Category Archives: Blog

Mülakat

İş Arama Sürecinde Bu 5 Adımda Kendine Güveninizi Arttırın

Konu “kendine güven”e gelince çoğu insan, bu konunun aileden gelen olanaklarla ilgili olduğunu düşünür. Oysa bu tamamen sizinle ve elde ettiğiniz başarılarınız ile ilgilidir.

Kendine güven, başarının gizli ve başarıya asıl lezzetini katan sosudur. Çoğumuz kendine güven konusunda zorluk çekiyoruz, hatta kendimize bile bunu itiraf edecek cesaretimiz yok. Ancak gerçek olan şu ki herkes “kendine güvenen” biri olabilir.

İş arama süreci bazen sizi zorlayacak, canınızı sıkacak ve kendinize olan güveninizi zedeleyecek bir süreçtir. Reddedilmeyi kabullenmek kolay bir şey değildir. Bu sorunla her gün başa çıkmanız gerekebilir. Peki iş arama sürecinde kendinize ve niteliklerinize olan güveninizi tazelemek için ne yapıyorsunuz?

İşte iş arama sürecinde kendinize güvenmenizi arttıracak 5 önemli davranış!

is-gorusmesi-mulakat-kendine-guven

İş Arama Sürecinde Bu 5 Adımda Kendine Güveninizi Arttırın

1. Başarılarınızı gözden geçirin.
Bir liste yapın ve böylece kendinizi kendinize hatırlatın. Listenizde başarılarınız, yaptığınız güzel işler ve özel yetenekleriniz yer alsın. Bu listeye kendinizi eksik hissetmeye başladığınızda, kendinize olan güveniniz sarsıldığında ihtiyaç duyacaksınız. Geçmişte birçok şey yaptınız, birçok şey başardınız ve bu gelecekte de başaracağınızın teminatıdır.

2. Sürekli olumlu kelimeler kullanın.
Kendiniz için olumlu bir cümle üretin. Bu cümle, kendinizi kötü hissettiğinizde sizi motive edici, modunuzu yükseltici, kendinize olan güveninizi yerine getirici bir cümle olmalı. Bu kelime veya cümleyi bulmak için ilham verici kitaplar / makaleler okuyabilirsiniz. Kendiniz ile ilgili şüpheye düştüğünüzde sadece “Bunu yapabilirim.” demek bile sizi motive edebilir. Kendinize bu tür telkinlerde bulunun.

3. Destek alın.
Her zaman yanınızda size gerçekleri söyleyecek, sizi doğru şekilde eleştirebilecek birilerine ihtiyaç duyarsınız. Yine kendinize olan güveninizi yerine getirmek konusunda da bu yakın arkadaşlarınıza, kişilere başvurmalısınız. Onlar sizi samimi bir şekilde değerlendirecek olanlardır. Sizi destekleyecek kişileri çevrenizde tutun ve sürekli onlardan destek alın.

4. Profesyonel yardım alın.
İş arama süreci boyunca size yardımcı olacak bir uzman ile çalışabilirsiniz. Profesyonel biri veya bu işleri bilen deneyimli biri size yol gösterebilir. Onların tavsiyelerini dikkate alın ve uygulayın. Aynı zamanda fikirlerine güvendiğiniz, konuya hakim olduğunu düşündüğünüz biri ile de iş arama sürecinde birlikte çalışabilirsiniz. Hem profesyonel yardım almanız hem de bir ‘akıl hocası’ndan yararlanmanız iş arama sürecinizde size büyük katkı sağlar.

5. Gerçek olana kadar gerçekmiş gibi davranın.
Bazen, kendinize güvenmeseniz bile güveniyormuş gibi davranmak iyidir. Örneğin bir iş görüşmesi için yola çıktınız. Dış görünüş olarak kendinizi hazırladınız, çok şık gözüküyorsunuz ama iyi giyinmiş olmanız yetmez, kendinizi duygusal açıdan da hazırlamalısınız. Karşınızdakine kendine güvenen bir görüntü verin. Kendinize güvenmeseniz bile kendine güvenen biri gibi görünün. Gerginliğinizi mülakat sırasında gizlemeye gayret gösterin.

Kısacası, ‘kendine güvenmek’ tamamen sizin ile ilgili bir durumdur. Hiç kimse size doğrudan kendinize güvenmenizi sağlayacak sırrı veremez. Dışarıdan aldığınız tavsiyeler eğer siz bir adım atmazsanız hiçbir işe yaramaz. Kendinize eleştirel gözle bakmayı ve dersler çıkarmayı unutmayın. Kendinize inanın ve başarın.

Adayların Mülakatta Sorgulamaları Gereken 3 Önemli Konu

İşverenler veya şirketlerin insan kaynakları uzmanları, mülakat sırasında sorulmak üzere onlarca mülakat sorusu hazırlarlar ancak iş görüşmesi sırasında bu listenin dışına da çıkarlar. Çünkü yüz yüze bir iş görüşmesinin seyrini sizin kadar karşınızdaki de belirler ve adayların soracağı sorular işverenin veya insan kaynakları uzmanlarının size soracakları “sıradaki sorularını” büyük ölçüde etkiler.

Bu yazımızda mülakat sırasında işverene mutlaka sormanız gereken soruları, 3 ana bölüm olarak bulabilirsiniz.

mulakat-sirasinda-adaylarin-sormasi-gereken-konular

Adayların Mülakatta Sorgulamaları Gereken 3 Önemli Konu

  1. Şirket ile ilgili sorular

İş arayan biri olarak soracağınız ilk sorular mutlaka şirket ile ilgili olmalı. Dürüst olmak gerekirse, işverenler kendi şirketleri hakkında konuşmaktan büyük zevk alırlar. Ayrıca işverenler adayların işe ve şirkete olan ilgilerini görmekten mutlu olurlar. Mülakat sırasında şirket ile ilgili sorular sormanız, şirket ile ilgili gerekli araştırmayı yaptığınızı gösterir. Ve hala soru sorarak, şirket ile ilgili daha fazla şey öğrenmek arzunuzu da göstermiş olursunuz.

Mülakat esnasında şirket ile ilgili soru sorarken “Referanslarınız kimler? Kimlerle çalışıyorsunuz?” gibi sorular sormamalısınız. Bu gibi bilgileri zaten iş görüşmesi öncesi araştırmış olmanız gerekir.

Örneğin, şirketin sektördeki rakipleri ile nasıl başa çıktığını ve belli bir ürünün satışında nasıl bir yol izlediklerini sorabilirsiniz. Veya “Sizce beni bu şirkette çalışırken en çok motive edecek olan şey nedir?”. Çok kişisel bir soru olarak gözükse de işverenin hoşuna gidecektir.

  1. Pozisyon/iş ile ilgili sorular

Sıradaki sorunuz, yapacağınız iş ile ilgili olmalı. Çoğu aday iş görüşmesinde böyle bir soru sormayı çok önemsiz, kolay bir şey gibi görebilir ve iş görüşmesi sırasında böyle bir soru sormaz.

