Category Archives: İş Arama Süreci

Kişisel Web Sitenizi Oluşturmanız İçin 5 İyi Neden

İş arama sürecinde en önemli konulardan biri, sizinle aynı işe başvuru yapan diğer adaylardan bir adım öne çıkabilmektir. İş arama süreçlerinin sıkı bir rekabet içerisinde geçtiği günümüzde farkındalık yaratmak ve ilgiyi üzerinize çekmek için mutlaka bir şeyler yapmalısınız.

Profesyonellerin büyük bir kısmı için, kişisel web sayfası oluşturmak, farkındalık yaratabilmelerini sağlamada en iyi yoldur. Bir araştırmaya göre, ankete katılanların %56’sı, kişisel bir web sitesinin kendi reklamınızı yapmak için en uygun yer olduğunu söylemişlerdir. Bu yazıda neden bir web sitenizin olması için çalışmalara başlamanız gerektiğini bulacaksınız.

kisisel-web-sitesi-is-arama

1.     Bulunabilme / Ulaşılma Şansınızı Büyük Ölçüde Arttırır.

Bir web sitenizin olması, internette arama motorlarında üst sıralarda yer almanızı sağlar. Sizi internette arayacak insanlar, arama motoruna adınızı ve soyadınızı yazarlar. Eğer mümkünse web sitenizin adresi sizin adınızı da taşıyabilir. Böylece sizi internette arayanlar kolayca web sitenize ulaşabilirler ve en doğru kaynaktan sizi ve yeteneklerinizi görebilirler.

2.     Günümüzde “İlk İzlenim” İnternet Ortamında Olmaktadır.

Google’a göre, insanların %80’i biri ile tanışacağı zaman, görüşmeye gitmeden önce o kişiyi internette araştırmaktadır. Bu yüzde oranı, sıra işverenlere gelince %95’e çıkmaktadır.  İşverenler, işe başvuran adayları önce internette aramaktadırlar. Güzel tasarlanmış ve içerik açısından zengin bir web siteniz varsa , bu web sitesi işveren üzerinde olumlu etki yapacaktır. Yani ilk izlenim, internet ortamında yapılacaktır. İyi bir izlenim bırakmanız ise iş arama sürecinizi hızlandıracak, size büyük bir fırsat kazandıracaktır.

3.     Kişisel Web Sitesi İçeriği Daha Çok Dikkat Çeker.

Araştırmaya göre işverenler, adayın belirttiği sosyal ağlardaki hesaplarından çok, adayın belirttiği kişisel web sayfasındaki verilerle ilgilenmekte, bu web sitelerinde daha çok zaman harcamaktadırlar. Çünkü kendi web sitenizde, işverenin dikkatini dağıtacak sosyal ağlardaki gibi reklamlar, başkalarının profillerine giden linkler olmayacaktır. Böylece hem işverenin zamanı sizi tanıma yolunda daha verimli geçecektir hem de işverenin dikkati tamamen sizin üzerinizde toplanacaktır.

4.     Profesyonel Olduğunuz Mesajını Verir.

Yıllarca ünlü yazarlar, müzisyenler, politikacılar ve diğer profesyoneller tarafından  kullanılan kişisel web siteleri, bu kişilerin ürünlerini ve yeteneklerini sergileyecekleri bir alan haline gelmiştir. Kendi web sitenizin olması, karşı tarafa ve sizinle ilgilenen kişilere sizin profesyonel olduğunuz mesajını verir. İçerik diğer önemli noktadır. İçeriği iyi hazırladığınız takdirde de kendi reklamınızı, farkındalığınızı yaratmış olacaksınız.

5.     Kişiliğinizi Ortaya Çıkarır.

Pazarlama uzmanları, müşterileri ile iyi bir iletişim sağlamanın ne kadar önemli olduğunu bilirler. Bu iletişimi kişisel hobilerinizi, yaşam felsefenizi veya deneyimlerinizi paylaşarak yapabilirsiniz. Bunlar sizin insani yönden hangi değerleri taşıdığınızı gösterir. Kişisel web siteniz, özgeçmişinizde paylaşamayacağınız ilgi alanlarınızı da rahatça paylaşabileceğiniz bir alan sağlamaktadır.  

İş Arama ile İlgili Anaokulunda Aldığınız 5 Ders

İş arama konusunda belki de tüm ihtiyacınız, anaokulunda öğrendikleriniz. Bunun nedeni gayet açık. Bazı temel şeyleri küçük yaşlarda öğrenmemiz gereklidir. Örneğin; terbiye, okuma, yazma… Bunları küçük yaşlarda öğreniriz ve hayatımız boyunca kullanırız. Ancak, acaba iş arama süreciniz ile ilgili anaokulunda ne öğrenmiş olabilirsiniz?

