Tag Archives: iş arama süreci

İş Arama Sürecini Azaltmak İsteyenlere Tüyolar

“İş arama” kavramı başlı başına soru işaretleri ve çözüme ulaşması beklenen pek çok sorunu içermektedir.

Bir önceki işinden kendi isteğiyle ayrılan ya da kovulan, halen yapmakta olduğu işten memnun olmayan kişiler çoğu zaman uzun süreli bir iş arama sürecine girerler. Bu süreçte akılcı, mantıklı adımlar atmak, doğru kararlar vermek ve en uygun yolu izlemek hedefe ulaşmayı kolaylaştıracaktır.

İş arama sürecindeki kişilerin kafasında; başvurdukları firmalar görüşmeye çağırırsa sunulması gereken yanıtlar, kendi sosyal medya hesaplarını ve LinkedIn profilini düzenleyip geliştirme, başvurduğu firmaların sosyal medya hesaplarını inceleyip takip etme gibi çok sayıda iş depolanmaktadır. Bunlara ek olarak tanıdıkların birbiriyle ilişkisiz iş tavsiyeleri ve taktikleri de iş arayanların kafasını karıştırmaktadır.

is-arama-sureci-tuyolari

Ancak bu süreçte akıldan çıkarılmaması gereken husus; iş arama sürecinin ciddiye alınması ve çaba gösterilmesi gereken bir dönem olduğudur. Bu dönemde ümitsizliğe, kaygıya düşmek yerine tıpkı bir performans sanatçısı gibi yoğun ve konsantre bir şekilde çalışmak gerekmektedir.

Eğer hayatınızın iş fırsatını yakalamak, onu elde etmek istiyorsanız bunun için tam anlamıyla mesai ayırmak, harcamak durumundasınız. İşte bu süreçte size yardımcı olabilecek birkaç öneri:

  • Mülakatlara ciddiyetle hazırlanın

Mülakatlar sizin tüm eğitim, deneyim ve kültürünüzü en doğru şekilde yansıtmanız gereken görüşmelerdir. Tıpkı bir performans sanatçısının rol için ne kadar çok çalıştığı değil de, sahnedeki performansı nasıl önemliyse, iş arayanların da sadece mülakattaki performansları önemlidir. İşsizliğin ciddi boyutlara ulaştığı ülkemizde bir tane iş pozisyonu için kimi zaman yüzlerce başvuru yapılmakta ve bu başvurulan yaklaşık % 50-60’ı da işin gerektirdiği niteliklere sahip durumdalar.

Bu bakımdan işe alınmak isteyen kişinin de bu sürecin ciddiyetini kavraması, mülakat performansını en yukarılara taşıyabilmek için hazırlanması esastır. Bu bağlamda her mülakatta yöneltilen klasikleşmiş sorular için en akılcı yanıtlar hazırlanmalı, kendi eğitim ve iş alanınızla ilgili olası sorulara kendini diğerlerinden ayıt edecek yanıtlar düşünülmelidir.

  • İnterneti aktif olarak kullanın

Günümüz teknoloji, internet çağı olduğu için internetin, sosyal medyanın kullanılmadığı bir mecra düşünülememektedir. İş arayan kişiler de, başvuru yaptıkları firmanın insan kaynakları uzmanları tarafından sosyal medya profil ve hesaplarının incelenebileceğini hesaba katmalıdır. Bu bağlamda basit, itici yeme-içme resimleri yerine, ilgi çekici aktiviteler, kültürel organizasyonlar paylaşılıp takip edilmelidir.

İş arayan bir kişi profilinin olası işvereni tarafından görüntülenmesi ihtimalini her zaman akılda tutmalıdır. Bununla birlikte mülakata çağrılma ihtimaliniz olan firmaların sosyal medya ve LinkedIn profillerini izleyin, hesapları takip edin ve hatta bu konuda notlar tutun. Bu sayede mülakata çağrıldığınızda eliniz güçlü olacaktır. 

  • İş arayışında süreklilik gösterin

İş arama durumu kesinlikle sıkıcı, ümit kırıcı ve çoğu zaman mutsuz bir süreçtir. Pek çok aday belli bir sürelik arayıştan sonra ümitsizliğe düşüp aktif olarak iş aramaktan vazgeçer. İşte bu süre içinde önüne çıkabilecek fırsatları da kaçırabilir.

Eğer siz hayatınızın iş fırsatını yakalamak, sizi gerçekten maddi, manevi mutlu edecek işe sahip olmak istiyorsanız iş arama sürecinde aktif ve pozitif olmak durumundasınız. Nasıl ki bir tiyatro sanatçısı seyirci az diye sahneye çıkmaktan vazgeçmiyor, bir avuç seyirciye bile rolünü en iyi şekilde yapmaya çalışıyorsa, iş arayanların da bu gayreti ve istikrarı göstermesi gerekir.

  • Sonuç odaklı hareket edin

Günümüz şartlarında iş de, iş arayan da çok. Bu bakımdan sizin için başvurulacak, görüşmeye gidilecek ve sahip olunacak çok fazla iş imkanı var. Kendi niteliklerinize uygun olan işlere alınmak için tam performansla çalışın, görüşmeye çağrılma yollarını araştırın.

İş arama sürecinde ümitsizliğe kapılıp da sizin için uygun olmayan, başarılı ve mutlu olamayacağınız işlere başvuru yapmayın. Bu bağlamda sizin için en doğru firmalara odaklanın ve bunu gerçekleştirebilmek, sonuca ulaşmak için çaba gösterin.

İş Arama Sürecinde Pozitif Kalmanızı Sağlayacak Öneriler

Bir insanın yaşama ve etrafına bakışı, onun karşısına çıkacak fırsatları değerlendirebilme kapasitesini etkilemektedir. Olumlu ve özgüvenli bir kişi için hayat çok daha yaşanılır, hayaller çok daha gerçekleştirilebilirdir. Bu sebeple mevcut işinizden memnun olmadığınız için ya da hali hazırda bir iş sahibi olmadığınız iş arıyorsanız, öncelikle etrafınıza ve olaylara bakış açınızı olumlu yönde değiştirmeye çalışın. Sizi karamsarlığa düşüren kişilerden, ortamlardan, haberlerden uzak durmaya çalışın. Özellikle bu iş arama sürecinde şirketlerin en iyi elemanı alacakları, sizin onlar için yeterli olamayacağınız gibi düşüncelerden kendinizi soyutlayın. Eğer siz edinmek istediğiniz iş pozisyonu için gerekli akademik eğitime, deneyime ve yeteneğe sahipseniz, sizin için en iyi olacak iş imkanı bir köşede sizi bekliyordur. Bunun gerçekleşmesi kimi zaman beklediğinizden uzun sürebilir, ancak gerçekleşeceğinden emin olun. Bu süre içinde kendinizi, zihninizi zinde tutun ve kişisel gelişiminize odaklanın.