Örneğin, “Bu iş için ideal bir personelde hangi nitelik ve deneyimlerin olması gerekir?” veya “İşe alındıktan sonraki ilk 60-90 gün içinde benim pozisyonumda, yapılması gereken en önemli yapmam şey nedir?” gibi bir soru sorabilirsiniz.

“Bu pozisyon için başarılı olmayı nasıl tanımlarsınız?” gibi bir soru sorduğunuzda, işveren sizin işe alınacağınız pozisyonda başarılı olmak isteğinizi çok daha net olarak anlayacaktır. Ayrıca, işverenden bu sorular sayesinde yeteri kadar geri dönüş almanız, ileride kendinize çizeceğiniz yolu daha bilinçli bir şekilde biçimlendirmenizi sağlar. Uzun vadede pozisyonun geleceğini görmenize ve ona göre davranmanıza katkı sağlar.

  1. İşe alım süreci ile ilgili sorular

İş görüşmesi bitmek üzere…Tam bu noktada sormanız gereken soru işe alım sürecinin nasıl olacağıdır. İşverene veya insan kaynakları uzmanına aşağıdaki soruları sormanız, işi gerçekten almak istediğinizi gösterir.

  • Bundan sonraki süreç nasıl olacak?
  • Bu pozisyon için kaç kişi işe almayı planlıyorsunuz?
  • İşe alım sürecinde benden beklediğiniz / yapabileceğim şeyler var mı?
  • Pozisyonun durumunu kontrol edebilmem için önerebileceğiniz en iyi yol nedir? Mail, telefon vb.?

Yukarıdaki sorular işe alım sürecinde olduğunuzu düşündüğünüzü karşınızdakine iletir. Mülakat bitiminde ve sonrasında, işveren ile iletişiminizi sürdürme çabanız, diğer çoğu adayın yapmayacağı bir şeydir ve sizi bir adım öne çıkarır.

Birini işe alma süreci zaman ve para açısından şirketlere bir maliyet doğurur. Bu yüzden işverenler iş görüşmelerinde ince eleyip sık dokurlar. En doğru çalışanı bulmak için çaba harcarlar. Sorularını bu amaç ile size yöneltirler.

Siz de işverene soracağınız sorularla işi ve şirketi daha iyi anlamaya başlarsınız. Ayrıca bu sorular size faydalı olduğu kadar, işverene de faydalı olacaktır. Sorduğunuz sorular işverenin kafasındaki sorulara cevap olma özelliği bile taşıyabilir.

Mülakatlarda soru sormayan, meraksız kişilerden olmayın ve sorduğunuz sorularla da bu iş için en doğru adayın siz olduğunu gösterin.

Yetkinlik Bazlı Mülakat Soruları Örnek Listesi

Bu yazımızda iş görüşmesi ve mülakat sürecinde karşılaşabileceğiniz, yetkinlik bazlı mülakat soruları listesini sizlerle paylaşmak istedik. Bu 30 yetkinlik (ya da davranışsal mülakat soruları) mülakat sorularını, konu başlıklarına göre gruplandırarak sıraladık. İş görüşmelerine hazırlanırken bu sorulara göz atmanızın ve cevaplarınızı hazırlamanın önemli olduğunu unutmayın.

Aşağıdaki sorular bir sonraki mülakat davetinize daha kolay hazırlanmanızı sağlayacaktır.

Yetkinlik Bazlı Mülakat Soruları içeren örnek soru listesi

Yetkinlik Bazlı Mülakat Soruları

Takım Çalışması

Bu konu ile ilgili gelen sorulara cevabınız bir örnek olayı anlatan cinste olmalı. Zor bir durumun üstesinden takım arkadaşlarınız ile nasıl geldiğinizi gösteren örnek bir olay anlatabilirsiniz. Zor bir projede takıldığınız bir yer, takım içi tartışmalar vb. sorunlar ve bunların nasıl çözüme kavuştuğu, sizin çözüm sürecinde hangi rolü üstlendiğiniz gibi noktalar, vereceğiniz örnek olayların içerisinde dikkat çekmelidir.

  • Kişiliği sizden çok farklı olan biri ile çalışmak durumunda kaldığınız bir zaman hakkında konuşalım. Böyle bir deneyiminizi bizimle paylaşabilir misiniz?
  • Bir çalışma grubunun parçası olarak, bu çalışma grubu ile tartışma veya sorun yaşadığınız bir örnek verebilir misin? Bununla nasıl başa çıktınız?
  • Önemli biri ile bir iş ilişkisi kurmaya çabaladığınız bir zamandan bahsedin. Bu çabanızın sonucu nasıl oldu? Üstesinden nasıl geldiniz?
  • Keşke yapmasaydım dediğimiz bir hatamız hepimizin olmuştur. Geri dönüp düzeltmek istediğimiz hatalarımız. Bize böyle bir durumdan bahsedebilir misin? Özellikle iş arkadaşların ile yaşadığın bir durumu farklı şekilde yaşamak istediğiniz bir zamandan bahsedin.
  • Konuşmayı çok sevmeyen birinden bir şeyler öğrenmek durumunda kaldığınız bir zamandan bahsedin. Ne yaptınız?

Müşteri ile İlişki

Başvurduğunuz iş eğer müşteriler ile yüz yüze olmanızı gerektiren bir iş ise, mülakat sırasında aşağıdaki tarzda mülakat soruları ile karşılaşmanız olasıdır. Cevabınızda beklenen şey ise şirketinizi, takımınızı başarı ile temsil ettiğiniz bir örnek olayı paylaşmanızdır.

  • Bir müşteri üzerinde olumlu etki yaratmak için ne yaparsınız?
  • Müşterinin beklentilerini karşılayamadığınız bir zamandan örnek verin. Ne oldu? Ne yaptınız?
  • Bir müşterinizin sizin hizmetinizden memnun kaldığı bir zamandan bahsedin.
  • Zor bir müşteri ile karşılaştığınız bir zamandan bahsedin. Durum neydi ve nasıl üstesinden geldiniz?
  • Birçok müşteri ile aynı anda ilgilenmek zorunda olduğunuz bir zamanda hepsine aynı kalitede hizmet sunmak hüner isteyen bir iştir. Böyle bir durumda müşterilerinizin ihtiyaçlarını nasıl bir öncelik sırasına koyarsınız? Hangi müşteriye öncelik vereceğinize nasıl karar verirsiniz?

Adaptasyon (Alışma) Yeteneği

Sadece işe alışmaktan bahsetmiyoruz. Şirketlerin ekonomik açıdan zor zamanları ya da organizasyonel değişikliklerin çok olduğu zamanları olacaktır. Böyle durumlarda nasıl davranacağınız  ile ilgili size iş görüşmesinde sorular yöneltilir.

