Neden Deneyimleriniz ve Eğitim Kaliteniz Sizi İş Sahibi Yapmaya Yetmiyor?

Günümüzde “nitelikli” olmak demek ile ne anlatılmak isteniyor dersiniz? İş arama sürecindeki herkes için niteliklinin anlamı, deneyimli ve iyi eğitimli olmak demektir.

Nitelikli olmak bir işe sahip olmak için ilk adım olabilir ancak sizi iş sahibi yapacak olan şey “siz”sinizdir. Her gün aynı işi yapmak ister misiniz? Hergün çalışmak için aynı isteği içinizde bulabilecek misiniz? Bunların aldığınız eğitim ve deneyimleriniz ile ilgisi var mıdır? Yoksa daha çok tutumlarınızın, alışkanlıklarınızın, kişiliğinizin yön verdiği şeyler midir?

Bir işyerinde müdür olan birine çalışanlar ile ilgili davranış problemlerini sorduğunuzda ondan alacağınız yanıtlar gerçekten önemlidir. Nitelikli bir çalışanın işte gönülsüz çalıştığını duyabilirsiniz. Çalışanlarınız işe başladıkları anda bu davranışlarını bir şekilde gösterirler. Kişilik türleri alanında kendini farklı şekillerde gösterirler. Örneğin bir çalışanınız işini yaparken bir yandan da şikayetçi bir şekilde söylenebilir. Bu kişi haftada bir saat normalden fazla çalışıyor ve işini en iyi şekilde yapıyor olabilir. Ancak bu kişi ne kadar nitelikli olursa olsun hiçbir zaman ideal bir çalışan olmayacaktır. Ortalama bir çalışan olarak işinizi iyi yapmanız sizin o şirkete, çalışma ortamına ait olmanız için yeterli değildir.

İş görüşmelerinin olumlu sonuçlanması, işverenin sizi şirketine birebir uyum sağlayabilecek kişi olarak görmesine bağlıdır. Bu uyum ise davranışlarınızı, çalışma şeklinizi, iş ahlakınızı, işe olan heyecanınızı ve tutkunuzu içerir.

Eğer işinizi yapmak için yeterli isteğe sahip değilseniz iş deneyimlerinizin ve aldığınız kaliteli eğitimin önemi düşüktür. Bu etkenler iş görüşmenizin sadece%77lik bir kısmını etkiler. Geri kalan ve belki de izi iş sahibi yapacak olan kısım asıl olandır. İnsan Kaynakları Yönetimi Topluluğu’nun yaptığı bir araştırmaya göre çalışanların %80’i işe başladıktan sonra yukarda belirttiğimiz sebeplerden ötürü işini kaybetmektedir. Bu yazıda anlatılmak istenen ise geri kalan %20’nin içinde olmanız gerektiğidir.

İş görüşmesinin en sonunda karar aşamasında işveren güvenilir, çalışmaya hevesli ve yetenekleri ile eğitiminin işi yapabilmesine olanak sağlayacak, azimli, olumlu davranışları olan, iyi iletişim kurabilen, esnek ve yaratıcı düşünebilen kişileri seçer. İşveren çalışanının, işi kendi işiymiş gibi sahipleneceğini, bunun için çalışacak hevese ve güce sahip olduğunu görmek ister. İşverenin (veya işe alımdan sorumlu kişilerin) bu hevesi gördüğü kişiye başvurduğu görev-pozisyon için değil de ihtiyaç duydukları uygun gördükleri başka bir pozisyon için iş teklifinde bulunması olasılığı da vardır. İşverenler böyle kişileri kaybetmek istemeyecektir. Küçük bir eğitim sonrasında işe hazır hale getirilebilirler.

Çoğu ileri yaşlarda olan çalışanlar kendilerini aldıkları sürekli eğitim sayesinde güçlü görmektedirler. Günümüz iş dünyasında bu olmazsa olmazdır. Başarılı olabilmek için her dakika kendinizi yenilemeniz gerekmektedir. Eğer yukarıda bahsettiğimiz %20’lik kısmın içinde olmak istiyorsanız bu gerekli. Bu yazımız sizi durumun farkına vardıracak bir çimdik olması amacıyla yazılmıştır. Bu mesaja açık olun. Ne kadar eğitim aldığınız bir işi yapabileceğiniz garantisini vermez. İşi ne kadar çok istediğinizi göstermediğiniz sürece tüm niteliklerinize karşın iş sahibi olmanız zordur. Ve iş görüşmelerinde işi yapma isteğiniz bir nebze de olsa anlaşılır.

Gerçek olan şu… Eğer bir işe başvuruyorsanız gerçekten çalışmak istediğiniz bir işe başvurun. Böylece daha uzun soluklu daha sağlam bir kariyere adım atmış olursunuz. Başarıyı istemeden yaptığınız bir işte elde etmenizin imkanı yok. İstemediğiniz işlere iş başvurusunda bulunmanız hem hayatınızı kötü şekilde etkileyecek sonuçlar hem de zaman kaybı demektir.