Tag Archives: iş arayan

İş Görüşmesinin Olumsuz Sonuçlanmasının 5 Muhtemel Nedeni

İşinizden ayrıldınız veya yeni bir iş arama sürecindesiniz. Aylar oldu ama istediğiniz işe bir türlü kavuşamadınız ve artık zamanınız kalmadı. Eğer böyle bir durumdaysanız ümidinizi kaybetmeyin.  Bu yazımızda istediğiniz iş ile aranıza giren engeller ve çözüm yolları üzerine konuşacağız.

İş Görüşmesinin Olumsuz Sonuçlanmasının 5 Nedeni

is-gorusmesinin-olumsuz-sonuclanmasi

İş Görüşmesinin Olumsuz Sonuçlanmasının Sebepleri Neler Olabilir?

  • Özgeçmişiniz Diğer Adaylarınkini Geride Bırakamadı

Öğretilenin aksine, günlük hayatta özgeçmişler kariyerinizi özetleyen sayfalar değildir. Özgeçmişiniz (CV’niz) bir pazarlama aracıdır ve işvereni ikna edecek, onu bir eylemde bulunmaya zorlayacak nitelikte olmalıdır. Bu eylem tabiki size bir iş teklifinde bulunmak olmalı.

Nasıl? Bir işveren sizin özgeçmişinizi gördüğünde sizi arama ihtiyacı hisstmeli, diğer adayları değil. Bunun için CV’nizde işverenin ilgisini çekecek ve okuyucuyu sizin hakkınızda daha şey öğrenmeye zorlayacak bir şeyler olmalı. Ancak çoğu iş arayanlar özgeçmişlerine kendileri ile ilgili tüm bilgiyi koyarlar.

Sorumuz şu: özgeçmişiniz sonuçlar üzerine söz verebiliyor mu? İşverene diğer adaylardan farklı şeyler sunabiliyor mu? Yetenekleriniz sektörde ne ölçüde yer alıyor? Özgeçmişinizde değindiğiniz ancak diğer adayların hiç bahsetmediği şey ne?

Bunları düşünün… Eğer sesiniz diğer binlerce kişinin sesi ile aynıysa işveren sizi nasıl duyup diğerlerinden ayırt edebilecek? 

  • Bu İş Sizin İçin Yanlış Bir İş

İş başvurunuz size uygun mu? Tamamen gereksinimleri karşılayabiliyor musunuz? “Bu işi yapabilirim…” mi diyorsunuz? Eğer öyleyse muhtemelen kaybedeceksinizdir. Çünkü işverenler neden “Bu işi yaparım!” diyen biri varken sizi seçsin?  İdeal aday olmalısınız. Bunun için işin gereksinimlerini okuyup bunları kendi yetenekleriniz ile birebir eşleştirmeli, bu yönde işler aramalısınız. İş başvurularınızda stratejik davrandığınızda zaman kaybını önler ve kısa zamanda istediğiniz işe kavuşabilirsiniz.

Diyelim ki çok iyimsersiniz ve iş başvurunuzu yaptınız bekliyorsunuz. Yüzlerce özgeçmiş arasından sizin numaranızın farkedilip aranacağını düşünüyorsunuz. Ancak iş başvurunuzu yaparken yanlış bir seçim yaptınız. Şansınızı boşa zorlamayın. Kendinize uygun işler üzerine yoğunlaşın.

  • İşi Yanlış Yerde Arıyorsunuz

Sağa sola asılan iş ilanları… İlk elden yapılan bu iş ilanlarını ciddiye almalısınız. Kendinizi sadece internet üzerindeki iş ilanları ile sınırlamayın. Bakabildiğiniz her yerde, olabildiğiniz her yerde kendinize uygun işleri arayıp bulmalısınız. Sosyal medya siteleri, şirketlerin kendi web siteleri, iş ilanı web siteleri…

Kendi sektörünüze yönelik iş ilanlarını taramalısınız. Başka alanları gözden geçirmekte fayda vardır elbette ancak yapabileceğiniz işleri bulmak için doğru yol bu. Aynı zamanda başvuru yapacağınız şirket hakkında doğru bilgiler edinmelisiniz. Misyonu ne, müşterileri kimler, İnsan Kaynakları Departmanı nerede? Sizin gibi birinin çalışabileceği bir yer mi? Bu konularda çözümlere ulaştıysanız, tatmin olduysanız onlara bir şekilde ulaşmanın yolunu bulmalısınız. E-mail atabilir, arayabilirsiniz. LinkedIn’den bağlantı kurabilirsiniz. Doğrudan şirkete (işyerine) gidebilir, orada görevlilerle konuşabilirsiniz.