Bu yazıda çok uzun zaman önce anaokulunda aldığınız 5 önemli dersin, iş arama süreciniz ile bağlantısını bulacaksınız.

is-arama-sureci

1.     “Lütfen” ve “Teşekkürler” Demek

Terbiye kurallarına uymak çok önemlidir. Hedefinizdeki şirketlerin birinde, istediğiniz iş için başkaları ile rekabet ederken, iş görüşmesinde veya başka bir buluşmada kibar ve düşünceli bir adayı mı yoksa kaba birini mi tercih edeceğini kendinize sorun. Tabi ki kibar olan seçilecektir. Anaokulunda da zaten öğrendiğiniz bir prensip olarak, insanlara nazik davranmalıyız. İş görüşmesine davet edildiğiniz için, mülakat sonrasında teşekkür mektubu / maili göndermenin öneminden bahsetmiştik. (http://www.mulakatsorulari.net/is-gorusmesinden-sonra-tesekkur-takip/)

2.     Vazgeçmemek

Beş yaşındayken, pastel boyanızı fırlatıp resim yapmayı bıraktığınızda, öğretmeniniz sizi cesaretlendirmek ve resim yapmaya devam etmenizi sağlamak için uğraşmış olmalı. Ya da sürekli kavga ettiğiniz bir anaokulu arkadaşınız olmuş ancak pes etmeden her gün aynı sınıfa gidip onunla birlikte zaman geçirmeniz hatta birlikte oyun oynamanız öğretilmiştir.

İş arama sürecinizde ise, biri her zaman sizin yanınızda durup vazgeçtiğinizde elinizi tutup devam etmeniz için çabalayamaz. Siz ne olursa olsun devam etmeniz gerektiğini zaten anaokulunda öğrenmiştiniz. Buna rağmen yine de iş arama sürecinizde bir şeyler ters gittiğinde çevrenizde size yardım edecek birileri olacaktır. Onları aramaktan ve onlardan yardım istemekten çekinmeyin. Vazgeçmeyin.

3.     Saygılı Olmak

Anaokulunda saygılı olmak demek; öğretmenini dinlemek, oynadığın oyuncakları toplamak, oyuncaklarını arkadaşlarınla paylaşmak demekti. İş arama sürecinizde bu, ters bir yanıt aldığınızda veya bir şeyler yolunda gitmediğinde işvereni anlamak gibi durumlar olarak karşınıza çıkacaktır. Karşılaştığınız durum ne olursa olsun, bunu iyi saygılı bir üslup ile yönetmeniz, sizi istediğiniz sonuçlara her zaman ulaştıracaktır.

4.     Şekerleme Yapmak

Şekerleme zamanı anaokulunda önemli bir zaman dilimidir. Bu zaman dilimi sadece ortamdaki karışıklığı ve gürültüyü azaltmakla kalmaz, aynı zamanda herkesin daha sakin daha rahat olmasını sağlar. Peki kim iş arama sürecinizde dinlenmek için kendinize zaman ayıramayacağınızı söyleyebilir? Herkes bazı zamanlar dinlenmeye ihtiyaç duyar. Ancak bu yolla enerjinizi toplayabilir, zihninizi temizleyebilir ve tekrar tüm gayretinizle iş arama sürecinize devam edebilirsiniz. Kendinizi dinlendireceğiniz ve kafanızı boşaltacağınız zamanları mutlaka yaratmalısınız.

5.     Gününü Ayarlamak

Anaokulunda zamanınızı, günün farklı bölümlerinde farklı işler yaparak harcadınız. Resim yapmaya, okumaya, oynamaya, yemek yemeye vakit harcadınız. İş arayan biri olarak, bazen gününüzün tüm vaktini tek birşey yaparak harcamak çok kolay olacaktır. Örneğin, internette iş ilanı sitelerinde iş aramak.

Ancak gününüzü böyle harcamak yerine, gün içinde farklı şekillerde iş arayabilirsiniz ve bu iş arama sürecinize daha çok katkıda bulunacaktır. İş arama sürecinin bir gününde, çevrenizle bağlantıya geçip iş arama sürecinize bir yardımlarının olup olmayacağını sorabilirsiniz,  internette sektörünüzle ilgili sosyal ağlardaki gruplarla ilgilenip iş arayabilirsiniz, bir şirkete veya yetkili birilerine e-mail atabilirsiniz. Sadece iş ilanları sitelerine bakmak yerine daha fazlasını yapabilirsiniz.