is-arama-surecinde-pozitif-kalmanizi-saglayacak-oneriler

İş Arama Sürecinde Pozitif Kalmanızı Sağlayacak Öneriler

İş ararken motivasyonu kaybetmemenin altın kuralları

1.Günlük yaşamınızda sağlıklı bir rutin belirleyin

İş arama sürecindeki kişiler genellikle psikolojik olarak durgun, hatta kimi zaman diplerde gezinirler. Bu sebeple de çalışıyorken her sabah belli bir saatte kalkan, kahvaltı yapıp, güne erkenden başlayan kişi gider, yerine uyuşuk, öğle saatlerine kadar uyuyan birisi gelir. Gece yarısına kadar internette boş boş takılan, gündüzleri uyuyan, dışarı çıkıp halletmesi gereken işleri sürekli erteleyen kişilerin biyolojik saatleri, beyin fonksiyonları da bozulur. Bu sebeple günü kaçırmanın, her günün birbirinin aynı olmasının verdiği mutsuzluk da kişiyi ümitsizliğe iter. Ancak iş arama sürecinde sabah normal saatlerde uyanan, düzenli beslenen, günlük düzenli olarak egzersiz yapan kişiler çok daha canlı ve yaşam sevinciyle doludurlar.

2.İhtiyacı olan birine bir iyilik yapın

Belki de çok genel bir öneri olacak, ancak sizden daha zor durumda olan ya da sadece sizin yardımınıza ihtiyacı olan birine yardım edin. İyilik yapan kişinin motivasyonunu, yaşam sevincini artırır, pozitif düşünme gücünü geliştirir ve “ben bir işe yaradım” fikri oluşturur. Bu sebeple her hangi bir yardım kuruluşunda haftada 1-2 gün gönüllü olarak çalışmak, bir komşunuza bir işinde yardımcı olmak, bir hastanede kan bağışı yapmak, vb. aklınıza gelebilecek her hangi birine, her hangi bir iyilik yapmak size kendinizi iyi hissettirecek ve kendinizi sevmenizi sağlayacaktır.

3.Kendi iş kolunuzda neler olduğuna dair araştırmalar yapın

Siz hali hazırda çalışmıyor ve iş arıyor olabilirsiniz. Ancak sizin iş aradığınız sektör tüm hızıyla gelişmeye, ilerlemeye devam ediyor. Bu süreçte sektördeki gelişmelerden uzak kalmak, haberdar olmamak sizi rakiplerinizin arkasına düşürebilir. Bu sebeple internet ortamında ve tanıdıklarınız vasıtasıyla her daim sektörünüzdeki gelişmeleri takip edin. Bu sayede bir şirket sizi mülakata çağırdığında bu süre içinde edindiğiniz izlenimler ve bilgiler size yardımcı olacaktır.

4.Yeni iş alanları keşfetmeye çalışın

Sizin eğitim aldığınız ve deneyimli olduğunuz sektör, tabii ki de önemli ve siz aynı sektörde iş aramaya devam ediyorsunuz. Ancak bu iş arama ve iş görüşmelerine gitme sürecinde sizin eğitim aldığınız alanla bağlantılı başka kariyer, iş denemeleriniz de olabilir. Bununla birlikte kendinizi başka alanlarda da geliştirebilirsiniz. Örneğin bir yabancı dil ya da bilgisayar programları kursuna gitmek kesinlikle iş arama sürecinde size artı puan getirecektir. Zira günümüzde bilgisayar bilgi ve kullanımının, yabancı dil konuşabilmenin gerekmediği bir iş kolu neredeyse yok. Kim bilir belki de yeni yöneldiğiniz alanı diğerinden daha çok benimser ve o alanda çalışmaya başlayabilirsiniz. Hiçbir şey olmazsa yeni bir şeyler denemek, öğrenmek kişiyi zinde tutacağı için olası bir iş görüşmesine daha mutlu gideceğiniz kesindir.

5.Olumlu düşünmeyi öğrenin

Kişinin düşünce sistemi, stili yaşanmışlıklarıyla birlikte oluşmaktadır. Çocukluğunuzdan bu yana ailenizden, arkadaşlarınızdan, öğretmeninizden gördüğünüz, gözlemlediğiniz karakter ve yaşam biçimlerinden kendinize özgü bir yaşam ve düşünce şekli geliştirdiniz. Ancak tıpkı diğer tüm alışkanlıklar ve özellikler gibi düşünce şekli de değiştirilebilmektedir. Örneğin bir gün akşama kadar acılı bir arabesk şarkı dinleyen kişi tüm gününü, hatta sonraki 1-2 gününü de melankolik geçirmektedir. Bunun tam tersi bir gün boyunca neşeli, eğlenceli, dinlendirici şarkılar dinleyenlerin de sonraki birkaç günleri daha mutlu ve dingin geçmektedir. Buradan hareketle yaşam ve düşünce biçimimizi kendimizin yönlendirdiği ve istersek daha pozitif, daha neşeli bir kişi olabileceğimiz sonucu çıkarılabilir. Sizi dinlendiren, eğlendiren, dingin kılan her ne ise ona odaklanın ve düşüncelerinizi o yönde geliştirmeye çalışın.

İş Arama Sürecinde Bu 5 Adımda Kendine Güveninizi Arttırın

Konu “kendine güven”e gelince çoğu insan, bu konunun aileden gelen olanaklarla ilgili olduğunu düşünür. Oysa bu tamamen sizinle ve elde ettiğiniz başarılarınız ile ilgilidir.

Kendine güven, başarının gizli ve başarıya asıl lezzetini katan sosudur. Çoğumuz kendine güven konusunda zorluk çekiyoruz, hatta kendimize bile bunu itiraf edecek cesaretimiz yok. Ancak gerçek olan şu ki herkes “kendine güvenen” biri olabilir.

İş arama süreci bazen sizi zorlayacak, canınızı sıkacak ve kendinize olan güveninizi zedeleyecek bir süreçtir. Reddedilmeyi kabullenmek kolay bir şey değildir. Bu sorunla her gün başa çıkmanız gerekebilir. Peki iş arama sürecinde kendinize ve niteliklerinize olan güveninizi tazelemek için ne yapıyorsunuz?