  • Beklentileriniz Çok Yüksek

Hepimiz isteriz ki hayallerimizdeki işi yapalım. Ancak, bu şuanda olabilecek bir şey değil ise… Ekonomik durumdaki değişimler ve çalışma şartlarının değişmesi işverenlerin normalden daha az ücret ile çalışabilecek kişileri neden aradıklarını açıklıyor. Düşük maaş ile başlayabilir sonrasında daha dolgun bir maaşa kavuşabilirsiniz. Şartların sürekli değiştiğini unutmayın. İhtiyacınız var ve şuanki gelirinizden daha iyisine kavuşabilirsiniz. Bu imkanları kaçırmayın. Beklentilerinizi çok yüksek tutmayın.

  • Kimseden Yardım İstemiyorsunuz

İş arayan biri olarak arkadaşlarınıza bundan bahsetmenizde hiçbir sakınca yok. Ancak bazılarımız bundan çekinebiliyor. Neden? Çalışmanın ve iş aramanın utanılacak bir yanı yok. Kimin size nasıl bir yardımda bulunabileceğini bilemezsiniz. Belki de size istediğiniz işin kapılarını açabilecek imkana sahip kişilerle tanışabilirsiniz. Etrafınızdakilerden çekinmeden iş aradığınızı ve yapabileceklerinizi anlatın. Size yardım edebileceğini düşündüğünüz kişilere CV’nizi yollayın.

Son olarak internetteki CV’nizi gözden geçirmeyi unutmayın. Referanslarınız ve iş bağlantılarınız ile aranızdaki ilişkiyi koparmayın.

Bizi Mutlu Edecek İş Hangisi?

Keşke yeni yıl gecesinde Noel Baba iyi çocuklar olduğumuz için bize istediğimiz hediyeyi getirebilseydi. Eminim pek çok insan böyle bir durumda Noel Babadan kendisini mutlu edecek bir iş isterdi. Çünkü insanlar genellikle kendilerini mutlu edecek bir iş bulmanın ancak hayallerinde gerçekleşebileceğini düşünüyor.

İş arayan insanlar artık sadece ekmek paralarını kazanmanın peşinde değil, bugün pek çok insan çalışırken mutlu olmayı da istiyor. Çünkü modern dünya insanın yaşamdan beklentilerini değiştirdi.

Bugünün dünyasında mutlu olmanın hepimizin en doğal hakkı olduğunu biliyor ve bu nedenle de taleplerde bulunuyoruz. Eğer siz böyle düşünmüyorsanız, bakış açınızı değiştirmelisiniz çünkü bugün geldiğimiz noktada işiniz karnınızı doyurmanızın ötesinde hayatınıza anlam, keyif, doyum ve mutluluk da katmalı….

 

Makalenin devamı için buraya tıklayınız

Mülakatta Ücret Artık Tabu Değil

İş görüşmelerinde ne istediğini çok rahat bir şekilde dile getiren Y kuşağı gençlerin de etkisiyle ücret konusu tabu olmaktan çıktı. İnsan kaynakları yönetici ve uzmanları, ilk görüşmede kendilerine bu sorunun yöneltilmesini artık yadırgamıyor. İş arayan adaylar, başvurdukları işle ilgili ücret ve yan hakları bir an önce öğrenmek istiyor.  

is-gorusmesinde-maas-ucret

İş görüşmesine gideceklere asla ücret konusunu açmaması öğütlenen dönemler geride kaldı. Gençler daha ilk iş görüşmesinde, başvurduğu işle ilgili ücreti öğrenmek istiyor. Yenibiris.com, iş arayanlar ve insan kaynakları (İK) profesyonelleri arasında ayrı ayrı yaptığı anketlerle ücret konusunu araştırdı. Buna göre iş arayan kişilerin yarıya yakını görüşmede ücret konusunu mutlaka soruyor. Karşılığında ücret adaya söylenmese de şirketin sunacağı yan faydalar anlatılıyor. E-posta yoluyla yapılan ve 590 İK uzman ve yöneticisinin katıldığı diğer ankete göre ise İK’cılar da ücret beklentilerini genellikle ilk iş görüşmesinde adaya soruyor. 

