları olarak işe alım süreçlerinizde kullandığınız yetenek testleri ya da özel sınavlar var mı? Bu testlerin işe alım süreçlerine etkileri neler oluyor? 

Görüşmeye davet ettiğimiz her adayımızla ilk görüşmeyi ilgili departman yöneticisi ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Görüşmede İnsan Kaynakları olarak bizler yetkinlik bazlı değerlendirme yaparken ilgili yöneticimiz de adayın iş ile ilgili teknik bilgi seviyesini değerlendiriyor. Ancak bazı pozisyonlar için pozisyonun gerektirdiği yetkinliklerin, potansiyellerin ve adayların işe uygunluklarının ölçülmesi adına Değerlendirme Merkezi, Kişilik Envanterleri ve Yabancı Dil Testleri gibi uygulamalardan da yararlanabiliyoruz.

Değerlendirme Merkezi gibi uygulamalar özellikle yöneticilik pozisyonları işe alımlarında ve/veya içeriden terfi süreçleri için kullandığımız araçlar arasında yer alıyor. Uygulama sonucunda elde edilen veriler pozisyon için belirlenmiş olan yetkinlik profili ile karşılaştırılması ve sonuçlara göre en uygun adayın değerlendirmesi açısından yararlı oluyor.

  • “Ströer mülakatlarında …. soruları mutlaka sorulur” dediğiniz sorularınız var mı, takipçilerimize biraz tüyo verebilir misiniz? 🙂 

Mülakata davet ettiğimiz adaylarımıza yetkinlik bazlı mülakat sistemi uyguluyoruz. Amacımız ilgili pozisyona en doğru adayı seçmek ve işe yerleştimek. Bu nedenle mülakat sorularımız o pozisyonun dinamiklerine göre değişiyor diyebilirim. Örneğin Satış Departmanı için yaptığımız bir görüşme ile Operasyon Departmanı için yaptığımız görüşme dinamikleri ve sorularımız aynı olmayabiliyor. Ancak her mülakatta adayımızın pozisyona ve şirkete karşı isteğini ölçecek sorular sormayı hedefliyoruz.

[highlight]”Kariyer planlamasının lise çağlarında yapılması gerekiyor.”[/highlight]

  • Yeni mezun takipçilerimize genel olarak nasıl tavsiyelerde bulunmak istersiniz? Özellikle kariyer planlama konusunda biz de sitemiz üzerinden sorular alıyoruz. Sizin görüşlerinizi de iletmek isteriz. 

Gençlerimizin mezun olduktan sonraki süreçte kendilerini nelerin beklediği konusunda ciddi endişeler taşıdıklarının farkındayız. Kariyer planlaması aslında çoğunlukla üniversiteden mezun olduktan sonra düşünülen bir konu oluyor. Oysa kariyer planlamasının lise çağlarında yapılması gerekiyor. Lise’den mezuniyet öncesi öğrencilere ileride ne yapmak istediklerini, hangi bölümü okuduktan sonra hangi mesleklerde çalışabileceklerini araştırmak konusunda büyük bir rol düşünüyor. Lise ve üniversitede iş dünyasına atılan ilk adım olan staj ile öğrencilerimizin ileride hayal ettikleri meslek ve şirketleri yakından tanımak gibi büyük bir avantajları oluyor. Bu avantajı ve staj sürecini iyi kullanan öğrencilerin mezuniyet sonrası bir adım önde kariyerlerine başladıklarını söyleyebilirim.

Biz de Ströer Kentvizyon olarak Lise ve Üniversite döneminde staj yapmak isteyen öğrencilere şirketin ihtiyaçları doğrultusunda staj imkanı sunuyoruz. Bu öğrencilerimizi sadece stajyer olarak değil ileriye dönük potansiyel yetenek olarak görüyor, yetiştiriyor ve gelişimlerine destek oluyoruz.

  • Ströer İnsan Kaynakları’na iş başvurusu yapacak ve mülakata gelecek adaylara ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz? 

Herşeyden önce mülakata gelecek ve başvuru yapacak olan adaylarımızın şirketimizi ve sektörümüzü önceden araştırmış olmasını bekliyoruz. Mülakatlarımızda adaylarımıza şirketimizi, departmanlarımızı ve pozisyonumuzu detaylı bir şekilde anlatıyoruz ancak adayın şirketimizi araştırmış olarak gelmesi kendisi açısından bir avantaj. Özellikle cv hazırlama sürecinde ve başvuru sürecinde adaylarımızın doğru ve güncel cv’leri ile başvuru yapmaları çok önemli. Bunların dışında mülakata davet ettiğimiz adaylardan kendileri gibi olmalarını bekliyoruz. 

  • Bugüne kadar hiç unutmadığınız bir mülakat anınızı bizimle paylaşabilir misiniz? 

Aslında tüm İK profesyonelleri gibi ben de yüzlerce anı biriktirdim. Bunun için bir örnek vermektense ben genel anlamda her bir iş görüşmesinin yeni bir insan tanıma anlamında çok büyük bir fırsat olduğunu ve her bir görüşmeden çok şey öğrenildiğini söyleyebilirim. 

– – – –

Ströer İş İlanları için buraya tıklayabilirsiniz.

– – – –