  • Baskı altında olduğunuz bir durumdan bahsedin. Sizi zorlayan durumların olduğu bir durumda nasıl davrandınız?
  • Çalıştığınız işyerinde veya çalışma grubunda değişikliklerin yaşandığı bir zamandan bahsedin. Bu değişiklik sizi nasıl etkiledi? Yeni duruma nasıl alıştınız?
  • İlk işinizden bahsedin. Burada iş hayatı ile ilgili neler öğrendiniz?
  • Zor ve beklenmedik bir durumdan kendinizi kurtarmak durumunda kaldığınız bir zamandan örnek verin. Ne yaptınız? Nasıl davrandınız?
  • Başarısız olduğunuz bir zamandan bahsedin. Bu durum ile nasıl başa çıktınız?

Zaman Yönetimi

Diğer bir deyişle, zaman yönetimi mülakat soruları ile sizden, birden fazla sorumluluğunuzun olduğu ve bunları organize etmenizin gerektiği zamanlardan ya da tüm işlerinizi teslim tarihinden önce bitirmeyi başardığınız bir zamandan bahsetmeniz istenir.

  • Önceliklerinizi yerine getirmeniz gerektiği bir zamanda nasıl stratejik davrandığınızı anlatan bir olayı bizimle paylaşır mısınız?
  • Yönettiğiniz uzun süreli bir projeyi anlatın. Zamanı göz önünde bulundurarak nasıl davrandığınızı, teslim tarihine yetiştirebilmek için ne tür önlemler aldığınızı belirtin.
  • Bazen yapılacaklar listenizdekileri yapabilmeniz imkansızdır. Sorumluluklarınızın ağır bastığı bir durumdan bahsedin. Ne yaptınız?
  • Kendinize bir hedef belirlediğiniz bir zamandan bahsedin. Hedefinize ulaşmak için ne yaptınız?
  • Birçok sorumluluğunuzu idare etmek durumunda olduğunuz bir zamandan bahsedin. Bu durumla nasıl başa çıktınız?

İletişim Becerisi

Büyük ihtimalle bir iş görüşmesi sırasında bu konuda bir soru ile karşılaşmak istemezsiniz. Oysa birçok işin büyük kısmı bununla ilgili, yani iletişim becerilerinizle. Sadece işin bir parçası değil, aynı zamanda hayatın ta kendisidir iletişim kurma becerisi.

  • İş yerinizde işi kendi bildiğiniz gibi yapmak için birini ikna ettiniz mi? Bir örnek verebilir misiniz?
  • Bir rezidansın teknik uzmanı olarak görev aldığınız bir zamanda herkesin sizi anladığından nasıl emin olabilirsiniz? Örnek verin..
  • Yazılı bir şekilde iş yerinizde takım arkadaşlarınıza fikirlerinizi anlatmanızın gerektiği bir zamandan bahsedin. Düşünceleriniz istediğiniz gibi karşı tarafa geçti mi?
  • Karmakarışık bir şeyi soru işareti kalmayacak şekilde açıklamak durumunda kaldığınız bir zamandan bahsedin. Bu hassas durumla nasıl başa çıktınız?
  • Çok iyi geçen bir sunumunuzdan bahsedin. Neden başarılı bir sunum gerçekleştirdiğinizi düşündünüz?

Motivasyon ve Değerler

Size farklı sorular yöneltmeleri, sizi neyin daha çok motive ettiğini görmelerini sağladığından işverenler için önemlidir. Cevaplarınız motivasyonunuzu işaret eder.

  • Gurur duyduğunuz bir başarınızdan bahsedebilir misiniz?
  • Bir sorunu tespit ettiğiniz ve çözüm için başkalarının harekete geçmesini beklemeden üzerinize inisiyatif aldığınız bir zamandan bahsedin.
  • Müfettiş gözetimi altında çalışmak zorunda kaldığınız, yani sürekli teftiş edildiğiniz bir durumdan bahsedin. Bununla nasıl başa çıktınız?
  • İşinizde yaratıcılığınızı kullanabildiğiniz bir zamandan bahsedin. Bu durumda sizi heyecanlandıran veya size zor gelen şey neydi?
  • İşinize odaklanamadığınız, motive olamadığınız bir zamandan bahsedin. Sorunu nasıl çözdünüz?

Mülakat Sonucunu Almak İçin Kaç Gün Beklemeliyim?

Mülakat sonucunda ne olduğunu duymak için net bir süre ne yazık ki yok. Onlar ne zaman hazır olurlarsa… Bu süreç bazen bekleyen tarafın pes edip başka iş başvuruları yapması ile devam edebilir.

Cevabımız rahatsız edici… Ancak bu yazımızda şirketlerin neden mülakat sonrasında size geri dönmediklerini veya geri dönüş süresi içinde neler yaşandığını anlatmaya çalışacağız.

mulakat-sonucu-kac-gunde-ogrenilir

Mülakat Sonrası Geri Dönüş Kaç Günde Olur?

İlk olarak, işverenler onlarca (belki daha fazla) adayı değerlendirmektedir. Tüm o adaylar sizin gibi bir cevap bekliyorlar, en azından olumlu / olumsuz bir cevap. Ve sizi diğerlerinden ayırmaları için zamana ihtiyaçları var.

Perdenin Arkasında Gerçekte Neler Olup Bitiyor

İş görüşmesi sonrasında “Neden beni aramıyorlar?” diye yakınabilirsiniz. Ancak başvurduğunuz şirket büyük bir şirket ise adaylarını birçok farklı açıdan değerlendirebilirler. Yani iş görüşmesi yaptığınız şirketler, farklı şeylerle uğraşıyor olabilirler.

Biliyoruz ki onların ne düşündüklerini bilmek istiyorsunuz. Ve emin olun ki işverenler de birini hemen işe almak istiyor. Ama süreç uzun ve bu süreçte aşağıdakiler yaşanıyor:

  • İşveren / insan kaynakları hala iş görüşmesi yapmakla meşguller. Üstelik tüm bu görüşmeler ilk adımda gerçekleştirilen iş görüşmeleri…
  • Sürekli adaylara mülakat tarihi ayarlamakla meşguller. Bazı adaylar ile ilgili ciddi düşünüyorlar ve ikinci tur için görüşme tarihi ayarlama sürecindeler ve bazı görüşmelerde erteleniyor.
  • İnsan Kaynakları hatalı bilgilerden dolayı adaylara geri dönüş yapmıyor olabilir. İletişim bilgileriniz (e-mail gibi) yanlış olabilir.
  • Önemli bir projenin teslim tarihi yaklaştığından diğer işleri arka plana atmış, ertelemiş olabilirler.
  • Bazı şirketler bu işlerde iyi olmayabilir. Hatta profesyonel bir işe alım departmanları olsa dahi işe alım sürecini uzatıyor olabilirler.
  • İnsan Kaynakları departmanında çok katmanlı bir yapı bulunuyor olabilir. Yani sizin görüşmeniz farklı aşamalardan geçiyor olabilir.
  • Bazen başvurduğunuz iş / pozisyona olan ihtiyaç ortadan kalkmış olabilir. Bu yüzden işe alımı bir süreliğine ertelemiş veya iptal etmiş olabilirler. Nedeni ise bütçe, yönetimdeki değişiklik veya organizasyonun tekrar düzenlenmesi olabilir.
  • E-mailiniz spam kutusuna düşmüş olabilir. Şirketlerin adaylardan sürekli e-mail aldığını kabul edersek, sizin işverene attığınız e-mailin spam kutusuna düşmüş olması olasıdır.