 

Anaokulunda öğrendiğiniz ve iş arama sürecinizde uyguladığınız başka hangi dersler var hatırladığınız?

Blog Yazmak İş Arama Sürecinizi Nasıl Olumlu Yönde Etkiler?

Hepimiz yazar olmak isteyenlerin veya yazarların, bloglarında yazdıkları ile kendi kitaplarına ve diğer yazılarına ilgi çektiklerini, bir nevi reklam yaptıklarını duymuşuzdur. Ama eğer siz bir yazar değilseniz blog yazmanın size bir yararı olur mu?

Bloglar düşüncelerinizi, hislerinizi ifade eden yazılar yazmaktan daha fazlası için de kullanılır. Videolar, fotoğraflar, veri grafikleri gibi gönderilerde de bulunabilirsiniz. Sorular sorabilir, yanıtlayabilir ve eğitim yazıları yazabilirsiniz. Eğer blog yazma işini ciddiye alırsanız, kullanma amacınız ne olursa olsun, yaptığınız işi profesyonelce gösterme şansını yakalayabilirsiniz.

is-arama-sureci-blog

İş Arama Sürecinde Blog

İnternet ortamında bir varlığınızın olması kolay ulaşılabilirlik sağlar. Görünürlüğünüz artar. Ancak internet ortamındaki varlığınız sadece sosyal ağlardaki hesaplarınızla olacak bir şey değildir. Eğer gerçekten etkili bir online varlık oluşturmak ve iş arama sürecinizi kısaltmak istiyorsanız, blog yazmaya başlayabilirsiniz.

İnternet ortamı, size her türlü olanağı sunmaya hazırdır. Özellikle bloglarla çok rahat şekilde istediğiniz online varlığa ulaşabilirsiniz. Bloglar, kendi sektörünüzdeki profesyonel kişilerle bağlantı kurmanıza da olanak sağlayacaktır.

Bloglar size sağladığı alan için bir ücret talep etmez. Eğer işsizseniz ve harcamalarınız gerçekten kısıtlı ise yine bloglar size büyük bir avantaj sağlamaktadır. Profesyonel bağlantılar kurarken, hiç para harcamazsınız.

Buna ek olarak, diğer iş arayan adaylarla aranızda farklılık yaratmak için blog yazmanız etkili bir yol olur. Farkındalık yaratmanız, bu rekabetçi ortamda sizi diğer adaylardan öne geçirecek önemli bir olaydır ve zor bir iştir. İş görüşmelerinde de göreceğiniz üzere herkes profesyonelce giyinmiştir, iyi bir özgeçmiş hazırlamışlar, iş görüşmesine iyi hazırlanmışlardır. Ancak çok azı sektörle ilgili bir blog yazmaktadırlar.

İş Arama Sürecinde Blog Yazmanın Faydası Ne Olabilir?

Buna şu şekilde bir örnek verebiliriz:

Diyelim Muhasebe alanında çalışıyorsunuz ve iş arama sürecine girdiniz. Başvuru yaptığınız iş ilanına yüzlerce başvuru geldi ve mülakat organizasyonu yapan İK ekibi bu adayları elemeye çalışıyor. İşte tam bu noktada CV’nizde linkini vereceğiniz, basit bir blog alt yapısında, muhasebe ile ilgili bilgilerinizi / yorumlarınızı paylaştığınız bloğunuz, sizi diğer adaylardan çok daha profesyonel gösterecek ve mutlaka ön plana çıkartacaktır. Burada bahsettiğimiz yüzlerce yazı ve makalenin olduğu bir blog elbette değil. Ancak genel olarak çalıştığınız alan ile ilgili yazıları toparladığınız, fikirlerinizi yansıttığınız ve bu alandaki yeni mevzuat ve düzenlemeleri duyurduğunuz bir blog bile, size daha farklı bir göz ile bakılmasına sebep olacaktır.

Blogunuzun sade ve anlaşılır olması, yazılarınızın okunması açısından fayda sağlayacaktır. Blogunuzun temiz görüntüsü, blogunuzu ilk kez görenler üzerinde olumlu etki bırakacaktır. Blog yazarlığına yeni başlayan biri olarak değişik tasarımları denemeden önce biraz tecrübe edinmenizi ve diğer profesyonel blogları incelemenizi öneririz.

Eğer henüz blog yazmanın size sağlayacağı avantajları keşfetmemişseniz, şimdi tam zamanı. Blogunuz kendinize güveninizi sağlarken diğer yandan da kendi reklamınızı yapmanızı, yeteneklerinizi göstermenizi sağlayacaktır.