İşte iş arama sürecinde kendinize güvenmenizi arttıracak 5 önemli davranış!

is-gorusmesi-mulakat-kendine-guven

İş Arama Sürecinde Bu 5 Adımda Kendine Güveninizi Arttırın

1. Başarılarınızı gözden geçirin.
Bir liste yapın ve böylece kendinizi kendinize hatırlatın. Listenizde başarılarınız, yaptığınız güzel işler ve özel yetenekleriniz yer alsın. Bu listeye kendinizi eksik hissetmeye başladığınızda, kendinize olan güveniniz sarsıldığında ihtiyaç duyacaksınız. Geçmişte birçok şey yaptınız, birçok şey başardınız ve bu gelecekte de başaracağınızın teminatıdır.

2. Sürekli olumlu kelimeler kullanın.
Kendiniz için olumlu bir cümle üretin. Bu cümle, kendinizi kötü hissettiğinizde sizi motive edici, modunuzu yükseltici, kendinize olan güveninizi yerine getirici bir cümle olmalı. Bu kelime veya cümleyi bulmak için ilham verici kitaplar / makaleler okuyabilirsiniz. Kendiniz ile ilgili şüpheye düştüğünüzde sadece “Bunu yapabilirim.” demek bile sizi motive edebilir. Kendinize bu tür telkinlerde bulunun.

3. Destek alın.
Her zaman yanınızda size gerçekleri söyleyecek, sizi doğru şekilde eleştirebilecek birilerine ihtiyaç duyarsınız. Yine kendinize olan güveninizi yerine getirmek konusunda da bu yakın arkadaşlarınıza, kişilere başvurmalısınız. Onlar sizi samimi bir şekilde değerlendirecek olanlardır. Sizi destekleyecek kişileri çevrenizde tutun ve sürekli onlardan destek alın.

4. Profesyonel yardım alın.
İş arama süreci boyunca size yardımcı olacak bir uzman ile çalışabilirsiniz. Profesyonel biri veya bu işleri bilen deneyimli biri size yol gösterebilir. Onların tavsiyelerini dikkate alın ve uygulayın. Aynı zamanda fikirlerine güvendiğiniz, konuya hakim olduğunu düşündüğünüz biri ile de iş arama sürecinde birlikte çalışabilirsiniz. Hem profesyonel yardım almanız hem de bir ‘akıl hocası’ndan yararlanmanız iş arama sürecinizde size büyük katkı sağlar.

5. Gerçek olana kadar gerçekmiş gibi davranın.
Bazen, kendinize güvenmeseniz bile güveniyormuş gibi davranmak iyidir. Örneğin bir iş görüşmesi için yola çıktınız. Dış görünüş olarak kendinizi hazırladınız, çok şık gözüküyorsunuz ama iyi giyinmiş olmanız yetmez, kendinizi duygusal açıdan da hazırlamalısınız. Karşınızdakine kendine güvenen bir görüntü verin. Kendinize güvenmeseniz bile kendine güvenen biri gibi görünün. Gerginliğinizi mülakat sırasında gizlemeye gayret gösterin.

Kısacası, ‘kendine güvenmek’ tamamen sizin ile ilgili bir durumdur. Hiç kimse size doğrudan kendinize güvenmenizi sağlayacak sırrı veremez. Dışarıdan aldığınız tavsiyeler eğer siz bir adım atmazsanız hiçbir işe yaramaz. Kendinize eleştirel gözle bakmayı ve dersler çıkarmayı unutmayın. Kendinize inanın ve başarın.

İyi Geçen İş Görüşmesi Sonrası Yapmanız Gereken 4 Şey

Mükemmel bir iş görüşmesi geçirdiniz. Bundan daha iyi bir şey olamaz. Ancak henüz işe alındınız mı?

İş görüşmenizin nasıl geçtiğinin yanı sıra, işe alım süreciniz bitmeden sizin durumunuzu önemli ölçüde etkileyecek daha bir sürü faktör bulunmaktadır.

İşi alana kadar bitmeyen bir çaba göstermeniz, kendinizi bu rekabetçi ortamda var edeceğinizin önemli bir işareti olacaktır. Bu yazımızda size, her iş görüşmesinden sonra yapılması gereken şeyleri sıralayacağız.

tesekkur-mektubu-ornegi

İyi Geçen bir Mülakat Sonrası Teşekkür Maili Gönderebilirsiniz

Araştırmalarınızı Derinleştirin

İş görüşmeniz bitti. Şimdi mülakatta yaptığınız konuşmalardan yola çıkarak, iş ile ilgili (şirket ile ilgili vb.) araştırmalarınızı derinleştirmeye başlayın. Şirketin yer aldığı sektöre yönelik araştırmalar yapın, işiniz ve pozisyonunuz ile ilgili trendleri takip edin. Pozisyonunuzun geleceğine yönelik araştırmalarınızı yapın.

Mülakat boyunca işveren şirketin gelecek planları ile ilgili birçok şeye değinmiştir. Bu bilgilerden yola çıkarak görüşme sonrasında, şirketin arzusu yönünde neler yapabileceğinize yönelik araştırmalar yapın. Varolan, daha önce yapılmış benzeri iş modellerini, şirketin hedefi ile karşılaştırın. Doğru örnekleri değerlendirmeye alın.

Yeteneklerinizi Gösterin

Eğer gerçekten diğer adaylardan sıyrılmak istiyorsanız, onlardan farklı veya onlarınkine ek olabilecek yeteneklerinizi de göstermelisiniz. Mülakat sonrasından işe alınana kadar ki süreç, bunu en güzel yapabileceğiniz bir zaman dilimidir. İş odaklı düşünmeniz ne kadar önemli olsa da, kendi yöneliminiz doğrultusunda yeteneklerinizi de gözardı etmemelisiniz. Belki de bunlar, size diğerlerinden bir adım önde yer almada yardımcı olacaktır.

Ancak iş çok önemli bir noktada durmaktadır. İşin gerekliliklerini anladığınızı ve bu iş için gereken yeterliliğe sahip olduğunuzu ifade etmelisiniz. Bu davranış, işe olan ilginizi de gözler önüne sermenize olanak sağlayacaktır.

İş Görüşmesi Sonrası Teşekkür

Araştırmanız bittikten sonra, şimdi kısa ama öz bir “Teşekkür” e-maili atmanın tam sırasıdır. Bu tür bir e-maile anahat oluşturması amacıyla aşağıdaki teşekkür mektubu örneğini  gözden geçirebilirsiniz. 