İK Danışmanı ve Yetenekvekariyer.com Blogger’ı Cengiz Çatalkaya, sosyal medya ile birlikte hızla yayılan şeffaflığa vurgu yaparak Y kuşağı adayların şeffaf ve net şirketler istediğini hatırlatıyor. Çatalkaya, kendine güvenen şirketlerin ücret konusunda şeffaf olduğunu ve adayın ücret sormasını çok normal karşıladıklarını hatta aday sormuyorsa ilk görüşmede bunu kesinlikle adaya söylediklerini belirtiyor. “Ücret konusu son zamanlarda sadece Y kuşağı için değil X kuşağı için de tabu olmaktan çıktı” diyen NBS İnsan Kaynakları Proje Müdürü Gülşah Yanar da, yaptıkları görüşmelerde Y kuşağı gençlerin ücreti çok daha rahat konuşabildiğini, kurumun kendisine kısa ve orta vadede kariyer anlamında ne katabileceğini açıkça öğrenmek istediğini söylüyor. Konunun ne zaman açılacağı ile ilgili olarak ise her iki uzman da adaylara görüşmenin bitmesini beklemeyi öneriyor. 

Ücret beklentileri yüksek

Adayların rahatça dile getirdiği ücret beklentileri ise makul bulunmuyor. Ankete katılan İK’cıların yarıdan fazlası, beklentilerin çok yüksek olduğunu, bunu olumsuz karşıladıklarını ifade etmiş. NBS Proje Müdürü Gülşah Yanar, “Adayın beklentisini yüksek belirtmesi eleme sebebi olurken, düşük söylemesi genelde bir eleme sebebi olmamakta. Firmanın ücret skalasının ortalama yüzde 25 ve üzerinde bir beklenti adayın elenmesine sebep olabiliyor” diyor. Yanar, bununla beraber şirketlerin adayın yetkinlikleri ve deneyimi ile orantılı olarak ücretlerini; adayların da çalışma koşulları, firmanın prestiji, marka bilinirliği, kariyer imkanları ile orantılı olarak beklentilerini esnetebildiğini söylüyor.

Önceliğinin maaş olmadığını hissettirmeli  

Adayın işine göre ücret istemesinin aynı zamanda, iş hakkındaki bilgisini de gösterdiğini ve mülakatta artı puan olduğunu dile getiren Cengiz Çatalkaya, ayrıca “Kurumsal firmaların pozisyonlar için kendilerine has ücret bant aralıkları vardır ve bu aralıklar adaya göre değil pozisyona göre belirlenmiştir” diyerek firmaya göre çok yüksek olan ücret beklentilerinin bu sebepten ötürü olumsuz sonuca yol açabileceğini belirtiyor. Ne kadar ücret talep edileceği konusunda ise kişinin son aldığı ücret, yan haklar, yaşam standardı, yeni görevinde alacağı sorumluluk ve işinin sektördeki ortalamasının gözönünde bulundurulması öneriliyor.

Yenibiris.com’un anketine katılan İK’cılar, iş arayan kişilere ücret konusunda şu önerilerde bulunuyor: 

-Özgeçmişin ücret beklentisi kısmına en az ve en yüksek ücret talepleri yazılmalı.
-Maaşın öncelikli kriter olmadığını hissettirmeli, şirketin teklifini beklemeli.
-Yeni mezun adayların ücret odaklı olmaması gerektiğini düşünüyorum.
-Konuyu görüşmenin akışına bıraksınlar.
-Sektör-Pozisyon-Yetkinliklere göre gerçekçi talepler sunmalılar.
-Ücreti İK’nın açıklamasını beklemelerini öneririm.
-Talep yerine eski işyerinde ne kadar aldığını söylemesi yeterli.
-Kişi sosyal haklarını da sormalı.
-Ücret konusundan önce işle ilgili detayları öğrensinler.
-Çevrelerinden, sektördeki maaşlarla ilgili bilgi almaya çalışsınlar.
-Net olsunlar.
-Önce iş konusunda deneyim sahibi olsunlar.
-Eğer ilk iş deneyimi olacaksa beklentilerini çok yüksek tutmamalılar.
-Emeklerine biçtikleri fiyatın arkasında dursunlar. 
-Pozisyonun ücretini az çok bilmesini bekliyoruz.
-Yaptıkları işe göre ücret talep etmeliler.
-Konunun önce İK tarafından açılmasını beklesinler.
-Kendi bilgi ve birikiminden eminseler net bir ücret söylesinler ve bundan vazgeçmesinler.  
-Sorulduğunda, ücretle birlikte yol+yemek vs diğer beklentilerini de söylesinler.
-Ücret aralığını (1000-2000 TL gibi) çok geniş tutmasınlar.
-İşin tanımını ve çalışma koşullarını anladıktan sonra beklentisini söylesin ve esneme payı bıraksın.
 

