Mülakat Sonrası Bekleme – Değerlendirme Dönemi

Bir süredir çalışmakta olduğunuz işinizden ayrıldınız ya da şu anki işinizden memnun olmadığınız için yeni bir iş arayış sürecine girdiniz. İşte tam da böyle bir zaman diliminde hayalini kurduğunuz bir şirkete iş başvurusunda bulundunuz ve mülakata çağrıldınız. Zaten o işi çok istediğiniz, kendinize güvendiğiniz ve olası mülakat sorularına verilecek en mantıklı, makul yanıtları da zihninize kazıdığınız için mülakat gayet olumlu geçti. İşe alım uzmanlar sizin tavrınızdan, tutumunuzdan, yanıtlarınızdan çok etkilendi ve size olumlu bir şekilde geri döneceklerini hissettirdiler.

Ertesi sabah uyandığınızda yüzünüzde kocaman bir gülümseme ve zihninizde bir telefon ya da mail bekleyişi var. Günün sonlarına doğru hala bir geri dönüş olmadıysa hemen endişelenmeye başlamayın ve yarın, yarından sonra ya da 3 gün sonra sizinle iletişime geçecekleri konusunda kendinizi kodlayın. Ancak aradan bir hafta, 10 gün gibi bir süre geçtiği halde bir telefon, bir mail alamadıysanız kendinize sormanız gereken sorular ve bu sorulara almanız gereken mantıklı yanıtlar vardır.

Mülakat Sonrasında Kendinize Sormanız Gerekenler

• Bu görüşmenin değerlendirilmesiyle ilgili bu kadar uzun süren hangi ayrıntı olabilir?
Bir iş pozisyonu için yüzlerce aday başvuru yapmaktadır. Bu adayların pek çoğunun özgeçmişinde yaklaşık olarak aynı bilgiler yazdığı düşünüldüğünde mülakat için çağrılan adaylarının sayısının fazla olduğu da unutulmamalıdır. Bu bağlamda değerlendirilmesi gereken tek mülakat sizinki değildir. Tüm adayların mülakatları sonuçlandıktan sonra nihai karar olarak işe kimin alınacağı belirleneceği için size dönüş yapmaları uzun sürmüş olabilir.
• Bu mülakat acaba benim düşündüğüm kadar olumlu geçmiş miydi?
Bir mülakatın olumlu ya da olumsuz geçtiği fikrine kapılmak aslında çok kişisel bir durumdur. Sizin olumlu olarak algıladığınız ve ümide kapıldığınız koşullar belki de saygı, olumlu iletişim kuralları çerçevesinde gerçekleşmiş doğal bir süreçtir. Bu bakımdan mülakatın olumlu olarak değerlendirdiğiniz yanlarını bir de sizin dışınızda birinin fikrini alarak gözden geçirmenizde fayda vardır.
• Yanlış bir şeyler söylemiş olabilir miyim?
Bir mülakatta yanlış bir şeyler söylemiş olma olasılığınız aslında sizin karakter yapınızla ilgili bir durumdur. Günlük yaşamınızda nerede nasıl konuşmanız gerektiğini biliyorsanız ve zaten dürüstlüğü benimsemiş biriyseniz yanlış bir şey söylemiş olma olasılığınız çok düşüktür. Bu bakımdan kaygılanmanıza gerek yoktur.
• Görüşmedeki bazı detayları yanlış anlamış olabilir miyim?
Aslında pek çok mülakatta işe alım uzmanları ile adaylar arasında böyle bir durum yaşanabilmektedir. Zira kısıtlı bir zaman diliminde kendini, yeterliliklerini en doğru, en dolu şekilde anlatmaya çalışan kişinin bazı soruları yanlış anlayıp yorumlayabilmesi de doğaldır. Ancak işe alım uzmanları bu alanda deneyimli oldukları için kimin neyi, niçin yaptığı konusunda da bilgi ve fikir sahibidirler.
• Bir mail göndermeli ya da telefon açmalı mıyım?
Mülakatın çok olumlu geçtiği ve her hangi bir negatif durum olmadığından eminseniz bu kaygı durumundan, soru işaretlerinden kurtulmak için biraz resmi bir mail atmanız faydalı olabilir. Zira belki de o iş pozisyonuna bir başkası alınmıştır ve sizin beklemenize gerek kalmamıştır. Tam tersi bir bakış açısıyla düşünüldüğünde belki de mülakat süreci hala devam ediyordur ve sonuçlandığında gülen taraf siz olacaksınız.

İşte bu sorulara vereceğiniz mantıklı ve gerçekçi yanıtlar, sizin neden hala aranmadığınızın sebebi olacaktır. Tüm bu soruları yanıtladığınız halde hala görüşmenin olumlu geçtiğini düşünüyorsanız ümidinizi kaybetmeden beklemeye devam edin. Aksi halde zaman geçmeye devam edecek, sizin zihninizde sorular yanıtlarını aramaya, iş bulma kaygısı tırmanmaya devam edecektir. İşte bu kaygıyı ekarte edebilmek için bazı önerileri göz önünde bulundurmanızda fayda vardır. Tabi ki bunun için öncelikle işe alınma kaygısının tam olarak ne olduğunu bilmek gerekir.

İşe alınma kaygısı nedir?
İşe alınma kaygısı, bir iş teklifi, mülakat çağrısı bekleyen kişinin içinde bulunduğu karmaşık kaygı, endişe durumudur. İşsizliğin ve işinden memnuniyetsizliğin toplumumuzda çok yaygın olduğu göz önünde bulundurulduğunda iş ile ilgili kaygıların toplumumuz için ne kadar önemli olduğu daha net anlaşılmaktadır. Zira pek çok kişi ya bir işten teklif bekliyor ya bir iş görüşmesine çağrılmayı ümit ediyor ya da kendisini daha çok mutlu edecek işi arıyor.

Bu sebeple de gergin ve stresli davranışlar, kaygılı ruh hali tüm yaşamı ele geçiriyor. Bu işe alınma kaygısını yaşayanlar genellikle iş görüşmeleri çok iyi geçtiğini düşündükleri halde iş teklifi alamayan kişilerdir. İşe alınmak için telefon ya da mail bekleyen kişilerin özgüvenleri gün geçtikçe azalır ve suçu kendilerinde aramaya başlarlar. Hatta bu süreç uzarsa kişi iş teklifi için arandığında bile hala bu kaygıyı taşımaya devam edebilir.

İşte böyle bir ruh hali adayı strese sürükleyeceğinden ve özgüven kaybına sebep olabileceğinden işe alınma durumu da riske girebilir. Başka bir deyişle kişi, böyle bir işi başaramayacağı kaygısına bile kapılabilir. Tüm bunlardan yola çıkarak belirtmekte fayda vardır ki, bir mülakat sonrasında siz tüm sürecin olumlu ilerlediğine inanıyorsanız, zihninize yerleşebilecek olumsuz algılardan kaçınmaya çalışın. Zira siz elinizden geleni yaptınız ve artık tek yol bekleyip sonucu görmektir.