Sayın (mail attığınız kişinin adı),

Size, bugün bana görüşme için zaman ayırdığınızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Sizinle (Buraya görüşmede bahsi geçen ve gerekli araştırmayı yaptığınız bir konu yazın) hakkında konuşmak benim için büyük bir şanstı.

Size daha fazla yardımcı olması açısından e-mailime, benim bu pozisyona neler katabileceğim ile ilgili görüşlerimin yeraldığı bir dosya ekledim. Böylece kendimi size daha doğru anlatmış olabileceğimi düşünüyorum.

Bana zaman ayırdığınız için tekrar teşekkürler.

İyi Çalışmalar,

(İsminiz)

(İletişim Bilgileriniz)

İş Başvurusu Yapmaya Ara Vermeyin

İyi geçen bir iş görüşmeniz oldu. Ancak yeni iş yerinizde yeni sandalyenize oturana kadar, iş başvurusu yapmaya ara vermeyin. Yeni işler için yaptığınız iş başvurularının, size nasıl bir kapı açacağını asla bilemezsiniz. İyi geçen iş görüşmesinin sonucunu beklemeniz ve de üstelik sonucunun olumsuz olması, sizi moral olarak da zaman olarak da kayba uğratacaktır.

En uygun işi yakalamak için sistemli bir iş arama çalışması içinde olmalısınız. İş arama sürecinde asla ara vermemeli ve pes etmemelisiniz. 

3 Adımda Kendi Kariyer Planınızı Oluşturmak

Eğer ilerde nerede olmak istediğiniz ve ne iş yapmak istediğiniz ile ilgili kafanız karışık ise, bu yazıda size kendi kariyer planınızı yapmanızda yardımcı olacak, bazı basit adımları bulacaksınız.

Bazen bu adımların en kolayını yapmak bile çok zor bir iş olabilir çünkü bu adımlar kolay olmalarına rağmen, büyük bir çaba gerektirir. Ancak düşünmeye harcadığınız zaman ve çaba ile geleceğinizi ve sizi mutlu edecek şeyleri keşfedebileceksiniz.

kariyer-planlama-ornegi

3 Adımda Kendi Kariyer Planınızı Oluşturmak

1.    Adım: Hedefinizi Belirleyin 

Kendi kariyer planınızı hazırlarken, hedefinizin ne olduğunu çok iyi bilmeniz gerekmektedir. Kariyerinizin sonunda nereye ulaşmak istiyorsunuz? Bu yer sizi mutlu edecek olan yer mi? Bunları bildikten sonra kariyer planınızı çizebilirsiniz. Nereye gideceğinizi bilmeden bir yolculuğa çıktığınızda, gerçekten sonunda mutlu olabileceğinizden ne kadar eminsiniz? Hedefinizi belirlemede, aşağıdaki sorular size yardımcı olacaktır. 

  • İki yıl içinde kariyerinizin nerede olmasını istiyorsunuz?

Başlangıç için bu soruya yanıt vermeniz kolay olacaktır ve devamındaki zor sorulara böylece ısınabileceksiniz. Ayrıca şu anki durumunuzu da kolayca görebilirsiniz. 

  • Beş yıl içinde kariyerinizin nerede olmasını istiyorsunuz?

Eğer gelecek iki yılınızı görebiliyorsanız, bir sonraki adım gelecek 5 yılınız olacaktır. Böylece uzun dönem hedefinizi belirleyebilirsiniz. Tabi ki bu hiç kolay bir iş değildir. Zamanın size hangi fırsatları sunacağını bilemezsiniz. Böyle beklenmedik bir fırsat ile karşı karşıya geldiğinizde, tüm planlarınızı yırtıp atacaksınızdır. Olabilir, ancak yinede iki adım sonranıza bakmak iyi olacaktır. 

  • Bu hedefleri neden belirlediniz?

Gerçekten ulaşmak istediğiniz amaçları yazın. Eğer başkalarının hedeflerini kendi hedefiniz yaparsanız, bu hedefe ulaşmanız çok zor bir ihtimal olacaktır ve ulaşsanız bile mutlu olamayacaksınızdır. Doğru hedef, sizi sürekli motive edecektir. Size ilham verecek ve sonunda varacağınız yeri, başınıza gelecekleri bileceksinizdir. Her zorluğa ancak bu şekilde göğüs gerebilirsiniz. 

2.    Adım: Eksiklik Analizi Yapın 

Eksiklik analizi demek, şu anda ne durumda olduğunuzun farkına varmak ve iki yıl sonraki durumunuz ile karşılaştırıp farklılıkları belirlemek, eksikliklerinizin farkına varmak demektir. 

Bu eksikliklerinizi belirlemede iş ilanlarının ve istediğiniz işlerin tanımlarının size büyük yardımı olacaktır. Birden fazla sektörün iş ilanlarına göz gezdirmeniz iyi olabilir. Böylece gelecek yıllardaki iş fırsatlarınızı da görebilme şansını yakalayabilirsiniz ve kariyerinizi bu yönde çizebilirsiniz. Sizden beklenen becerilerin neler olduğunu bu şekilde belirleyebilirsiniz. Anahtar kelimeleri kaçırmamaya özen gösterin. 

Şimdiki bilgi düzeyinizi, eğitiminizi, tecrübelerinizi ve yeterliliklerinizi sonraki satırda sıralayın. Bunlara düzeyinizi ifade edecek dereceler verin. Örneğin, 1-10 arası bir puanlama yapabilirsiniz. Gelecekte bu düzeyinizin hangi konuma geleceğini de planlayın. Bu eksiklikleri doldurmaya çabalayın. 

Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Mükemmel olmadığınız ama yetenekli olduğunuz noktalarınızı biliyorsunuzdur. Yeniliklere ve gelişmeye her zaman açık olun. Ama diğer yandan da kendinizi mükemmel olmak için çok zorlamayın. 

Ve geliştirmeniz gereken yetenekleriniz için de bir liste yapın. 

3.    Adım: “Kariyer Gelişimi Planı”nız 

Şimdiye kadar yaptığınız çalışmalarla iki yıllık bir plan ve ne durumda olduğunuza / nelere ihtiyacınızın olduğuna / neler istediğinize dair detaylı bilgi sahibi oldunuz. Profesyonel çevrelerle, mümkünse işverenlerle görüşerek bu listeyi zenginleştirebilirsiniz. 

Bu listedeki maddeler kendi içinde tutarlı ve belli bir mantık sırasında olmalıdır. Maddelerinizi öncelik sırasına göre düzenleyin. 