Başvurulan işin ücreti adayın niteliğine göre değişiyor mu?
Evet, değişebiliyor                         % 51
Bazen değişebiliyor                       % 26
Değişmiyor, belirlenen ne ise o   % 23

 
Ankete katılan İK çalışanı sayısı: 590  

Yüksek Lisans ve Doktoralıların Sayısı Artıyor

Yenibiris.com yeni analizinde iş arayanların eğitim ve unvan durumunu mercek altına aldı. Buna göre yüksek lisans ve doktora yapmış kişi sayısı son 2 yılda yüzde 19 artarak 1 milyon 609 bine ulaştı. 

is-arayan-anket

Özgeçmiş sayısı 16 milyonu aşan Yenibiris.com, veri tabanındaki iş arayanların profilini eğitim durumu ve unvanlarına göre inceledi. Yenibiris.com’da iş arayanların yaklaşık 7 milyonunu lisans mezunları oluşturuyor. Yüksek lisans ve doktora yapmış olanların sayısı ise son iki yılda yüzde 19 oranında artarak 1 milyon 609 bine yükseldi.

Yenibiris.com’da “uzman” seviyesinde iş arayanların yüzde 15’i yüksek lisans, yüzde 4’ü doktora seviyesinde eğitim almış. Orta düzey yönetici konumundaki kişilerin ise yüzde 9’u yüksek lisans, yüzde 2’si doktora mezunu. Üst düzey yöneticilerin ise yüzde 14’ü yüksek lisans, yüzde 4’ü doktora mezunu kişilerden oluşuyor.

Yüksek lisans tercih sebebi

Yüksek lisans ve doktora yapmak, kariyer basamaklarını tırmanırken kişiyi avantajlı hale getiriyor. Yenibiris.com’da “Sizce yüksek lisans gerekli mi?” sorusunun yöneltildiği ankete katılanların da yüzde 66’sı yüksek lisansın gerekli olduğunu düşünüyor. Uzman pozisyonundaki iş ilanlarının da yaklaşık yüzde 1/3’ünde lisansüstü çalışma yapmış olanların tercih edileceği belirtiliyor. İnsan kaynakları uzmanlarının beklentisi, iş başvurusunda bulunan yüksek lisanslı veya doktoralı adayın bu çalışmasını, başvuruda bulunduğu alan üzerine yapmış olması. 

Yenibiris.com’un iş arayanlar arasında yaptığı analizden çıkan diğer sonuçlar ise şöyle:

– 3 üniversite bitirenlerin sayısı 22 bin.

– İki üniversite bitirmiş üst düzey yönetici konumunda olan iş arayanların sayısı yaklaşık 396 bin.  

– Orta düzey yöneticilerin yüzde 31’i, üst düzey yöneticilerin yüzde 40’ı yüzde çok iyi derecede İngilizce biliyor. 

Yenibiris.com Yönetim Kurulu Üyesi Kâmil Özörnek konuyla ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Yüksek lisans ve doktoranın, iş ve kariyer hayatında önemli yer tuttuğu bir gerçek. Ancak lisansüstü çalışmanın zamanlaması da çok önemli. Üniversiteli gençlere, mezun olduktan hemen sonra değil, bir süre deneyim kazandıktan sonra yüksek lisans yapmayı düşünmelerini öneririz. Kariyer yapacakları alanı seçip iş hayatını tanıma fırsatı yakalayacakları için, alacakları yüksek eğitimin daha faydalı olacağını düşünüyorum.”