Mülakatta Özgüven Problemi Nasıl Aşılır?

İkili ilişkilerde, sosyal yaşam içinde, iş yaşantısında ve tabi ki de iş görüşmelerinde özgüven çok önemlidir. Ancak akıldan çıkarılmamalıdır ki, herkesin belli konularda güvensizlikleri, özgüven eksikliği bulunmaktadır.

Dışarıdan baktığımızda pek çoğumuzun mükemmel gibi gördüğü kişiler bile bazı konularda güvensizlik yaşamakta, hissetmektedirler. Zira herkesin kendinde beğenmediği bir şeyler mutlaka vardır. Ekranlarda görüp hayran olduğumuz Megan Fox “güdük başparmakları” yüzünden içe kapanık olduğundan, Angelina Jolie “komik bir kukla gibi” garip göründüğünden,  Kaley Cuoco ise kendi sesinden nefret ettiğinden bahsetmektedir. Hatta dünyaca ünlü top model Kate Moss bile “yay gibi bacakları” yüzünden içe kapanık birisi olduğunu anlatmaktadır.

Tüm bu örnekler göz önünde bulundurulduğunda bazı konularda özgüven eksikliği hissedilmesinin doğal olduğu daha net anlaşılmaktadır. Aslında bu durum insan olmanın doğal bir sonucudur.

mulakat-ozguven

Neden güvensizlikler hissederiz?

Gençlikte ve yetişkinlikte yaşadığımız pek çok psikolojik, zihinsel sorunun kaynağının bebekliğimiz, çocukluğumuz olduğu düşünülür. Elbette ki bunun gerçekliği söz konusu. Zira kişiliğin, huyların oluşmaya başladığı dönemde yaşanan dengesizlik ve olumsuzluklar geleceğimizin de sorunlu olmasına sebep olabiliyor. Sizin kendinizi özgüvensiz hissettiğiniz konu fazlasıyla orijinal, hiç duyulmamış, sizin dışınızda hiç kimsenin haberdar olmadığı bir durum olabilir.

Ayak başparmağınızın çirkin olması gibi sadece sizin bildiğiniz, fark ettiğiniz ve asla vazgeçemediğiniz, yenemediğiniz bir güvensizlik sebebiniz var olabilir. İş görüşmesinde elbette ki ayak başparmağınız görünmeyecek ve hiç kimse bunu fark etmeyecektir. Ancak sizin için bu en görünür, en fark edilir sorun olacaktır. Bu tür bir sorunun sizin kişisel ve profesyonel yetilerinizi, deneyimlerinizi alt etmesine izin vermemelisiniz. Bunu başarırsanız içinizdeki gerçek “sizi” ortaya çıkarabilir ve gerçekte olduğunuz ya da olmak istediğiniz kişiyi iş görüşmesinde gösterebilirsiniz. Zira pek çok kişi, özellikle de insan kaynakları uzmanları güvensizlikleri olan kişileri deyim yerindeyse kokularından tanırlar.

Özgüvensiz kişiler iş görüşmesi esnasında da kendi içlerindeki o “şey” ile mücadele etmeye çalıştıklarından karşılarındaki kişiler onlara iltifat ettiklerinde bile bunun altında bir çeşit ima aralar. Bu bakımdan iş görüşmelerinde kendi kendinizi sabote etmekten vazgeçin ve eğer bunu başaramıyorsanız, görünüşünüzdeki veya kişiliğinizdeki size acı veren, utandıran unsuru hiç takmıyormuş gibi rol yapmaya çalışın. Zira iş görüşmeleri kısa süre içinde kendinizi en iyi anlatmanız gereken ve genellikle telafisi olmayan zaman dilimidir. Bu bakımdan belki de hayatınızın rolünü oynamanız en doğrusudur. Ancak bu güvensizliklerden kurtulmak en mantıklı ve faydalı olandır. Bunun için özgüven eksikliğinizi karşınızdakilere yansıtan bazı ipuçlarını bilmeniz sizin için yol gösterici olacaktır.

  • Gözlerinizi kaçırarak konuşmayın

Özgüveni düşük olan kişiler, özellikle stresli, garip ve rahatsız ortamlardayken konuşurken gözlerini kaçırma eğilimindedirler. Mülakat zaten yeterince stresli ve çetrefilli bir durumdur. Zira belki de hayatın en önemli iş fırsatı bu mülakatın sonucuna bağlıdır.

Gözler, çoğunlukla ağzın, dilin söylediğinden daha fazlasını söylemekte ve hissettirmektedir. Zaten bu sebeple biriyle iletişim kurarken gözlerinin içine bakarak konuşabilmek bir özgüven göstergesidir. Bu bakımdan kendisiyle ilgili kaygıları, eksiklikleri olan kişiler de göz teması kurmaktan kaçınırlar. İşte bu konuşurken gözleri kaçırma durumu, karşıdaki kişiye sakladığı bir şeyler olduğu izlenimi de verebilmektedir.