Beceri edinmek veya geliştirmek için birçok yol vardır. Ancak bir konuda, bir alanda daha derin bilgi sahibi olmak yolunda çabalamak gerekir. Örneğin, eğer proje yönetimi sektöründe daha ileri bir pozisyon istiyorsanız, bazı önemli sertifikaları almanız gerekecektir. Bu örnekteki küçük bir sertifika ile büyük fırsatlar yakalayabileceğiniz bir ortama kavuşabilirsiniz ve birçok şey öğrenebilirsiniz. 

İhtiyacınız olan becerileri edinmek için yollar araştırmalısınız. Bu araştırmalar sonucunda “ihtiyaçlar listenize” nasıl yaklaşmanız gerektiğini zaman içinde öğreneceksiniz. 

Kariyer planınızı bir zaman çizelgesi üzerine oturtmak zorundasınız. “Şu zamanda başladı.” ,  “Bu zamanda bitti.” gibi ifadeler ve tarihler yazmalısınız. Böylece planlarınızı daha kolay takip edebilirsiniz. Sonraki planlarınızın ve adımlarınızın ne kadar zaman alacağını kestiremede, bunlar size yardımcı olacaktır. 

İzleri takip edin. İki yılda bir planlarınızı gözden geçirin ve yenilerini belirleyin. Hem böylece yıllar içindeki gelişiminizi de kolayca görmüş olursunuz. 

Kariyerinizin gelişim süreci içinde unutacağınız birçok önemli nokta olabilir. Bunların farkına geç varabilirsiniz. Kariyerinizin nereye gittiğinin kontrolü tamamen size aittir ve bundan tamamen siz sorumlusunuz. Bu yüzden, iyi bir kariyer planlaması yaparak muhteşem işler başarabilirsiniz.

Kişisel Web Sitenizi Oluşturmanız İçin 5 İyi Neden

İş arama sürecinde en önemli konulardan biri, sizinle aynı işe başvuru yapan diğer adaylardan bir adım öne çıkabilmektir. İş arama süreçlerinin sıkı bir rekabet içerisinde geçtiği günümüzde farkındalık yaratmak ve ilgiyi üzerinize çekmek için mutlaka bir şeyler yapmalısınız.

Profesyonellerin büyük bir kısmı için, kişisel web sayfası oluşturmak, farkındalık yaratabilmelerini sağlamada en iyi yoldur. Bir araştırmaya göre, ankete katılanların %56’sı, kişisel bir web sitesinin kendi reklamınızı yapmak için en uygun yer olduğunu söylemişlerdir. Bu yazıda neden bir web sitenizin olması için çalışmalara başlamanız gerektiğini bulacaksınız.

kisisel-web-sitesi-is-arama

1.     Bulunabilme / Ulaşılma Şansınızı Büyük Ölçüde Arttırır.

Bir web sitenizin olması, internette arama motorlarında üst sıralarda yer almanızı sağlar. Sizi internette arayacak insanlar, arama motoruna adınızı ve soyadınızı yazarlar. Eğer mümkünse web sitenizin adresi sizin adınızı da taşıyabilir. Böylece sizi internette arayanlar kolayca web sitenize ulaşabilirler ve en doğru kaynaktan sizi ve yeteneklerinizi görebilirler.

2.     Günümüzde “İlk İzlenim” İnternet Ortamında Olmaktadır.

Google’a göre, insanların %80’i biri ile tanışacağı zaman, görüşmeye gitmeden önce o kişiyi internette araştırmaktadır. Bu yüzde oranı, sıra işverenlere gelince %95’e çıkmaktadır.  İşverenler, işe başvuran adayları önce internette aramaktadırlar. Güzel tasarlanmış ve içerik açısından zengin bir web siteniz varsa , bu web sitesi işveren üzerinde olumlu etki yapacaktır. Yani ilk izlenim, internet ortamında yapılacaktır. İyi bir izlenim bırakmanız ise iş arama sürecinizi hızlandıracak, size büyük bir fırsat kazandıracaktır.

3.     Kişisel Web Sitesi İçeriği Daha Çok Dikkat Çeker.

Araştırmaya göre işverenler, adayın belirttiği sosyal ağlardaki hesaplarından çok, adayın belirttiği kişisel web sayfasındaki verilerle ilgilenmekte, bu web sitelerinde daha çok zaman harcamaktadırlar. Çünkü kendi web sitenizde, işverenin dikkatini dağıtacak sosyal ağlardaki gibi reklamlar, başkalarının profillerine giden linkler olmayacaktır. Böylece hem işverenin zamanı sizi tanıma yolunda daha verimli geçecektir hem de işverenin dikkati tamamen sizin üzerinizde toplanacaktır.

4.     Profesyonel Olduğunuz Mesajını Verir.

Yıllarca ünlü yazarlar, müzisyenler, politikacılar ve diğer profesyoneller tarafından  kullanılan kişisel web siteleri, bu kişilerin ürünlerini ve yeteneklerini sergileyecekleri bir alan haline gelmiştir. Kendi web sitenizin olması, karşı tarafa ve sizinle ilgilenen kişilere sizin profesyonel olduğunuz mesajını verir. İçerik diğer önemli noktadır. İçeriği iyi hazırladığınız takdirde de kendi reklamınızı, farkındalığınızı yaratmış olacaksınız.

5.     Kişiliğinizi Ortaya Çıkarır.

Pazarlama uzmanları, müşterileri ile iyi bir iletişim sağlamanın ne kadar önemli olduğunu bilirler. Bu iletişimi kişisel hobilerinizi, yaşam felsefenizi veya deneyimlerinizi paylaşarak yapabilirsiniz. Bunlar sizin insani yönden hangi değerleri taşıdığınızı gösterir. Kişisel web siteniz, özgeçmişinizde paylaşamayacağınız ilgi alanlarınızı da rahatça paylaşabileceğiniz bir alan sağlamaktadır.  

İş Arama ile İlgili Anaokulunda Aldığınız 5 Ders

İş arama konusunda belki de tüm ihtiyacınız, anaokulunda öğrendikleriniz. Bunun nedeni gayet açık. Bazı temel şeyleri küçük yaşlarda öğrenmemiz gereklidir. Örneğin; terbiye, okuma, yazma… Bunları küçük yaşlarda öğreniriz ve hayatımız boyunca kullanırız. Ancak, acaba iş arama süreciniz ile ilgili anaokulunda ne öğrenmiş olabilirsiniz?