İşe Girerken Maaş Dışında Dikkat Etmeniz Gereken 3 Konu

En son katıldığınız iş görüşmesinde işveren ile nasıl anlaşmaya vardınız? Genellikle işveren veya insan kaynakları departmanında çalışanlar, mülakat sonucunda eğer olumlu bir izlenim elde ettiler ve sizinle çalışmak istiyorlarsa, sizinle her konuda anlaşarak sizi işe almak isterler. Ancak şu bir gerçek ki, işveren taraf her zaman daha az para vermek isteyecektir. İşe alınma sürecinizin en önemli aşamalarından birini oluşturan “maaş pazarlığı” konusunda gerçekten işveren ile iyi bir anlaşma yaptığınızı düşündünüz mü?

maas-pazarligi-diger-maddeler

Anlaşamadığınız bir noktadan ötürü kabul etmediğiniz bir iş teklifi sürecinde, en büyük etken, maaşın beklentinizin altında kalmış olmasındandır.  İşverenin size önerdiği maaşı beğenmemiş olabilirsiniz. Ancak iş tekliflerinde ilgileneceğiniz tek konu maaşınızdan ibaret değildir. İşi bir bütün olarak düşündüğünüzde, yeterli görmediğiniz maaşınızı bir şekilde telafi edecek ek faktörlerin sunulup sunulmadığı da çok önemlidir. Bu etkenleri de göz önünde bulundurarak kendiniz, aileniz ve sevdikleriniz için neyin en iyi olacağını düşünmelisiniz.

Sağlık / Hayat Sigortası

Maaşınızın miktarı kadar,  sağlık sigortanızın olup olmayacağı da önemli bir etkendir. Sağlık sigortanızın ve hayat sigortanızın olması tedavi ve ilaç ücreti gibi ödemelerinizi karşılayacağından oldukça önemlidir. Aksi takdirde bu ödemeleri kendi cebinizden karşılamak durumunda kalacaksınız. Eğer sağlık sigortası veya hayat sigortası istiyorsanız, iş görüşmesinde bu konuda kesin bir anlaşmaya varmak ve ilgilendiğiniz pozisyonda böyle bir yan hak olup olmadığını anlamak zorundasınız.

Esnek Çalışma Saatleri ve Çalışma Ortamı

Esnek çalışma saatleri son yıllarda oldukça yaygın hale gelen bir uygulamadır. Şirketlerin de bazıları, çalışanlarının ofislerinden çok dışarıdan da işlerini takip edebileceklerini, yönetebileceklerini düşünür. Ayrıca bunun motivasyon açısından da pek çok yararı olacaktır. Çalışanların verimliliğini arttırmada önemli bir etken olacağının bilincindedirler. Eğer sizin de bir çalışan olarak böyle bir talebiniz olacaksa, yani haftanın bir veya iki günü ofis dışından çalışmak istiyorsanız veya işe erken saatte gelip iş gününde trafiğin en yoğun olduğu vakitten önce işten ayrılmak istiyorsanız bunu mülakatınızda işe başlamadan önce belirtmelisiniz.

Ancak işverenlerin de bu konuda endişe duydukları bazı noktalar da vardır. Bunlardan ilki, sizin işinizi bu şekilde yürütüp yürütemeyeceğinizdir. İkincisi ise çalışma arkadaşlarınız size ihtiyaç duyduklarında size kolay ulaşıp ulaşamayacaklarıdır. Şirketinizi bu iki önemli noktada başarılı olacağınıza dair ikna etmelisiniz ve bu konu üzerinde anlaşmaya varmalısınız.

Tatil ve İzin Uygulamaları

Günümüzde birçok şirket, yasal sınırlarla belirlenmiş tatil günleri dışında da izin hakkı tanımaktadır. Çalışanlarına doğum gününde 1 gün izinli sayılma hakkı veren şirketler buna en güzel örnek. Buna ek olarak yasal yıllık izin sürelerini, olduğundan daha fazla veren / uygulayan şirketlerde bulunmaktadır. Mülakat sürecinde maaş dışında bu konuları da netleştirebilirsiniz.

Elbette aksi yönde hareket eden şirketlerle karşılaşmanız da mümkündür. Cumartesi günleri mesai yapan, hatta haftalık yasal çalışma saatinden daha uzun çalışma saatlerine sahip olan işverenler de görebilirisiniz. Maaş kadar, kendinize ve ailenize ayıracağınız vakti de mutlaka göz önünde bulundurmalısınız.

Gördüğünüz gibi bir mülakatta maaş konusundan başka birçok farklı konuda da anlaşmaya varmanız gerekmektedir. İşi bir bütün olarak ele almalısınız ve isteklerinizi de buna göre işverenden talep etmelisiniz.