Size Bu Süreçte Ne Yardımcı Olmaz?

  • Onları “sonucu açıklamayı ertelemekten ötürü” ayıplamak. Düş kırıklığınızdan dolayı haklı bir nedeniniz olsa dahi kötü durumunuzu başka şekilde onarmalısınız. Gecikmenin nedenlerini bilmeden, arka planda nelerin yaşandığından hiçbir zaman emin olamazsınız. Kendinizi acınası göstermeniz ve öyle hissetmeniz sizin zararınıza olur.
  • Gerçekten çalışmak istediğiniz yerden haber beklemek ve başka işler aramaya devam etmemek. Ne kadar mükemmel olursa olsun, o işe alınmayabilirsiniz. Ancak mutlaka başka bir iş bulmak zorundasınız. Bu farklı iş elbette yine sizin niteliklerinize yakın bir iş olmalı.
  • Geciken cevap üzerine çeşitli konuşmalarda yaptığınız iş görüşmesi sisteminin ne kadar kötü olduğundan bahsetmeniz, her konusu açıldığında o şirketi kötülemeniz potansiyel işvereninize karşı olan düşüncelerinizi ve hislerinizi zamanla değiştirecektir. Artık o şirketten olumlu yanıt alsanız dahi hisleriniz artık olumsuzlaşmıştır.
  • İşverenin sizin kurallarınızı takip etmesi için çabalamak anlamsızdır. Talep eden siz olmalısınız. Mülakat sonrası işverenden ses çıkmasını beklemeyin. Bazı şirketler sizden geri dönüş yapılana kadar bir cevap vermeyebilirler.
  • Bizi yukarıda yazdıklarımızdan dolayı ayıplamanın size bir yardımı olmayacaktır. Amacımız sizi süreç ile ilgili bilgilendirmek. Elbette tercih sizin ve önerdiğimiz yolu izleyip izlemeyeceğiniz veya ne kadar izleyeceğiniz size kalmıştır.

Size Bu Süreçte Ne Yardımcı Olur?

  • Sabırlı olmak ve en iyisini yaptığınızı düşünmek size iyi gelir. İş arama sürecinde kontrolünüz dışında gelişen işlerle kafanızı yormayın.
  • İşverene veya insan kaynaklarına kibar bir dille başvurunuzun ne aşamada olduğunu öğrenmek istediğinizi belirten bir e-mail atabilir veya onları arayabilirsiniz. Bu işe olan ilginizi de gösterir. Eğer olumsuz bir cevap alırsanız canınızı sıkmayın hatta size uygun başka pozisyonların olup olmadığını nazikçe sorun.
  • Sabır, hiçbir şey yapmadan o şirketten haber gelmesini beklemek demek değildir. 10-14 gün bekledikten sonra mülakat sonrası teşekkür mektubunuzu yollamalısınız. Teşekkür mektubunuzda, iş görüşmesinde şirketin olumlu tavrı için teşekkür ettikten sonra, iş görüşmenizin ne aşamada olduğunu kibarca sorabilirsiniz. Ancak sakın abartmayın. İş görüşmesi sonrası işveren ile kurduğunuz ilk iletişimde kötü bir izlenim vermeyin.
  • İş görüşmesinde değindiğiniz ancak açıklama gereği hissettiğiniz veya onların işine yarayacak dikkatlerini çekecek yeni bir başarınız olduysa, tüm bunları içeren hem de başvurunuzu hatırlatıcı kibar bir mesaj / e-mail atmanızda fayda var. Ancak işverenler yine belli bir süre size geri dönüş yapmayabilirler. Eğer ilk görüşmenizin işveren üzerindeki etkisi olumlu ise bir sorun yok. Ancak olumsuz ise işverenin geri dönüş yapmaması olasıdır.
  • Bekleme sürecinizde boş durmayıp, iş başvuru yaptığınız şirket ile bağlantısı olan kişi veya gruplarla iletişime geçmeye çalışmalısınız.
  • Büyük bir kararlılıkla iş aramaya devam etmelisiniz. Bu en mantıklı, akıllıca iş olacaktır. Bekleme süreci, beklentilerinizi arttırdığı takdirde ve olumsuz bir yanıt aldığınızda tüm motivasyonunuzun yerle bir olması olasıdır. Bu yüzden beklentinizi belli seviyede tutun ve size uygun başka işler aramaya devam edin. Hatta size en uygun işi bulana kadar iş aramayı asla durdurmayın.
  • Boş zamanlarınızı da değerlendirin. Gönüllü işler yapabilir, yoga, koşu, yürüyüş gibi sizi rahatlatırken odaklanma gücünüzü yükseltecek sporlar yapabilirsiniz. Mülakat sonrası hayatınız devam ediyor.

Umarız, mülakat sonucunu bekleme süreniz kısa olur ve en kısa sürede istediğiniz işe kavuşursunuz.  

Mülakat Rujunuz Hangi Renk?

İş görüşmesinde parlak kırmızı bir ruj veya koyu renkli bir ruj, insan kaynakları uzmanlarına bir şeyler anlatır mı? Kıyafetiniz ve makyajınız gibi ruj renginizin de ifade ettiği şeyler var mıdır?

Çoğu işverene göre, evet, ruj rengi bile mülakat sırasında dikkat edilen şeylerden biri.

Dudak rengi işverenlerin dikkat ettiği tek şey değildir

Kadın veya erkek her adayın, iş görüşmesinin başladığı ilk andan itibaren tüm görünüşüne, söylediği sözlerine ve yaptığı hareketlerine dikkat edilir. İnsan Kaynakları uzmanları ya da işverenler tüm bu verilere göre sizin nasıl biri olduğunuzu anlamaya çalışırlar.

Ruj renginden bahsederek konuya giriş yaptık, çünkü kadınlar ruj renklerinin çok küçük bir ayrıntı olduğunu düşünebilirler.