Bu yazıda çok uzun zaman önce anaokulunda aldığınız 5 önemli dersin, iş arama süreciniz ile bağlantısını bulacaksınız.

is-arama-sureci

1.     “Lütfen” ve “Teşekkürler” Demek

Terbiye kurallarına uymak çok önemlidir. Hedefinizdeki şirketlerin birinde, istediğiniz iş için başkaları ile rekabet ederken, iş görüşmesinde veya başka bir buluşmada kibar ve düşünceli bir adayı mı yoksa kaba birini mi tercih edeceğini kendinize sorun. Tabi ki kibar olan seçilecektir. Anaokulunda da zaten öğrendiğiniz bir prensip olarak, insanlara nazik davranmalıyız. İş görüşmesine davet edildiğiniz için, mülakat sonrasında teşekkür mektubu / maili göndermenin öneminden bahsetmiştik. (http://www.mulakatsorulari.net/is-gorusmesinden-sonra-tesekkur-takip/)

2.     Vazgeçmemek

Beş yaşındayken, pastel boyanızı fırlatıp resim yapmayı bıraktığınızda, öğretmeniniz sizi cesaretlendirmek ve resim yapmaya devam etmenizi sağlamak için uğraşmış olmalı. Ya da sürekli kavga ettiğiniz bir anaokulu arkadaşınız olmuş ancak pes etmeden her gün aynı sınıfa gidip onunla birlikte zaman geçirmeniz hatta birlikte oyun oynamanız öğretilmiştir.

İş arama sürecinizde ise, biri her zaman sizin yanınızda durup vazgeçtiğinizde elinizi tutup devam etmeniz için çabalayamaz. Siz ne olursa olsun devam etmeniz gerektiğini zaten anaokulunda öğrenmiştiniz. Buna rağmen yine de iş arama sürecinizde bir şeyler ters gittiğinde çevrenizde size yardım edecek birileri olacaktır. Onları aramaktan ve onlardan yardım istemekten çekinmeyin. Vazgeçmeyin.

3.     Saygılı Olmak

Anaokulunda saygılı olmak demek; öğretmenini dinlemek, oynadığın oyuncakları toplamak, oyuncaklarını arkadaşlarınla paylaşmak demekti. İş arama sürecinizde bu, ters bir yanıt aldığınızda veya bir şeyler yolunda gitmediğinde işvereni anlamak gibi durumlar olarak karşınıza çıkacaktır. Karşılaştığınız durum ne olursa olsun, bunu iyi saygılı bir üslup ile yönetmeniz, sizi istediğiniz sonuçlara her zaman ulaştıracaktır.

4.     Şekerleme Yapmak

Şekerleme zamanı anaokulunda önemli bir zaman dilimidir. Bu zaman dilimi sadece ortamdaki karışıklığı ve gürültüyü azaltmakla kalmaz, aynı zamanda herkesin daha sakin daha rahat olmasını sağlar. Peki kim iş arama sürecinizde dinlenmek için kendinize zaman ayıramayacağınızı söyleyebilir? Herkes bazı zamanlar dinlenmeye ihtiyaç duyar. Ancak bu yolla enerjinizi toplayabilir, zihninizi temizleyebilir ve tekrar tüm gayretinizle iş arama sürecinize devam edebilirsiniz. Kendinizi dinlendireceğiniz ve kafanızı boşaltacağınız zamanları mutlaka yaratmalısınız.

5.     Gününü Ayarlamak

Anaokulunda zamanınızı, günün farklı bölümlerinde farklı işler yaparak harcadınız. Resim yapmaya, okumaya, oynamaya, yemek yemeye vakit harcadınız. İş arayan biri olarak, bazen gününüzün tüm vaktini tek birşey yaparak harcamak çok kolay olacaktır. Örneğin, internette iş ilanı sitelerinde iş aramak.

Ancak gününüzü böyle harcamak yerine, gün içinde farklı şekillerde iş arayabilirsiniz ve bu iş arama sürecinize daha çok katkıda bulunacaktır. İş arama sürecinin bir gününde, çevrenizle bağlantıya geçip iş arama sürecinize bir yardımlarının olup olmayacağını sorabilirsiniz,  internette sektörünüzle ilgili sosyal ağlardaki gruplarla ilgilenip iş arayabilirsiniz, bir şirkete veya yetkili birilerine e-mail atabilirsiniz. Sadece iş ilanları sitelerine bakmak yerine daha fazlasını yapabilirsiniz.

 

Anaokulunda öğrendiğiniz ve iş arama sürecinizde uyguladığınız başka hangi dersler var hatırladığınız?

Blog Yazmak İş Arama Sürecinizi Nasıl Olumlu Yönde Etkiler?

Hepimiz yazar olmak isteyenlerin veya yazarların, bloglarında yazdıkları ile kendi kitaplarına ve diğer yazılarına ilgi çektiklerini, bir nevi reklam yaptıklarını duymuşuzdur. Ama eğer siz bir yazar değilseniz blog yazmanın size bir yararı olur mu?

Bloglar düşüncelerinizi, hislerinizi ifade eden yazılar yazmaktan daha fazlası için de kullanılır. Videolar, fotoğraflar, veri grafikleri gibi gönderilerde de bulunabilirsiniz. Sorular sorabilir, yanıtlayabilir ve eğitim yazıları yazabilirsiniz. Eğer blog yazma işini ciddiye alırsanız, kullanma amacınız ne olursa olsun, yaptığınız işi profesyonelce gösterme şansını yakalayabilirsiniz.

is-arama-sureci-blog

İş Arama Sürecinde Blog

İnternet ortamında bir varlığınızın olması kolay ulaşılabilirlik sağlar. Görünürlüğünüz artar. Ancak internet ortamındaki varlığınız sadece sosyal ağlardaki hesaplarınızla olacak bir şey değildir. Eğer gerçekten etkili bir online varlık oluşturmak ve iş arama sürecinizi kısaltmak istiyorsanız, blog yazmaya başlayabilirsiniz.

İnternet ortamı, size her türlü olanağı sunmaya hazırdır. Özellikle bloglarla çok rahat şekilde istediğiniz online varlığa ulaşabilirsiniz. Bloglar, kendi sektörünüzdeki profesyonel kişilerle bağlantı kurmanıza da olanak sağlayacaktır.

Bloglar size sağladığı alan için bir ücret talep etmez. Eğer işsizseniz ve harcamalarınız gerçekten kısıtlı ise yine bloglar size büyük bir avantaj sağlamaktadır. Profesyonel bağlantılar kurarken, hiç para harcamazsınız.