İş Arayan Yeni Mezunlar İçin En İyi 12 Tavsiye

Yeni mezun olduğunuzda ilk işinizi arama serüveniniz gözünüzü korkutacaktır. İşte tam bu noktada, hayallerinizdeki işten çok şartların size getirdiği işin içinde kendinizi buluyorsunuz.

Hayalinizdeki işi neye göre tanımladığınız üzerine hiç düşündünüz mü? Titiz ve olumlu olmak güzel bir iş bulmak için anahtar kelimelerdir. Bu yazıda iş bulma sürecinin başında olanlar için birkaç önemli püf noktadan bahsedeceğiz.

yeni-mezun-is-arama

1. İlk Farkındalığı Başvuru Mektubunuz (Ön Yazı) ile Yaratın

Bir şirkette, işe alım sürecinin başlamasıyla beraber binlerce başvuru mektubu şirketin işe alım departmanına gönderilir. Bu binlerce mektup içinden sıyrılacak olan sizin mektubunuzun özelliği ne olacak ve sizi bir sonraki aşamaya, iş görüşmesine götürecek sebep ne olacak? Çok titiz davranarak, ilginç ve etkili bir mektup yazmak zorundasınız ki mektubunuzu okuyan kişi, işe alım departmanında çalışan biri ya da işverenin kendisi özgeçmişinizin detayını, niteliklerinizi ve daha önceki iş deneyimlerinizi okumaya devam etsin.

2. Uzun Bir Özgeçmişten Kaçının

İlk olarak, başvuru mektubunuz 200 kelimeyi geçmemelidir. Aynı şekilde özgeçmişiniz de kariyerinizin önemli noktaları üzerinde durmalı ve uzun olmamalıdır.

3. Aşırı Resmi Olmayın, Çok Süslü Kelimelerden Kaçının

İşverenin üzerinde çarpıcı bir etki yaratma çabası içinde olduğunuzu gösterecek cüretkar cümleler kurmaktan kaçının. Basmakalıp sözlerden kaçının.

4. Kendinize Güvenin

İş hayatı rekabetin yoğun olduğu bir ortamdır. Bu yüzden, acımasız rekabet ortamında şirketler kendine güvenen kişilerle çalışmak isterler. Çünkü kendine güvenmeyen birinin hiçbir işte başarılı olamayacağını bilirler. Rekabetin yoğun olduğu bir ortamda ayakta kalmak için kendine güven şarttır.

5. Başvurduğunuz Şirketin Organizasyonu Hakkında Bilgi Edinin

Örneğin, L’Oreal’ de çalışmak için bir iş görüşmesine asla “ Siz kozmetik dağıtımı ve satımı yapan bir şirketsiniz.” seviyesinde bir bilgi birikimi ile gitmeyin. Şirketin tüm hiyerarşisini, hangi departmanın ne iş yaptığını öğrenin. Web sitelerini inceleyin. O şirkette çalışan birinin sahip olduğu bilginin en az %80’i kadar bir bilgiye sahip olmayı amaç edinmelisiniz.

6. Kendinizi İş İçin Biçilmiş Kaftan Yapın

Şu önemli sorunun cevabını bulmanız gerekmektedir. “Ben bu şirkete nasıl katkıda bulunabilirim?” Ne yapabileceğiniz üzerinde değil, şirketi daha iyi hale getirmek için ne yapabileceğiniz üzerinde durmalısınız. Eğer pazarlama üzerine bir deneyime sahipseniz, şöyle bir cevap verebilirsiniz:

“Pazarlama üzerine bilgim ve deneyimim ile ilgili ürün üzerinde çalışarak, her ay XYZ kadar ürün satabilirim.”

Bu cevap işveren üzerinde daha somut güvenilir bir izlenim yaratır.

7. Olgun Davranın

İşverenler, sadece sizin ne hakkında öğrenim gördüğünüzü, neler öğrendiğinizi dinlemek istemeyeceklerdir. Deneyimlerinizin ve yeteneklerinizin şirkete nasıl katkıda bulunabileceği üzerine konuşun.

8. Yetenekleriniz ile İş Arasında Bağlantı Kurun

İş görüşmesinde eğitiminizin, alanınızın ve uzmanlığınızın başvurduğunuz iş ile bağlantısını belirtin.

9. Asla Okul Ortalamanızla Övünmeyin

Parlak bir öğrenci olabilirsiniz. Üniversiteden yüksek ortalama ile mezun olmuş olabilirsiniz. Ancak kötü geçen bir iş görüşmesini okul ortalamanızın kurtarmasını beklemeyin.