Her şey, dudak rengi kadar küçük ayrıntılar bile iş görüşmesinde dikkate alınır. Parlak veya bol gölgeli bir rujun ve ağır bir makyajın iş görüşmesinde olumsuz bir mesaj verdiğini söyleyebiliriz. Elbette her zaman iş görüşmesine gittiğiniz tarzda giyinmek zorunda değilsiniz ancak iş görüşmesine gittiğiniz gün, en iyi şekilde görünmeniz size avantaj sağlayacaktır.

mulakat-ruj-surmek

Şu parlak kırmızı dudaklara bakın 😉

İş görüşmesinde parlak kırmızı ruj tercihi yapmamanızı önermemizin nedenlerinden belki de en önemlisi, ister iş görüşmesinde ister dışarıda olsun, böyle bir tercih insanların dikkatini çeker ve istemeden insanların baktıkları yer sizin dudaklarınız olur.

İş görüşmelerinde işverenler veya insan kaynakları uzmanları, soluk yüzünüze rağmen parlak kırmızı renkte dudaklar gördüklerinde istemeden, sürekli oraya odaklanacak ve maalesef sizin söylediklerinizin çoğunu duymayacaklardır. Kısacası makyajınız ile fazla dikkat çekmeniz, asıl dikkat çekilmesi gereken noktayı insanlara unutturur. İş görüşmesinde mülakat sorularına verdiğiniz cevaplara işverenin dikkat edememesinde sizin de payınız olacaktır ve bu durum işi kaybetmenize neden olabilir.

İş görüşmesinde parlak kırmızı ruj sürmek hata. Elbette sizi sadece parlak kırmızı ruj sürdünüz diye eleyen işveren de hatalı ancak karar verme gücü onların elinde olduğundan siz bir aday olarak kendi tercihlerinizin yanı sıra iş görüşmesi standartlarını da dikkat almalısınız. İş görüşmesinde ‘siz’in önünüze geçecek ‘siz’den önemli hiçbir şey olmamalı.

Görünüşünüzün bu kadar önemi olmamalı, ama durum maalesef öyle değil!

İş görüşmesi kıyafetlerinizin temizliği ve ortama uygunluğuna ek olarak doğru makyaj ile iş görüşmesinde standartları yakalamayı, hatta en iyisi olmayı başarabilirsiniz. Neden sizin dekoltenize veya ağır makyajınıza karıştıklarını sorgulamayın. Ölçülü olmak her zaman iyidir.

Ruj konusuna gelince, eğer ruj kullanmakta kararlıysanız olabildiğince doğal haline yakın bir renk seçmelisiniz. Eğer gerçekten işverenin sizi iş görüşmesinde kolayca dinlemesini istiyorsanız önerimizi ciddiye alın. Rujunuzun rengi, işveren kadın olsa bile önemlidir ve yine çok dikkat çekici olmalıdır.

Şirketi araştırmayı unutmayın

Elbette mülakat sırasında giyeceğiniz kıyafetler ve iş görüşmesi kıyafetiniz çalışmak istediğiniz şirkete ve sektöre de bağlıdır. Bu yüzden şirket profilini iyi anlamanız gerekmektedir. Mülakat kıyafetini seçmeden önce, araştırmalarınızı iyi yapın.

Eğer iş başvurusu yaptığınız şirkette çalışmakta olan birilerinin fotoğraflarını LinkedIn, facebook veya şirketin kendi web sitesinde bulabiliyorsanız, bunları inceleyebilirsiniz. Size mutlaka genel bir fikir verecektir.

Facebook Kurucusu Mark Zuckerberg’in Bir Numaralı İşe Alım Kuralı!

Facebook kurucusu Mark Zuckerberg çalışanlarını seçerken kullandığı bir numaralı kuralı Barcelona’da açıkladı.

[highlight]“Yalnızca beni işe almasını isteyeceğim insanları işe alıyorum.”[/highlight]

Peki bu ne anlama geliyor? Mark  Zuckerberg sözlerine şu şekilde devam ediyor:

[highlight]“Bir gün bazı şeyler değişirse, ben işe alacağım bu kişi ile yine çalışmak istemeliyim. Eğer bir gün Facebook popülerliğini yitirir ve yok olursa, bu kişi için / onun şirketinde çalışmaktan mutluluk duymalıyım. “[/highlight]

facebook-ise-alim-ve-mulakat

Yani bir gün Mark Zuckerberg’in yanında çalışmaya başlarsak içimizde yüce bir arzu ile işe gitmemiz gerekecek. Bu arzu, çalışmak ile ilgili. Ancak diğer taraftan da gerektiğinde lider olmakla ilgili. Mark’ın sözlerinde dikkat edilmesi gereken nokta lider olmak aslında. Sanki işin sahibi sizmişiniz gibi Mark Zuckerberg’deki arzu ile çalışmak. Aynen onun yaptığı gibi.

Aslında Facebook’un başındaki adamın bu sözleri çok yabancı değil. Birçok işveren ve insan kaynakları uzmanları işe alımlarda, iş görüşmelerinde adayların işi ne kadar istediklerini anlamaya çalışırlar. Gerektiğinde lider olabilecek, sorumluluk alabilecek doğru kişiyi bulmaya çalışırlar. Bu yüzden istemediğiniz bir yere, istemediğiniz bir pozisyon için iş başvurusu yapmamalısınız.

Bu yetkinliğin daha önce yönetici ya da müdür olarak çalışmak ile bir ilgisi yoktur. Unutmayın ki liderlik vasfı sadece özgeçmişte yazanlarla değerlendirilebilecek bir şey değildir. Özgeçmişinize yazdığınız yönetim kadrosunda yer aldığınızı gösteren referanslarınız haricinde nasıl bir karakterinizin olduğu da önemlidir. En iyi liderler saygıdeğer ve kişiliklerinde bu bütünlüğü gösterebilen, işini sonuna kadar sahiplenen kişilerdir. Kendileri için değil daha çok başkaları için düşünebilen ve gerektiğinde doğru kararı verebilen kişilerdir. Bundan zevk alan kişilerdir. Daha iyisini yapmak için uğraşan kişilerdir. Bunların bir özgeçmişte ifade edilebilmesi zor ancak siz kendinize bu konularda inanıyorsanız o halde harekete geçmelisiniz.

İyi bir liderin özelliklerini sıralamak kolay bir iştir. Önemli olan onları uygulayabilmektir. Liderlik özelliğinizi, çalıştığınız pozisyon ne olursa olsun gösterebilmelisiniz.

Zaten gerçek bir lider ruhuna sahipseniz, kendinizi bir şekilde gösterirsiniz. İş görüşmesinde ise liderlik özelliğinizi ifade etmenin yolu örnek bir olay üzerinden gitmektir. Bu örnek olay tüm liderlik sıfatlarını gösteren bir olay olmalı. Hikayeniz yapmacık olmamalı ve mutlaka gerçekleri yansıtmalı.

Mark Zuckerberg’in işe alım kuralından yola çıkarak tavsiyelerimizi sizinle paylaştık ve liderlik vasfının önemine dikkat çektik. Ancak şu da bir gerçek ki, her işveren işe alacağı kişide buna dikkat etmeyebilir. Yine de muhtemel patronlarınıza muhteşem bir lider olabileceğinizi gösteremeseniz bile, muhteşem bir iş arkadaşı olacağınızı gösterebilirsiniz.