Buna ek olarak, diğer iş arayan adaylarla aranızda farklılık yaratmak için blog yazmanız etkili bir yol olur. Farkındalık yaratmanız, bu rekabetçi ortamda sizi diğer adaylardan öne geçirecek önemli bir olaydır ve zor bir iştir. İş görüşmelerinde de göreceğiniz üzere herkes profesyonelce giyinmiştir, iyi bir özgeçmiş hazırlamışlar, iş görüşmesine iyi hazırlanmışlardır. Ancak çok azı sektörle ilgili bir blog yazmaktadırlar.

İş Arama Sürecinde Blog Yazmanın Faydası Ne Olabilir?

Buna şu şekilde bir örnek verebiliriz:

Diyelim Muhasebe alanında çalışıyorsunuz ve iş arama sürecine girdiniz. Başvuru yaptığınız iş ilanına yüzlerce başvuru geldi ve mülakat organizasyonu yapan İK ekibi bu adayları elemeye çalışıyor. İşte tam bu noktada CV’nizde linkini vereceğiniz, basit bir blog alt yapısında, muhasebe ile ilgili bilgilerinizi / yorumlarınızı paylaştığınız bloğunuz, sizi diğer adaylardan çok daha profesyonel gösterecek ve mutlaka ön plana çıkartacaktır. Burada bahsettiğimiz yüzlerce yazı ve makalenin olduğu bir blog elbette değil. Ancak genel olarak çalıştığınız alan ile ilgili yazıları toparladığınız, fikirlerinizi yansıttığınız ve bu alandaki yeni mevzuat ve düzenlemeleri duyurduğunuz bir blog bile, size daha farklı bir göz ile bakılmasına sebep olacaktır.

Blogunuzun sade ve anlaşılır olması, yazılarınızın okunması açısından fayda sağlayacaktır. Blogunuzun temiz görüntüsü, blogunuzu ilk kez görenler üzerinde olumlu etki bırakacaktır. Blog yazarlığına yeni başlayan biri olarak değişik tasarımları denemeden önce biraz tecrübe edinmenizi ve diğer profesyonel blogları incelemenizi öneririz.

Eğer henüz blog yazmanın size sağlayacağı avantajları keşfetmemişseniz, şimdi tam zamanı. Blogunuz kendinize güveninizi sağlarken diğer yandan da kendi reklamınızı yapmanızı, yeteneklerinizi göstermenizi sağlayacaktır.

LinkedIn’i Ne Kadar İyi Kullanıyorsunuz?

linkedin-cv-profil-olusturma

LinkedIn üyelerinin birçoğu kısa zamanda iş bağlantılarının sayısını nasıl arttırabileceği konusunda  merak içindedir. Diğerleri ise bu sayıda niceliğin mi yoksa niteliğin mi daha etkili rol oynayacağını tartışmaktadır.

Aslına bakarsanız her ikisi de iş arama sürecinizde çok önemli rol oynayacak sosyal medyanın gücünü arttıran iki etmendir.

Eğer ağınızda 2 veya 3 kişi varsa, bu sizin farklı çevrelerle bağlantı kurma, etkileşime geçme çabanızın olmadığını göstermektedir. Aynı şekilde 10,000 kişilik bir ağınızın olması da eğer bu kişilerle bir iletişiminiz hiç olmamışsa bir şey ifade etmeyecektir. Böyle bir durumda iseniz, bu 10,000 kişiden birine size iş konusunda yardımcı olup olamayacağını sorduğunuzda size nasıl bir cevap vereceği önemlidir. Muhtemelen size yardımcı olamayacaktır. LinkedIn’i aktif veya gerektiği gibi kullanmayan üyeleri de gözönünde bulundurarak bağlantılarınızı dikkatli kurmanız gerekmektedir. Sayı eğer sadece göstermelik olarak kalacaksa size bir yararı dokunmayacaktır.

LinkedIn’i aktif olarak kullanan kişileri arayıp onları kendi ağınıza davet ettiyseniz bu LinkedIn’de bağlantılarınızın sayısını arttırmanın en iyi yollarından biridir. LinkedIn’de binlerce bağlantıya sahip aktif biri (LinkedIn Open Networker-LION) sizin bağlantı sayınızı çok hızlı bir şekilde arttırabilir. Diyelim ki 7,000 aktif bağlantıya sahip birinin (LION)  birinci seviye bağlantıları sizin ikinci seviye bağlantılarınız durumuna gelecektir. Bu şekildeki kuracağınız 5 veya 10 bağlantı sizin bağlantı sayınızı çok hızlı bir şekilde arttıracaktır.

Yeterli sayıda bağlantıyı kurduktan sonra, bu bağlantılarınızın istediğiniz işi bulmada ve bu işi almada yardımlarını görmeye başlayabilirsiniz. Örneğin Y şirketinden X Müdürü ile iletişime geçmek istiyorsunuz, Linkedln’deki bağlantılarınızdan biri X Müdürü ile iletişime geçmenizde size yardımcı olabilir. Çünkü yeterli sayıda kişi ile Linkedln üzerinden bağlantınız var, bu kişilerin de iş hayatında bir geçmişi, Linkedln üzerinden veya başka yollarla birçok farklı bağlantısı var. Ve bu yeterli sayıdaki bağlantılarınızdan birinin sizin X Müdürü ile etkileşime geçmenize yardım etme olasılığı çok yüksektir.

Linkedln’de Contacts (Bağlantılar) menüsünün üzerine gelip Network Statistics (Ağ İstatistikleri)’e tıklayarak bağlantılarınız hakkında daha çok şey öğrenebilirsiniz. LinkedIn size birinci, ikinci ve üçünkü seviye bağlantılarınızda kaç kişinin olduğu gibi birçok bilgiyi sağlayacaktır.

Bağlantılarınızın sayısını arttırmanın diğer yolu ise gruplara katılmaktır. InMail’i kullanmadan o gruba üye kişilere mesajınızı iletebilme şansını yakalarsınız. Kendi kariyerinizle ilgili gruplara katılarak nitelikli bağlantı sayınızınız arttırabilirsiniz. Nitelikli bağlantıdan kasıt “kendi işinizle ilgili, bu konuda bilgi ve bağlantılara sahip kişiler”dir. Bu da istediğiniz işi daha kolay bulmanızı sağlayacaktır. Böyle grupları ararken anahtar kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca bu grupların üye sayılarının fazla olmasına ve aktif olmalarına dikkat edin. Aksi takdirde boşa zaman harcamış olma gibi bir durumla da karşı karşıya kalabilirsiniz.