10. Abartmayın

Yalan söylemeyin ve abartıdan kaçının. Söyleyeceğiniz küçük bir yalan bile sizin yeteneklerinizi gölgede bırakacaktır.

11. Çok İyi Hazırlanın

Çok iyi şekilde hazırlanmadan asla bir iş görüşmesine girmeyin. Şirket ile ilgili her şeyi öğrenin. Eğer imkanınız varsa, iş için görüşeceğiniz kişi, işveren, işe alma departmanı hakkında bilgi edinin ve görüşme sırasında da bunu bildiğinizi belli eden cümleler kurun.

12. İş Görüşmesinden Güzel Şekilde Ayrılın

Görüşmeniz bittiğinde her zaman için güzel dileklerinizi paylaşarak ayrılın. Yine beraber çalışmaya ne kadar ilgili olduğunuzu belirtmeyi unutmayın.

İlginizi Çekebilir
Ücretsiz Sertifika Programları İçin Hemen Buraya TIKLA!

İş Arama Sürecinde Yapmanız Gereken 5 Şey

is-ararken-yapmaniz-gereken-5

Yeterli niteliğe sahip olmadığınız bir işe başvurmanız, iş arama sürecinize olumsuz şekilde etki edebilir. Bu başvurularınız verimsiz geçebilir ve motivasyonunuzu düşürebilir. Özellikle rekabetin çok şiddetli olması ve “kalifiye” diyebileceğimiz vasıflı adayların bile iş başvurularından geri dönüş alamamaları, iş başvurusu yapacağımız yerleri ve bu yerlerin sayısını iyi ayarlamamız gerektiğinin bir göstergesidir.

Sizi mülakata çağırma olasılığı daha yüksek olan şirketlere başvurmak, işe alınma olasılığınızı yükseltecektir. Çok fazla iş başvurusu yapmaktan ve bunlar ile zihninizi yormaktan vazgeçmelisiniz. Zamanınızın bir kısmını istediğiniz, daha çok ihtimal dahilindeki işlere odaklı çalışmalarla geçirmeliyiz.

Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1) Gönüllülük

Eğer istediğiniz iş ile ilgili çok önemli bir noktada duruyorsanız, yani tüm niteliklere sahip değerli bir aday olduğunu düşünüyorsanız, bu uzmanlığınızla ilgili gönüllü çalışmalarda yer almanız işe alınma şansınızı arttır. Örneğin, bir web tasarımcısı iseniz, yerel ve kazanç odaklı olmayan bir ihtiyaç veya bir konuda çalışmalar yapabilirsiniz. İşinizle ilgili bir gönüllü çalışması içinde olmanız hem özgeçmişinizi zenginleştirirken hem de yeteneklerinizi güncel tutar.

2) Yetenekleri Güncel Tutma, Günün Gerekliliklerini Takip Etme

Eğer aradığınız iş için genel vasıfları ve yetkinlikleri taşımıyorsanız, işin özellikleri ile ilgili eksiklikleriniz varsa, bu eksiklikleri gidermek için zaman harcamalısınız. İnternet ortamında ücretsiz pek çok kaynak bulabilirsiniz. Örneğin, bedava eğitim setleri, e-kitaplar, videolar… Eğer internet ortamına yatkın bir öğrenme alışkanlığına sahip değilseniz, yaşadığınız çevredeki halk eğitim merkezlerindeki ücretsiz eğitimleri takip edebilirsiniz.

3) Bağlantılar

Eski işleriniz sırasında, çeşitli çevrelerle bağlantılarınız olmuştur veya yeni işinizde yeni çevrelerle tanışmakta ve bu çevrelerle yeni bağlantılar kurmaktasınızdır. Kariyerinizde nerede olduğunuza bağlı olarak, daha önce bağlantıda olduğunuz çevreleri kaybetmeyin ve onlarla yeniden bağlantı kurmanın yollarını arayın. Örneğin, eski bir öğretmeniniz ile, size daha önce burs veren bir yer ile, eski patronlarınız ile, eski iş arkadaşlarınız, tanıdıklarınız ile yeniden bağlantı kurun. Onlara mail atın, onları arayın. İletişim sağladığınızda, iş aradığınız konusundan bahsedin ve ne tür bir iş aradığınızı belirtin. Herhangi bir yardımlarının dokunup dokunmayacağını sorun ve onları takip edin, bağlantınızı koparmayın.