Hatta sözüne güvenilmez, duruma göre yön, şekil değiştiren “kaypak” bir insan algısı bile yaratabilir. Genel kişilik yapısı olarak içe kapanık ve utangaç olan kişiler için doğru bir göz teması kurmayı ve iletişimi kesintisiz sürdürmeyi öğrenmek gerçekten zor olabilir. Ancak bunun için psikolojik destek almak ya da kişisel gelişim kitapları, makaleleri okuyarak kendini geliştirmek hayati önem taşımaktadır. Zira iş görüşmelerinin telafisi yok ve hem eğitim, hem yetenek hem de deneyim olarak en uygun aday olduğunuz iş imkanlarını sırf bu yüzden kaybetmemelisiniz. Mülakatın başarılı geçmesinin temel kuralı görüşme boyunca göz temasını kaçırmamaktır.

Ancak bunu öğrenmeyip zorlama biçiminde yaparsanız agresif ya da ürkütücü bir görüntü ortaya çıkabilir. Karşınızdaki kişiye dik dik bakmak ve göz teması halinde iletişim kurmak arasında ince bir çizgi vardır.

  • Sebepsiz yere özür dilemek güvensizlik göstergesidir

Özgüven eksikliği kişilerde gereksiz bir özür dileme eğilimi oluşturmaktadır. Günlük rutin yaşamında kişisel ilişkilerinde, sosyal yaşamında ya da iş ortamında sürekli özür dileyen kişilerin kendilerinden memnun olmadıkları aşikardır. Özellikle kendisinde kaynaklanmayan aksiliklerde ya da çok küçük aksaklıklarda hemen kendini suçlayıp özür dilemek özgüven eksikliği göstergesi olarak algılanmaktadır.

Bu tür vakalar hiç de azımsanamayacak kadar fazladır ve psikolojide “kronik özür dileyici” gibi bir betimleme bulunmaktadır. Tabi ki her birey kendisinden kaynaklanan olumsuzluklar için özür dilemeli, sorumluluk almalıdır. Ancak yağmur yağdığından dolayı kıyafetinizin ıslak olması, şemsiyenizin bir miktar su damlatması gibi sebepler sizin ezilerek özür dilemeniz için bir sebep değildir. Sizden kaynaklanmayan bu tür durumlar için kendinizi güvensiz, suçlu hissetmekten ve özellikle de iş görüşmelerinde özür dilemekten vazgeçin.

  • Sorulara fazla yüksek ya da düşük ses tonuyla yanıt vermek özgüven eksikliğinin dışa vurumudur

Günlük yaşamdaki rutin iletişimde de iş görüşmelerindeki iletişimde de kişinin ses tonu çok önemlidir. Zira ne mırıldanır gibi kısık sesle, ne de kavga eder gibi yüksek sesle konuşmamakta fayda vardır. Her iki durumda da özgüven eksikliği göstergesi sezinlenmektedir.

İnsan ilişkileri ve kişisel gelişim konusunda eğitimli kişiler ses tonunun verdiği mesajları çok net algılayabilmekteler. Çok kısık sesle konuşmak “söylediğim şeyden emin değilim” izlenimi verirken, çok yüksek sesle konuşmak da “doğruyu değil, şu an duruma en uygun olanı söylüyorum”, “haklı olmadığım için ancak sesimi yükselterek üste çıkabilirim” mesajını vermektedir. Ayrıca iş görüşmelerinde yöneltilen bir soruya, başka bir soru ile karşılık vermek de aslında o sorunun yanıtını bilmediğinizi göstermektedir.

Ancak yanıtlarınız kendinize güvenerek verdiğinizde, karşınızdaki kişiler belki sizinle aynı görüşte olmayacaklar, ama mutlaka size inanacaklar. Doğruluğuna % 100 inandığınız bir konuda bile düşük bir ses tonuyla yaptığınız açıklama, karaktersiz ve belki de çocuk kandırmacası gibi gelecektir.

Mülakat gibi hayati durumlarda sinirinizi, stresinizi ve ses tonunuzu kontrol altında tutmayı öğrenmelisiniz. Gerçekten kendinize ve yeterliliklerinize olan güveninizi gösterebilecek ses tonunu yakalayıncaya kadar, ayna karşısında veya sesinizi bir cihaza kayıt ederek ya da bir arkadaşınıza sayısız konuşmalar yaparak çalışmalısınız. Özgüven tüm kapıları açabilecek bir anahtardır, bunu bakışla, ses tonuyla, davranışlarla karşıya geçirebilmek gerekir.