LinkedIn’de gruplara üye olmak, yeni gönderiler yapmak, soru sormak, sorulara cevap vermek görünürlüğünüzü arttıracaktır. Vereceğiniz cevapların kalitesi insanların dikkatini çekecek ve bu insanların sizi bağlantılarına eklemelerine neden olacaktır. Aynı şekilde siz de faydalı bulduğunuz kişileri kendi bağlantılarınıza ekleyecek, davet edecek ve böylece bağlantı sayınız gün geçtikçe hızlı bir şekilde artacaktır.

Unutmayın LinkedIn size toplamda 3,000 kişi davet etme hakkı vermektedir. Bağlantılarınızı dikkatli oluşturma ve bunların sürekliliğini sağlamak durumundasınız.

İş Arama Sürecinde Yapmanız Gereken 5 Şey

is-ararken-yapmaniz-gereken-5

Yeterli niteliğe sahip olmadığınız bir işe başvurmanız, iş arama sürecinize olumsuz şekilde etki edebilir. Bu başvurularınız verimsiz geçebilir ve motivasyonunuzu düşürebilir. Özellikle rekabetin çok şiddetli olması ve “kalifiye” diyebileceğimiz vasıflı adayların bile iş başvurularından geri dönüş alamamaları, iş başvurusu yapacağımız yerleri ve bu yerlerin sayısını iyi ayarlamamız gerektiğinin bir göstergesidir.

Sizi mülakata çağırma olasılığı daha yüksek olan şirketlere başvurmak, işe alınma olasılığınızı yükseltecektir. Çok fazla iş başvurusu yapmaktan ve bunlar ile zihninizi yormaktan vazgeçmelisiniz. Zamanınızın bir kısmını istediğiniz, daha çok ihtimal dahilindeki işlere odaklı çalışmalarla geçirmeliyiz.

Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1) Gönüllülük

Eğer istediğiniz iş ile ilgili çok önemli bir noktada duruyorsanız, yani tüm niteliklere sahip değerli bir aday olduğunu düşünüyorsanız, bu uzmanlığınızla ilgili gönüllü çalışmalarda yer almanız işe alınma şansınızı arttır. Örneğin, bir web tasarımcısı iseniz, yerel ve kazanç odaklı olmayan bir ihtiyaç veya bir konuda çalışmalar yapabilirsiniz. İşinizle ilgili bir gönüllü çalışması içinde olmanız hem özgeçmişinizi zenginleştirirken hem de yeteneklerinizi güncel tutar.

2) Yetenekleri Güncel Tutma, Günün Gerekliliklerini Takip Etme

Eğer aradığınız iş için genel vasıfları ve yetkinlikleri taşımıyorsanız, işin özellikleri ile ilgili eksiklikleriniz varsa, bu eksiklikleri gidermek için zaman harcamalısınız. İnternet ortamında ücretsiz pek çok kaynak bulabilirsiniz. Örneğin, bedava eğitim setleri, e-kitaplar, videolar… Eğer internet ortamına yatkın bir öğrenme alışkanlığına sahip değilseniz, yaşadığınız çevredeki halk eğitim merkezlerindeki ücretsiz eğitimleri takip edebilirsiniz.

3) Bağlantılar

Eski işleriniz sırasında, çeşitli çevrelerle bağlantılarınız olmuştur veya yeni işinizde yeni çevrelerle tanışmakta ve bu çevrelerle yeni bağlantılar kurmaktasınızdır. Kariyerinizde nerede olduğunuza bağlı olarak, daha önce bağlantıda olduğunuz çevreleri kaybetmeyin ve onlarla yeniden bağlantı kurmanın yollarını arayın. Örneğin, eski bir öğretmeniniz ile, size daha önce burs veren bir yer ile, eski patronlarınız ile, eski iş arkadaşlarınız, tanıdıklarınız ile yeniden bağlantı kurun. Onlara mail atın, onları arayın. İletişim sağladığınızda, iş aradığınız konusundan bahsedin ve ne tür bir iş aradığınızı belirtin. Herhangi bir yardımlarının dokunup dokunmayacağını sorun ve onları takip edin, bağlantınızı koparmayın.

Birinden başarısız olmanız durumunda hemen bir diğerine geçin. Teknolojiyi kullanarak veya geleneksel yöntemleri kullanarak eski bağlantılarınızı taze tutup, yeni insanlar ile tanışıp yeni bağlantılar kurarak istediğiniz işi bulma şansınızı arttırdığınızı unutmayın. Örneğin, üniversiteden arkadaşlarınız ile bir mezunlar toplantısı yaptığınızı düşünün. Orda eski arkadaşlarınızın yanı sıra, yeni kişiler ile de tanışma fırsatı yakalamış olacaksınız. Benzer ilgilerinizin olduğu kişilerle güzel zaman geçirirken, bu görüşmelerin size yeni iş kapıları açabilecek birer fırsata da dönüşebileceğini unutmayın.

4) Yarı Zamanlı / Dönemsel İş

Bazı iş arayan adaylar için tam zamanlı işten başka bir düşünce olamaz. Eğer böyle düşünüyorsanız, bu fikrinizi değiştirmeniz daha hızlı iş bulmanız için iyi olacaktır. Yarı zamanlı / dönemsel bir işte çalışmak yeteneklerinizi geliştirmeniz, öz geçmişinizi, portfolyönüzü, profesyonel iş bağlantılarınızı  zenginleştirmeniz için size büyük bir fırsat sunar. Ayrıca bu süreçte para da kazanırsınız ve motivasyonunuz, kendinize güveniniz tazelenir.

5) İnternet Ortamında Var Olma

İnternet ortamında mutlaka varolun. Bir blog kurun, sosyal ağlardaki profilinize çeki düzen verin. Sizi temsil eden, niteliklerinizi, uzmanlıklarınızı, tecrübelerinizi yansıtan bir web ortamı yaratın. İlgilendiğiniz şirketleri internet ortamında bulun, onları Facebook, Linkedln ve Twitter gibi sosya ağlarda takip edin. İlgilendiğiniz şirketlerin karar verici yetkideki isimlerini, şirket sahiplerini takip edin. Bu isimler hakkında bir araştırma yapıp nelerle ilgilendiklerini vb öğrenin. Onları etkilemenin yollarını arayın. Onlar için nelerin önemli olduğunu öğrenip bir iş fırsatı yakaladığınızda, işe başvururken bu bilgileri mutlaka kullanın.