Facebook ofis fotoğrafları için buraya tıklayabilirsiniz.

CEO'ların Mülakatlarda Sordukları 5 Önemli Soru (Ve Cevapları)

Üst düzey ve önemli pozisyonlar için iş görüşmesine katıldığınızda, doğrudan şirketin CEO’su, genel müdürü veya şirketin sahibi ile görüşme yapmanız olasıdır. Herhangi bir iş görüşmesinden farklı olarak, insan kaynakları yöneticilerinin sordukları sorulardan çok farklı sorularla karşılaşabilirsiniz.

Peki, bir CEO ile mülakat yapmaya hazır mısınız?

Bu yazımızda iş görüşmelerinde CEO’ların gerçekten sordukları 5 önemli mülakat sorusundan bahsedeceğiz.

ceo-mulakat-sorulari

CEO Mülakat Soruları

  • Asansör Konuşması

Brain Chesky, Airbnb CEO’su

“Katıldığım iş görüşmelerinde adaylardan üç dakika içerisinde kendilerini özetlemelerini isterim. Gerçekten kim olduklarını ancak bu şekilde öğrenebileceğimi düşünüyorum. Kendilerine verilen üç dakikada hayatlarında hatırlanmaya değer gördükleri şeyleri paylaşırlar.

“Bana kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?” klasik iş görüşmesi sorusuna verilecek cevap, Asansör Konuşması tekniği sonucu elde edilen cevaba benzenlik gösterir. Ancak “Bana kendinizden bahseder misiniz?” sorusu özet bir bilgi istemesine rağmen, adaylar genelde başarılarını, yetenek ve deneyimlerini sıralayarak uzun bir cevap verirler. Bu soru aynı zamanda adaylara neden bu şirket ve pozisyon ile ilgilendiklerini açıklama fırsatı da verir. Oysaki Asansör Tekniği kısıtlı zaman tanıdığından, her şey hızlı gelişecek ve CEO’lar karşılarındaki adayın fikirlerinin oluşum sürecini daha kolay gözlemleyebilecektir. Başka bir deyişle böylece karşılarındaki kişinin gerçekte kim olduğunu gözlemlemiş olurlar.

  • Gerçek-Dünya Problemleri

Jane Park, Julep’in CEO’su

“Birine çözmesi için gerçek bir problem verdiğinizde ve onu gözlemlediğinizde, o kişi hakkında çok şey öğrenirsiniz. İş arkadaşı olarak nasıl biri olacak? Yerinde ve zamanında doğru hamleleri yapabiliyor mu? Probleme ilgili mi?”

Bir iş görüşmesinde adaya böyle bir soru yöneltildiğinde, iş görüşmesi çok fantastik bir durum alır. Problemin çözüm süreci doğrudan, işin gerekliliklerini yerine getirebilip getiremeyeceğini görmenizi sağlar. Eğer problem gerçekten doğru hazırlanmış ise çok kullanışlı olacaktır. İş görüşmesine gelen adayın problemi doğru anlayabilmesi için gerekli açıklama öncesinden yapılır ve çözüm hakkında ne düşündüğü sorulur. Cevabı üzerine önerdiği çözüm yolu irdelenerek, bir sonuca varmaya çalışılır. Rahat düşünebilmesi önemlidir. Adayı rahatlatmak için sormak istediği soruları özgürce sorabileceğini söylenir. Elbette çözüme gitmesi önemlidir ancak nasıl düşündüğünü de görmek de şirketler açısından oldukça önemli.

  • Konuşmadan

Kat Cole, Cinnabon Genel Müdürü

“İş görüşmesi konuşmanın başlaması ile başlamaz. Süreç, konuşma öncesi başlar. Peki konuşmadan beklerken nasıl bir iletişim kurulur?”

“Bir tomar kağıdı kapının girişi ile masa arasındaki yere bırakırım. Aday iş görüşmesi yapmak üzere ofisime girdiğinde onları görür. Kağıtları toplayıp toplamadığını görmek isterim. Bu benim kararımı verirken kullandığım tek kıstas değildir elbette. Ancak aday hakkında daha girer girmez bazı fikirler edinmeme yardım eder. Özellikle detay odaklı biri mi bu şekilde fikir edinebilirim.”

Konuşmadan kurduğumuz iletişime örnek olarak e-mailleri de örnek verebiliriz. Ön yazı, özgeçmiş vb. yollarken e-mail atmış olabilir. Adayın göndermiş olduğu bu e-mailler önemlidir. Sonuna teşekkür notu vb. ekliyor mu? Kibar konuşuyor mu? Konuşma dışında kurulan iletişim aday hakkında bir fikir edinmeye ve karara varılmasına olanak sağlar.

  1. Havaalanı Testi

Deborah Bial, Posse Foundation’un Genel Müdürü

“Bir şey hakkında karar vermem gerekiyor. Bugünün gazetesinde ne haberler var? Ne düşündüklerini, nasıl düşündüklerini, nasıl ifade ettiklerini, nasıl soru sorduklarını ve nasıl dinlediklerini bilmek isterim.”

Havaalanı Testi şirkete zarar verebilecek, çekilmez kişilikteki adayları elemek için bir yöntemdir. Aynı zamanda ne kadar ilginç bir insan olduğunuzu öğrenmek için kullanılır. Ancak bir çalışan olarak nasıl etkili olacağınızı öğrenmek için kullanılamaz. Bu yöntem karşısında eşsiz ve en iyi fikirlerinizi paylaşın. Bunu yaparkende sakın hala bir iş görüşmesinde olduğunuzu unutmayın. Cevaplarınızı uygun bir şekilde verin. Havaalanı Testi ilgi alanlarınız ile ilgili bir test mi? Yoksa hala iş görüşmesinin bir parçası mı? İşveren yanıtlarınızı kibarca dinliyor mu yoksa size bazı fikirler öne sürüyor mu? Bu kısımlara dikkat ederek görüşmenizi ilerletin.

  1. Doğru Soru

Neil Blumenthal, Warby Parker’ın Yardımcı Genel Müdürü

“Yaptığımız her işin içine biraz eğlence katabilmek, temel değerlerimizden biridir. Bu sebeple çoğunlukla “En son kimin taklidini yaptınız?” gibi bir mülakat sorusu sorarız. Buradaki asıl mesela son bir haftada hiç taklit yapmamanız değildir ve işe alım sürecini etkilemez. Bu soru ile karşılaştığınızda nasıl bir tepki verdiğiniz bizim için çok önemlidir. Kendinizi çok ciddiye alan biri misiniz? Eğer öyleyse bizim için sakıncalı bir durum. Çalışanlarımızın işlerini ciddi yapmalarını bekleriz ancak aynı ciddiyeti kendilerine göstermeleri hoş bir durum değildir.”