Birinden başarısız olmanız durumunda hemen bir diğerine geçin. Teknolojiyi kullanarak veya geleneksel yöntemleri kullanarak eski bağlantılarınızı taze tutup, yeni insanlar ile tanışıp yeni bağlantılar kurarak istediğiniz işi bulma şansınızı arttırdığınızı unutmayın. Örneğin, üniversiteden arkadaşlarınız ile bir mezunlar toplantısı yaptığınızı düşünün. Orda eski arkadaşlarınızın yanı sıra, yeni kişiler ile de tanışma fırsatı yakalamış olacaksınız. Benzer ilgilerinizin olduğu kişilerle güzel zaman geçirirken, bu görüşmelerin size yeni iş kapıları açabilecek birer fırsata da dönüşebileceğini unutmayın.

4) Yarı Zamanlı / Dönemsel İş

Bazı iş arayan adaylar için tam zamanlı işten başka bir düşünce olamaz. Eğer böyle düşünüyorsanız, bu fikrinizi değiştirmeniz daha hızlı iş bulmanız için iyi olacaktır. Yarı zamanlı / dönemsel bir işte çalışmak yeteneklerinizi geliştirmeniz, öz geçmişinizi, portfolyönüzü, profesyonel iş bağlantılarınızı  zenginleştirmeniz için size büyük bir fırsat sunar. Ayrıca bu süreçte para da kazanırsınız ve motivasyonunuz, kendinize güveniniz tazelenir.

5) İnternet Ortamında Var Olma

İnternet ortamında mutlaka varolun. Bir blog kurun, sosyal ağlardaki profilinize çeki düzen verin. Sizi temsil eden, niteliklerinizi, uzmanlıklarınızı, tecrübelerinizi yansıtan bir web ortamı yaratın. İlgilendiğiniz şirketleri internet ortamında bulun, onları Facebook, Linkedln ve Twitter gibi sosya ağlarda takip edin. İlgilendiğiniz şirketlerin karar verici yetkideki isimlerini, şirket sahiplerini takip edin. Bu isimler hakkında bir araştırma yapıp nelerle ilgilendiklerini vb öğrenin. Onları etkilemenin yollarını arayın. Onlar için nelerin önemli olduğunu öğrenip bir iş fırsatı yakaladığınızda, işe başvururken bu bilgileri mutlaka kullanın. 

Yeni Mezunlar İçin İş Bulma Stratejileri

İş hayatına adım atmaya hazırlanan pek çok yeni mezun için zorlu süreç başlıyor. Uzun bekleme süreleri, ret yanıtları ve beklentilerinin altında geri dönüşler, güvensizlik, panik ve endişeye yol açabilir.

Üniversiteden yeni mezun oldunuz ve pek çok kişi gibi siz de iş hayatına en doğru noktadan başlamak istiyorsunuz. Ancak hem iş arama konusundaki deneyimsizliğiniz hem de iş bulma süresi uzadıkça karşılaştığınız duygusal problemler önünüze set çekmeye başladı. Ne yapmalısınız? Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurumsal Gelişim Merkezi Yöneticisi Ayşegül Horozoğlu Enkavi’ye göre tüm bu olumsuz tabloya karşı kişinin yetenekleri üzerine eğilip onları doğru kullanması büyük önem taşıyor. 

yeni-mezun-is-bulma-tavsiyeleri

İş arama sürecinde bir adayın pek çok negatif durum ile karşılaştığını belirten Ayşegül Horozoğlu Enkavi, “Özellikle iş aramaya yeni başlayan mezunlar bir işe girene kadar geçen süre boyunca doğru özgeçmiş hazırlamak, nerelere başvuracaklarını belirlemek, özgeçmişlerini kariyer sitelerine, ilgilendikleri firmalara ve tanıdıklarına iletmek, görüşmeye gitmek, mülakata katılmak ve gerek yazılı gerekse sözlü sınavlara girmek gibi durumlarla karşılaşıyor. Ardından bekleme, ikinci yahut üçüncü mülakat süreci geliyor. Eğer cevap olumsuz ise tüm bu adımlar tekrar ediliyor. Cevap olumlu ise de bu sefer işe giriş görüşmesi ve maaş pazarlığı başlıyor” dedi. 

Bu süreçte adaylarda panik olma, endişelenme, kendini değersiz hissetme, kendine fazla güvenme ya da hiç güvenmeme gibi durumların görülebileceğini anlatan Enkavi, “Mülakatlarda kendini iyi ifade edememek, heyecanlanmak, zorlanmak veya ‘henüz bir şey bilmiyorum’ diye çekinmek çok sık rastlanan ruh halleri arasında. Oysaki karşısındaki yöneticiler onu, bir şey bilmediğini bilerek işe alıyor. Önemli olan öğrenmeye açık olmak, çalışmak ve kısa sürede verimli olabilmek” ifadesini kullandı.