Beklenmedik bir soru ile karşılaştığınızda verdiğiniz olumlu tepki ve cevaplar sizin şirketin kimliğine uyum sağlayacak biri olduğunuzu gösterir. Buradaki en kritik nokta verdiğiniz cevaplarınız ve nasıl hareket ettiğiniz. Bu zor ve şaşırtıcı soruları hevesli bir şekilde karşılayın. Cevabınızı hazırlarken sorudan memnun kaldığınızı yüzünüzden okunabilsin.

İş Başvurusu Yaptınız Ama Sizi Arayan Olmadı Mı? İşte 6 Nedeni

Bir iş arıyorsunuz ve iyi bir bulmak için uğraşıyorsunuz. Her yere CV’nizi gönderdiniz ancak işverenler size bir türlü geri dönmüyorlar. Bu duruma çok fazla rastlarız ve olumlu ya da olumsuz bir cevabın neden gelmediği hakkında düşünürüz. Belki de cevap gelmiştir ama sizin gözünüzden kaçan bir yerdedir.

Öncelikle her yeri kontrol ettiğinizden emin olun. Kontrol edeceğiniz yerler; e-mailiniz, postanız, faxınız, telefonunuz, sesli mesajlar, iş başvurusu yaptığınız yerin web sitesi… Eğer buralarda bir cevap bulamadıysanız, neden işverenlerin size geri dönmediklerini merak edebilirsiniz.

is-basvurusu-sonrasi-neden-aramiyorlar

İş Başvurusu Yaptınız. Peki, Sizi Neden Aramıyorlar?

Şimdi neden sizi aramadıkları hakkında konuşmaya başlayalım.

  • İletişim bilgileriniz doğru değil.

Özgeçmişinizdeki iletişim bilgilerinizin doğruluğundan emin olun. Tüm iletişim adreslerinizi tekrar gözden geçirin. Bir değişiklik olduğunda güncellemeyi unutmayın. Ayrıca tüm iletişim adreslerinizi özgeçmişinize koymayı unutmayın.

  • İş başvurunuzda ön yazınız eksik.

Ön yazı veya açıklayıcı mektup adayların işverene eğitimini ve ilgi alanlarını kısaca anlatabildiği bir prosedürdür. İşverenler ön yazılara dikkat ederler çünkü ön yazılar onların zaman kaybetmesini önler. İnsan Kaynakları uzmanları genellikle özgeçmişinize göz gezdirmeden önce, ön yazınıza bakarlar ve iş ile siz arasında bir bağlantı kurarlarsa özgeçmişinize yoğunlaşırlar. Ancak eğer ortada bir ön yazı yoksa, işveren CV’nize bakmamış bile olabilir. Bu yüzden mutlaka bir ön yazı hazırlayın ve bu ön yazının işvereni ikna etmesi gerektiğini unutmayın.

  • İşin gereklilikleri ile sizin yetenekleriniz arasında bir ilişki kurulamadı.

İşverenin anlayacağı dili kullanın. Bilinmedik kavramlardan işin sizden istediklerinden farklı şeylerden bahsetmeyin. Net bir şekilde yetenekleriniz, özellikleriniz, eğitiminiz ve deneyimleriniz ile işin nasıl bağdaştığını anlatın. Kolay takip edilebilir olması için CV’nizde bazı numaralandırmalar kullanabilirsiniz.

  • İş başvurusu hakkındaki yönlendirmeyi doğru şekilde takip etmediniz.

Okumadınız mı? Ya da anlamadınız. Ya da dikkate almadınız. Sizin hakkınızda işverenlerin aklında soru işaretleri oluştu. Çünkü iş ilanında başvurunun nasıl yapılacağı anlatılmışken, siz orada belirtildiği gibi bir başvuruda bulunmadınız. Doğal olarak işveren de sizden bazı konularda şüphe etti. Bu yüzden geri dönüş almadınız. Daha dikkatli bir şekilde iş ilanlarındaki yönlendirmeleri okuyup yerine getirerek iş başvurusunda bulunmalısınız.

  • İş başvurunuzu takip etmediniz.

Başka bir aday ise iş başvurusunu sonuna kadar takip etti. Başka biri işvereni (insan kaynaklarını vb.) aradı ve başvurusunun ne aşamada olduğu ile ilgili bilgi almak istediğini belirtti. İnternetten başvuru yapan biri aynı zamanda başvurusunu elden teslim etti, postaladı vb. Yani iletişim becerilerinin iyi olduğunu bir şekilde gösterirken, aynı zamanda şirkete ve pozisyona olan ilgisini göstermiş oldu. Bilgisayar veya telefon başında bir cevap gelmesini beklemeden kendileri sordular. Muhtemelen bir iş teklifi aldılar.

  • İşveren başvurunuzu tekrar gözden geçirmek istiyor veya çoktan kararını verdi ve sizi işe almak istemiyor.

Rahat olun. İşe alım süreci aslında sizin için olduğu kadar işverenler içinde zor geçiyor. Yeni bir çalışan bulmak, onu eğitmek, işi öğretmek masraflı bir süreçtir. Bu yüzden işverenler seçecekleri kişi hakkında uzun süre düşünüp karar verirler. Sürecin yavaş işlediğini düşünebilirsiniz ancak durum işveren tarafında da aynıdır.

Yukarıda bahsettiğimiz adımları uygulayın ve sakin olun. Başvurularınızın takibi için iyi bir plan hazırlayın ve bu planı belirli aralıklarla uygulayın.

İşverenlerin Mülakatlarda Duymak İstedikleri 5 Cümle

Hepimiz bir iş görüşmesine gittiğimizde işverenin bizde nelere dikkat ettiğini merak ederiz. Eğer bunu bilebilseydik, mülakatlarda işe alınmamızda doğrudan etkili olacak bir şeyler söyleyebilirdik. İşe alınma şansımızı arttıracak cümleler kurardık.

Aşağıdaki 5 madde ile, işvereni işe alınabilecek en uygun kişi olduğunuza ikna edecek ipuçlarını özetlemeye çalıştık.

isverenlerin-mulakatta-duymak-istedikleri

İşverenlerin Mülakatlarda Duymak İstedikleri!

  • Aynı şeyi / işi iki kez söylettirmeyeceğim.

Her işveren çalışanlarından bazı işleri yapmasını isterler ve bunların en kısa sürede yapıldığını görmek isterler. Size verdikleri görevin yerine getirilmediğini görmeleri sonucu, tekrar aynı şeyi yapmanızı istemeleri işverenin hoşuna gitmez. Bu istekleri sürekli tekrar ettirmeyeceğinizin sözünü vermeniz bu yüzden önemlidir. İş görüşmesinde bunu belirttiğinizde işverenlerin dikkatini çekersiniz.

  • Verilen Görevi / işi Mükemmel Bir Şekilde Yerine Getireceğim.