[button color=”orange” size=”small” link=”http://www.ntvmsnbc.com/id/25368458/#!” target=”blank” ]Yazının Devamı İçin Buraya Tıklayınız[/button]

İş Arayanlara Yardımcı Olabilecek Öneriler

Mülakat başlı başına üzerine kafa yorulması gereken ve hazırlanarak gidilmesi gereken bir süreç. Ancak iş görüşmesine / mülakata çağrılmak için de ayrı bir çalışma yapmanız gerekebilir.

Günümüzde iş olanakları çok fazla olsa da, bu iş ilanlarına başvuran kişi sayısı da oldukça yüksek. Bu sebeple iş arama sürecinde diğer adaylardan öne geçmek adına bazı farklılıklar yapmanız, sizi daha fazla tercih edilir ve daha çabuk iş arama sürecinizi sonlandırabilir.

“İş ilanlarına başvurdum, bekliyorum. Başka ne yapabilirim ki ?” diye düşünmek, çok istediğiniz bir iş için iyi bir yöntem değil. Artık birçok şirket, nitelikli ve istedikleri gibi birisini bulabilmek için, birden fazla iş ilan sitesinde iş ilanlarını paylaşıyor. Bu iş ilanlarına başvuran kişiler içerisinde nitelikli ve pozisyona uygun kişiler olsa da, pozisyon ile ilgili hiç bir alakası olmayan, eğitimi ve nitelikleri pozisyona uymayan adaylar da yer alıyor. İnsan Kaynakları Departmanı bu başvuruları elerken fazlasıyla emek ve enerji harcamak durumunda kalıyor.

Eğer pozisyona gerçekten uygun olduğunuzu düşünüyorsanız, iş arama sürecini sizin için hızlandıracak ve dikkati üzerinize çekmenizi sağlayacak birkaç öneriyi aşağıda bulabilirsiniz:

– İnsan Kaynakları Departmanı’na mail atmak:

Şirketin web sitesinden İnsan Kaynakları’nın mail adresini alarak, bu adrese cv’nizi ve neden bu pozisyon ile ilgilendiğiniz özetleyen bir mail iletmeniz faydalı olabilir. Bu şekilde cv’nizin iş ilanları sitesinden giden başvurulara göre daha fazla oranda açılacağından ve inceleneceğinden emin olabilirsiniz.

Ancak burada en çok dikkat etmeniz gereken nokta, bu tarz genel İnsan Kaynakları maillerinin (örnek: ik@xholding.com.tr ) şirketin İnsan Kaynakları alanında çalışan tüm ekibine gideceğini bilmenizdir. Bu maili uzun tutmanız ya da başvurunuza dönüş alamadığınıza dair şikayet içeriyor olması, karşı taraftan pek hoş karşılanmayabilir.

– İnsan Kaynakları Departmanı’ndan bir uzmana mail atmak: 

Eğer şirketin genel mail yapısını biliyorsanız (örnek: isimsoyisim@xholding.com ya da isim.soyisim@xholding.com ) bu kişiye mail atarak ilgilendiğiniz pozisyonu ve neden uygun olduğunuzu, yine özet olarak yazabilirsiniz. İnsan Kaynakları uzmanları böyle durumlarda, eğer arayışta oldukları pozisyon ile gerçekten uyuşuyorsanız, size mutlaka bir mülakat şansı vereceklerdir.

– Linkedin üzerinden mesaj / referans yolu ile iletişim kurmak:

Daha önceki çabalarınız işe yaramadıysa, iş arama sürecinizi hızlandırmak için Linkedin websitesi üzerinde şirketin İnsan Kaynakları Uzmanına ulaşabilirsiniz. Bunun için ya bu kişiyi ağınıza ekleyerek mesaj atabilirsiniz, ya da bir başka tanıdığınız aracılığı ile referans olarak tavsiye edilme şansını yakalayabilirsiniz.

– İnsan Kaynakları Danışmanlık şirketleri üzerinden iletişim kurmak:

İnsan Kaynakları danışmanlık şirketleri, birlikte çalıştıkları şirketlere personel sağlayarak hayatlarını sürdüren şirketlerdir. Bu sebeple nitelikli ve pozisyona uygun bir aday olarak onlara ulaşmanız durumunda, sizi mutlaka ilgili şirketlere yönlendireceklerdir. Eğer ilgilendiğiniz şirket bir danışmanlık şirketi ile çalışıyorsa, danışmanlık şirketinden bir İnsan Kaynakları uzmanına mail atmanız, hem pozisyon ile ilgili hem de çalışmak istediğiniz şirket ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşmanızı da sağlayacaktır. ( Türkiye’de hizmet veren bazı büyük danışmanlık şirketleri için bknz: Michael Page, Adecco ve Manpower )