Tüm işverenlerin duymak istediği şey budur. Görev veya iş ne olursa olsun. Bunu en iyi şekilde yapacağınıza dair söz verebilmelisiniz. İşverenler bunu bekler. Mülakat sırasında bu tarz mesajlar vermeniz önemlidir.

  • İnsan İlişkileri İyi Biriyimdir, İnsanlarla Kolay Anlaşırım.

İşverenlerin duymak isteyecekleri diğer şey de budur. Her ne durumda olursanız olun, her zaman iyi bir takım oyuncusu olabilmelisiniz. İşverenin otoritesini gölgede bırakmayacak, karışıklığa ve problemlere neden olmayacak şekilde olayları çözüme kavuşturabilecek bir iletişim becerisine sahip olmalısınız.

  • Bir Şeyin Doğrusunun Nasıl Yapılacağını Kolayca Öğrenebilirim, Hızlı Öğrenme Yeteneğim Vardır.

Eğer bir şeyi yapamamış veya yanlış yapmışsanız, bu durumu kabullenebilmelisiniz. Duruma hem eleştirel hem de yapıcı bir şekilde bakabilmelisiniz. Yanlışınızı görüp ondan ders çıkarıp sorunu çözebilmelisiniz. Doğru şekilde nasıl yapılacağını öğrenebilecek yapıya sahip olmalısınız. Örneğin kendi alanınızda bir yenilik yapılmış ise kendinizi-yeteneklerinizi kolayca güncelleyebilmelisiniz.

  • Sadık Bir Çalışanım.

İşveren hakkında olumsuz konuşmayacaksınız, işinizi görevinizi yerine getirmek için gereken her şeyi yapacaksınız. Bir işveren için çalışırken, onun en iyi çalışanı olmak için çalışacaksınız. Bu süre 1 yıl veya 10 yıl olur, farketmez. Önemli olan iş ahlakınızı bu şekilde korumanızdır. İşten ayrıldığınızda dahi eski işiniz ile aranızda sadakate dayalı güçlü bir bağ kalabilmeli. Her işveren sadık bir çalışan ister.

Stajyer çalışanlar veya yeni işe başlayan çalışanlar sadakati sürekli sorgularlar. Genellikle bu konuda gelen sorular iş yerinde uzun süre çalışmak ile ilgilidir. Ancak gerçek daha farklıdır. Sadakat sadece çalıştığınız yılların uzunluğu ile ilgili bir şey değildir. Çalıştığınız sürece işinize katkı sağlarken en iyisini yapmak için çalışacak bağlılığı hissetmenizdir. İşyerinize karşı olan duygularınızdır. Sadakat sadece orada geçirdiğiniz 10 veya 20 yıl değildir.

Yukarıdaki 5 başlıkta işverenlerin iş görüşmesinde katılımcılardan duymak istediklerinden bahsettik. Tabi ki sadece 5 cümleden daha fazlası var. Ancak yukarıdaki 5 önemli noktadan yola çıkarak, mülakatlarda işverenlerin duymak istediği diğer başlıkları da siz tahmin edebilirsiniz.

İş Görüşmesinde İlk İzlenim İçin Püf Noktaları

Psikolojik açıdan ilk izlenim çok önemlidir. Ses tonumuz, duruşumuz ile ilk 30 saniyede karşımızda ne hisler uyandırdıysak, yani ilk izlenimin nasıl bir duygu yarattığı, bizim hakkımızda verilecek kararı büyük ölçüde etkiler.

İş görüşmesinde işvereni temsil eden kişiler de, karar sürecinde bu ilk izlenimden büyük ölçüde etkilenirler. Mülakatta ilk izlenim konusuna büyük özen göstermeniz gerekmektedir.

Dürüst olmak gerekirse insanlar üzerindeki ilk izleniminizi iş görüşmeleri kapsamında değil daha geniş düşünmelisiniz. İyi bir izlenim bırakan biriyseniz, her alanda her zaman bir adım öne geçersiniz.

İlk İzlenim

İlk İzlenim

Gözler Üzerinizde

İyi bir duruş, sağlam göz teması, fiziksel özellikleriniz, kılık kıyafetiniz, temizlik, saç kesiminiz insanları etkileyen şeylerden sadece birkaçıdır. Sizin hakkınızda bu çerçevede fikirler üretmeye başlarlar.

Temizlik, kılık kıyafet gibi şeyleri fazla abartmayın. Örneğin fazla kullanılmış yoğun bir parfüm kullanımı, sadece mülakatta değil, günlük hayatta da insanların rahatsız olmasına sebep olur.

Rahatlık

Derin bir nefes alın ve kendinizi fazla germeyin. İş görüşmesi sırasında bir şekilde rahatlayacaksınızdır ancak ilk izleniminizin iyi olabilmesi, yalnızca ilk 30 saniyeniz ile ilgilidir. Bu yüzden ilk izlenim açısından daha en baştan rahat olmanız önemlidir. Ne kadar rahat olursanız o kadar kendine güvenli ve iyi gözükürsünüz.

Özenli Olun

Soru sorun ve cevabını bekleyin. Diğer insanlara ilginizi göstermeniz, kendinizi ilgi çekici yapmanın en iyi yoludur. İnsanlar kendisi hakkında konuşanları severler. Soru sorup ilgilenerek, göz temasını bozmadan karşınızdaki kişiyi takip etmeniz, düşündüğünüzden çok daha fazla artıya sebep olacaktır.

Dilinizi Etkili Kullanın

Ne söylediğimiz önemlidir ancak onu nasıl söylediğimiz daha önemlidir. Özellikle iş hayatında bu bir zeka, eğitim ve adab göstergesidir. Dili etkili kullanmak demek resmi konuşmak, sözlükten eski kelimeler kullanarak konuşmak demek değildir. Neyi nasıl söyleyeceğinizi bilmek, güzel kelimeler seçerek bunu ifade etmek demektir. Konuşma ve hitap kabiliyetinize çok güvenmiyorsanız, mülakat öncesinde kendinizi tanıtma konusunu mutlaka prova ederek görüşmeye gitmelisiniz.

El Sıkışmak

El sıkışmanın önemini her yerde duymuşsunuzdur. İyi el sıkışmak önemlidir. Kendinize olan güveninizi bu şekilde ifade edersiniz. İş görüşmesi yapacağınız yerde ilk bakışmalardan, göz temasından sonra yüzünüzde bir gülümseme ile el sıkışmanız gerekir. Ancak bazı insanlar bu konu ile ilgili sıkıntı yaşarlar. İlk izlenim konusunda en çok bahsedilen nokta olan el sıkışmak ve tokalaşmak için yapılması gerekenler aslında çok basit. Tatlı abartısız bir gülüş ve eli tam kavrayacak şekilde resmi ve kesintisiz olmak kaydıyla tokalaşmak. Kendinize olan güveninizi yansıtmanın en önemli yollarından biri ve ilk izlenim açısından da oldukça önemli.